8 °C
Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Enflasyon yüzde 10.56 mevduatın net faizi yüzde 9.92

Yıllık enflasyon ekim ayı sonunda yüzde 8.55’e kadar inmişti ama baz etkisi sayesinde gerçekleşen bu oranın kalıcı olacağını düşünen kimse yoktu. Yıllık oran kasım sonunda yeniden çift haneye çıkacaktı ve nitekim çıktı da. TÜİK tarafından önceki gün açıklanan verilere göre kasım sonundaki yıllık TÜFE artışı yüzde 10.56 oldu. Üstelik bu düzey, beklentilerden düşük. Yeni ekonomi programında yüzde 12 olarak tahmin edilen yıl sonu enflasyonunun da yüzde 11.50 dolayında kalma olasılığı arttı.

Yani 2019 yılı yüzde 11.5012.00 arası bir enflasyonla kapatılacak. Şimdiki oran da biraz önce belirttik, yüzde 10.56.

Peki enflasyonda böyle bir tablo varken mevduat faizinde durumumuz ne?

Tuhaf ama gerçek; Türkiye’de bir süredir negatif faiz uygulanıyor. Negatif faizle tabii ki bazı gelişmiş ekonomilerde söz konusu olan kavramı kastetmiyoruz. Biz, enflasyonun altında kalan faiz oranından, yani reel faizin negatif olmasından söz ediyoruz.

TÜİK’in kasım sonu için açıkladığı yıllık enflasyondan sonra mevduatta tüm vadelerde reel faiz negatife dönmüş durumda.

Merkez Bankası’nın tüm bankacılık sistemi verilerini toplulaştırarak ilan ettiği oranlara göre vadeli mevduatın 22 Kasım’daki ortalama faizi nominal olarak yüzde 11.62 düzeyinde. Mevduat faizine vadelere göre farklı oranlarda stopaj uygulanıyor. Toplam mevduata denk gelen stopaj oranı yüzde 14.6.

İşte yüzde 11.62'lik nominal faizden yüzde 14.6'lık stopaj düşüldüğünde net faiz yüzde 9.92'ye iniyor.

Net faiz vadelere göre yüzde 8.90 ile yüzde 10.39 arasında değişiyor.

Yıllık TÜFE yüzde 10.56, mevduatta ortalama net faiz yüzde 9.92, en yüksek net faiz yüzde 10.39...

Yıllık enflasyonun aralık sonunda daha da yükseleceğini düşünün...

Yıl sonu geldiğinde enflasyonun, nominal faizi bile aştığını görebiliriz. Faizden yapılan kesintiyle reel faiz tabii ki daha da azalacak ve enflasyonla olan fark açılacak.

Mevduattaki artış yanıltmasın

Mevduat faizinin bu yıl zirveye çıktığı haziran ayı sonunda bankalarda yurtiçi yerleşiklere ait toplam 759 milyar lira vadeli mevduat bulunuyordu. Aradan beş aya yakın bir süre geçti, 22 Kasım’a geldik, bankalardaki vadeli mevduatın toplamı 856 milyar lira.

Beş ayda 97 milyar liralık bir artış var. Ancak bu artışa bakarak

“Faiz düşüyor ama vatandaş bankaya para yatırmaya devam ediyor, demek ki faizdeki düşüş bir rahatsızlık yaratmıyor” yanılgısına düşmemek gerek.

TL mevduatta beş ayda kaydedilen

97 milyar liralık artışın önemli bir kısmının işleyen faizin anaparaya eklenmesiyle oluştuğu gözden uzak tutulmamalı.

Diğer yanda döviz hesaplarında da öyle sanıldığı ya da endişe edildiği kadar hızlı bir artış yaşanmıyor. Haziran sonunda 169 milyar dolar olan yurtiçi yerleşiklere ait döviz hesapları beş ay sonra 22 Kasım itibarıyla 176 milyar dolara yükseldi. Artış 7 milyar dolar.

Grafikte faiz oranlarına tabloda yer aldığı için tekrar yer vermek istemedik, bunu da belirtelim.

DÜNYA'da yeni dönem

Ankara'da olunca dün gazetemizin birinci sayfasını süsleyen o güzel fotoğraf karesine de giremiyor insan... Şaka elbette. Hepimiz biliyoruz ki gönlümüz bir. Dünya'da yeni bir dönem başladı. Yıllarını bu gazeteye vermiş olan sevgili dostum Hakan Güldağ bu kez elini değil, tüm vücudunu taşın altına koydu, büyük zorlukların üstesinden gelmek üzere gazetenin başına geçti.

Başarılı olacağından hiç mi hiç kuşkum yok. Bizlere düşen kendisine destek olmak ve Dünya'yı daha iyi günlere taşımak.

Tabii ki siz okurlarımızın desteğiyle...

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap