Enflasyonda savaş etkisiyle makas değişimi
Ekonomi yönetiminin dezenflasyon programı kısmen meyvelerini vermeye başlasa da jeopolitik gerilimin damgasını vurduğu dönemde vites artıran sokaktaki hayat pahalılığı istatistiklere yansıdı.
Gerilim, sıcak savaş ve belirsizliklerle geçen yılın ilk beş ayına ilişkin perakende ciro ve satış hacimlerine göre sektörel deflatör verisi, market-mağaza enflasyonunun hızla tırmandığını gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre gıda, içecek, tütün ürünleri, tekstil, giyim ayakkabı, elektrikli eşya, mobilya, bilgisayar, kitap, tıbbi ürünler, akaryakıt gibi ürünleri kapsayan perakende ticaret satış hacmi mayıs ayında yüzde 13,7 artarken, sektörel ciro artışı yüzde 47,6’ya ulaştı. Cirodaki artış satış miktarından arındırıldığında, perakende tüketimdeki ortalama pahalanmayı gösteren sektörel zımni fiyat deflatörü, başka deyişle market-mağaza enflasyonunun yüzde 29,8 olduğu belirlendi.
Geçen yıl mayısta perakende sektörü zımni fiyat deflatörü 23,4’le, aynı tarihte yüzde 35,41 olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bazında yıllık manşet enflasyonun yaklaşık 12 puan altındaydı. Bu yıl yıl aynı ayda yüzde 32,61 olan TÜFE bazında yıllık manşet enflasyon bir yılda 2,8 puan düşüş kaydederken, sektörel zımni deflatör aynı dönemde 6,4 puan arttı. Perakende deflatörü ile TÜFE enflasyonu arasındaki makas bu yıl mayıs sonu itibarıyla 2,8 puana indi.
Markette pahalanma şubatta başladı
Geçen yıl eylülde yüzde 26,9’a kadar çıktıktan sonra düşüşe geçen sektörel zımni deflatör bu yıl ocak ayında yüzde 23,6’e kadar inmişti. Savaş öncesi gerilimin arttığı şubat ayında perakende satış hacmi (satılan mal miktarı) yüzde 15,7 artarken, sektörün cirosundaki artış yüzde 46,5’i buldu ve sektörel deflatör yüzde 26,6’ya çıktı. Fiilen sıcak savaşın yaşandığı mart ayında ise panik alımları ve stoklama refleksiyle perakende satış hacmi yüzde 21,8’le uzun dönemin aylar bazında en yüksek yıllık artışını kaydetti. Aynı ayda ciro artışı da yüzde 53,6’ya ulaştı ve perakende sektörü zımni fiyat deflatörü yüzde 26,1 oldu. Perakende deflatörü, başka deyişle çarşı pazar enflasyonu nisanda ise yüzde 30,7 ile son 18 ayın en yüksek düzeyine çıktı. Perakende satış hacminin yüzde 11,7 arttığı nisanda, ciro artışı da yüzde 46 oldu.
Sektörel deflatörde son bir yıldaki artışın 6,2 puanı, bu yıl jeopolitik gerilimin en fazla etkili olduğu şubat-mayıs döneminde gerçekleşti. Aynı dönemde yıllık manşet enflasyondaki artış ise 2 puanda kaldı.
Makas değişimi asıl son dört ayda
Söz konusu dört ayda “raf ve etiket enflasyonu”nun, genel ülke enflasyonundan çok daha hızlı artması, ocak ayından bu yana asgari ücret ayarlamaları, dükkân kiraları, enerji ve özellikle akaryakıt lojistik maliyetlerinin market, mağaza, teknoloji bayileri gibi perakendeciler üzerindeki doğrudan yıkıcı baskısını gösteriyor. Buna göre perakendeciler, üretici fiyatlarındaki ve tedarik zincirindeki artışları doğrudan etiketlere yansıtmak zorunda kaldılar.
Ocak sonundan mayıs sonuna kadar deflatörün 6,2 puan yükselişi, halkın alım gücünü zorladığı için perakende satış hacmindeki/fiziksel mal tüketim miktarındaki yıllık artış nisan ve mayısta yüzde 10’lar düzeyin geriledi. Vatandaş fiyatların ocak ayından beri hızla tırmanması sebebiyle mağazalardan fiziksel ürün alma hızını yavaşlatmak zorunda kaldı.
Dezenflasyon programının başarısı
Mayısta sınırlı da olsa tekrar gerileme eğilimine giren perakende deflatöründe bu eğilimin devamı, petrol fiyatlarında yeniden ve kalıcı bir tırmanış olmamasına bağlı, bu durumda savaşla ortaya çıkan enflasyonist baskı geçici kalabilecek. Perakende fiyat artışlarının yavaşlaması dezenflasyon sürecine katkı verebilecek. Ancak raftaki tırmanış durdurulamazsa, izleyen aylarda hizmet sektörünü de peşinden sürükleyerek manşet TÜFE’yi yukarı taşıyabilecek.
Beş aylık trend, ekonomi yönetiminin uyguladığı sıkı para politikasının hizmet sektöründe talebi ve fiyatları bir miktar dizginlemeyi başardığını, ancak perakende (mal) sektöründe var olan ve jeopolitik gerilimin de etkisiyle ivmelenen kemikleşmiş maliyet enflasyonu ve etiket artışlarını henüz tam olarak kıramadığını gösteriyor.
Hizmet enflasyonu eşlik etmeyince manşet korundu
Perakende sektöründe mal enflasyonu, şubat ayının sonundan mayıs ayının sonuna kadar geçen sıkıntılı süreçte 6,2 puanlık sert bir ivmeyle vites büyütürken, genel manşet enflasyondaki (TÜFE) artışın 2 puanda kalması, mal ve hizmet sektörleri arasındaki hız farkını ortaya koyuyor. Savaş ve jeopolitik gerilimler çarşı-pazardaki mal etiketlerini hızla yukarı itip ivmelendirirken, tabloda yer almayan hizmet grubu enflasyonu bu süreçte mal grubu gibi yeni bir hızlanma/ivmelenme atağına kalkmadı ve eski ivmesini (sabit hızını) koruyarak yoluna devam etti. Hizmet grubunun, perakendedeki bu ani vites artışına aynı hızlanma ivmesiyle eşlik etmemesi, manşet enflasyonun (TÜFE) çok daha yıkıcı seviyelere fırlamasını engelleyen bir tampon görevi gördü.
Akaryakıt zamları ve raftaki yangın
Ekonomi çevrelerinde sıkça tartışılanın aksine, önümüzdeki yaz aylarında yıllık enflasyonu hızla aşağı çekecek güçlü bir matematiksel “baz etkisi” bulunmuyor. Geçen yılın temmuz ve ağustos aylarındaki enflasyon tabanı, manşet TÜFE’de sihirli bir düşüş alanı yaratmıyor.
Küresel ve yerel mevcut finansal dinamikler ise akaryakıt zamlarının önümüzdeki dönemde de kademeli olarak devam etme olasılığını gösteriyor. Dolar kurundaki kademeli yükseliş trendi, bütçe açığı ve ÖTV artış riskleri de enflasyonu körükleyebilecek faktörler. ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları ve Hürmüz Boğazı kriziyle petrolün yeniden 85 doların üzerine fırlaması, iç piyasada akaryakıta anında dev zamlar olarak yansımaya başladı.
Bu lojistik maliyet dalgası, önümüzdeki aylarda perakende (mal) deflatörünün yukarı yönlü ivmesini beslemeyi sürdürecek. Buna göre, yaz aylarında hem genel enflasyonda bir rahatlama hem de çarşı-pazardaki etiketlerin tırmanışının durma olasılığı düşük. Bu da istatistik ile mutfak arasındaki makasın halk aleyhine açık kalmaya devam edeceğini gösteriyor.
,
