Enflasyon ve emekli zamları

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Zafer ÖZCİVAN

Pandemiden dolayı bütün olumsuzlukları yaşadığımız 2020 yılından sonra 2021 yılına başladığımız şu günlerde yazılı ve görsel basında sür manşet olarak enflasyondan ve emekli maaşlarına yapılan zamlardan doğal olarak bahsedilmektedir.

Bildiğimiz üzere 2020 enflasyon tahmini istifa eden Eski Maliye ve Hazine Bakanımız Berat Albayrak tarafından yıllı %10,56 olarak açıklanmıştı. Daha sonra ekim ayında bu rakam güncellenerek %12,1’e yükseltilmişti. Ancak yılsonu Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre yıllık enflasyon %14,56 olarak kayıtlara geçti. Aralık ayının enflasyonu ise %1.46 oldu. Gıda enflasyonunda ise patlıcan %47,92 ile birinci olurken, portakal %13,09 ile en çok ucuzlayan ürün oldu. Diğer gıda ürünlerine de bakacak olursak; TÜİK verilerine göre patlıcandaki artışı %25,62 ile salatalık, %18,88 ile beyaz lahana takip etti. Üretici fiyatlarındaki artış ise %25,1 olarak açıklandı.

Açıklanan enflasyon oranına yapılan zamlar dahil değildir. Çünkü fiyat kontrol mekanizması her ayın 20-25’inde yapılan fiyat analizleri ile araştırma yapmaktadır.

Öte yandan memur emeklilerine %7,6, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine %8,6 zam uygun görüldü. Bu oran tabii ki emeklilerimizi memnun etmedi ve etmesine de imkân yok. Gerçek enflasyonun %36,7 olduğu bazı ekonomi çevrelerince ispatlanmıştır. Bu durumda emeklilerimiz ne yapacak nasıl geçinecek? İşin bir diğer tarafı açıklanan elektrik, doğalgaz, köprü geçiş ücretleri gibi etkenler enflasyon hesabına dahil değildir. Daha da ötesi yapılan bu ayarlamalardan sonra başta gıda ürünleri olmak üzere birçok tüketim maddesi fiyatı yükselecektir ve emekli elinde kâğıdı, kalemi düşürmeden hesap yapmaya, ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını hesaplamaya devam etmek zorunda kalmıştır.

En azından en düşük emekli maaşı asgari ücret kadar olmasını bekliyorduk. Çünkü emekli ve asgari ücretli vatandaşlar açlık sınırının altında maaş almaktadır. Ülkemizin bütçesi yeterli olmayabilir ama vatandaşın boğazından tasarruf yapmak başvurulacak en son çaredir. Devletimiz birkaç yoldan tasarrufa gittiği zaman ücretlilerin yükseltilmesiyle problem çözülebilir diye düşünüyorum.

Devlete veya özel sektöre yıllarca hizmet vermiş, yıllarca prim ödemiş vatandaşlarımız açlığa ve geçim sıkıntısına maruz bırakılmamalıdır. Eski yıllarda emekli ikramiyesi, bir ev veya arsa alacak kadar değerliydi, şimdi ise bırakın ev almayı çocukların eğitim giderlerini ancak karşılamaktadır. Marketlerde, semt pazarlarında meyve tane ile sebze ise gramla alınabiliyor. Bu arada çiftçilerimizin hakkını yemeyelim. Fiyat artışlarının onlardan kaynaklandığı söylenemez. Çiftçilerimizin de kazanamadıklarını, zor durumda olduklarını maalesef izliyoruz.

İşin başka ilginç tarafı da baklagiller başta olmak üzere birçok tarım ürünlerini ithalatı kolaylaştırmak için vergisiz olarak yurt dışından izin veriliyor. Hâlbuki yüzölçümü bizim Konya kadar olan Hollanda tarım ürünlerini ihraç ediyor. Bunu neden yazdım anlaşılıyor ki bizim topraklarımız verimli şekilde kullanılamıyor, ekilmiyor, dikilmiyor. Halbuki tarımda verilen devlet teşvikleri tekrar gözden geçirilerek Anadolu’da âtıl şekilde duran topraklarımızın ekimi için uygun koşullar oluşsa biz neden gıda maddeleri ithal edelim. Kendi tarımımız bize yeter ve artar bile. Bu konu da Tarım Bakanlığımızın gündeminde olsa gerek.

Enflasyonun kontrol altına alınması için önemli etkenlerden biri de yabancı yatırımların ülkemizde gelmesini sağlamaktır. Bu konu için yetkili makamlardan ülkemizde “ucuz işgücü “olması sebebiyle yabancılara Türkiye’ye yatırım yapılması çağrısı geldi. Bu açıklama son derece üzücü ve düşündürücüdür. Ülke olarak bizim başka çağrı yapacak verilerimiz yok mu? En azından güvenilir bir ülke değil miyiz? Gelişmiş bir ülke değil miyiz? Ekonomik olarak yabancı yatırımcılara ne sağlayabiliriz? Bu konularla ilgili bilgi verilse son derece daha faydalı olabilirdi.

Yukarıda bahsettiğim gibi yapılan bu yılbaşı zamlarından sonra diğer ürünlerin de fiyatların yükselmesi kaçınılmazdır. Biz emekliler ne yapacağız? Bilmiyorum. Allah hepimize kolaylık versin.

Bir başka konuyu da yazmadan geçemeyeceğim. 2020 yılında döviz kurları %26 oranında artış göstermiştir. Kira dönemi de geldiğinden bu konuya da değinmek gerekiyor. Ev sahipleri de kiracılar da bir noktada anlaşma zemini arayacaklardır.

Enflasyonsuz bir yıl dilerim.

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar