Enflasyonda yaz ortasında kış katılığı
TÜFE temmuzda yüzde 1,78 arttı, yedi aylık birikimli enflasyon yüzde 19,86’ya ulaşırken, yıllık enflasyon baz etkisiyle sınırlı düşerek yüzde 31,75’e indi. Nükseden ABD-İran gerilimiyle fırlayan petrol fiyatına bağlı olarak aylık enflasyona en büyük katkı ulaştırma grubundan geldi.
Küresel petrol şoku, temmuz ayında da Türkiye ekonomisini doğrudan akaryakıt fiyatları ve dolaylı olarak lojistik maliyetleri olmak üzere iki ana kanaldan etkilemeye devam etti. İçeride ise sağlıkta yüksek oranlı kamu zamları enflasyonu besledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) kapsanan 174 alt sınıfın 117’sinde artış, 50’sinda düşüş yaşandı, 7’sinde ise değişim olmadı. Endekste aylık artış yüzde 1,78 düzeyinde gerçekleşti. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketinde temmuz ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,68 çıkmıştı. TÜFE’de ocak-temmuz dönemindeki kümülatif artış yüzde 19,86’ya ulaştı. Aylık oranın geçen yılın temmuz ayındaki yüzde 2,06’nın altında gelmesi nedeniyle yıllık enflasyon hazirana göre 0,36 puan düşerek yüzde 31,75’e indi.

Petrol şoku iç piyasayı iki kanaldan vurdu
ABD-İran arasında nükseden gerilimle tekrar yükselen enerji maliyetleri akaryakıt zamları kanalıyla ulaştırmaya yansırken, artan nakliye masrafları tarladan rafa gıda fiyatlarını yukarı itti. Yıllık manşet enflasyondaki baz etkisi kaynaklı gerilemeye rağmen; hane halkının en büyük harcama kalemleri olan gıda, ulaştırma ve konut piyasası genel fiyat artışlarının ana motoru olmayı sürdürdü. Orta Doğu’da yeniden alevlenen çatışmalar nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı temmuzda yüzde 24 dolayında bir şok artış kaydetti. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı yapısı nedeniyle bu küresel kriz, yurt içi fiyat istikrarına iki somut kanaldan olumsuz yansıdı. Fırlayan petrol, motorine zam getirdi. TÜFE’de yüzde 16,62 ağırlığa sahip olan “ulaştırma” grubu, fiyat derleme dönemine giren zamların etkisiyle aylık yüzde 2,59 artarak enflasyonu yukarı iten birincil kanal oldu. Genel aylık enflasyonun 0,44 yüzde puanı tek başına bu gruptan geldi. Akaryakıta yapılan zamlar, nakliye maliyetlerini ve tarımsal girdileri doğrudan yükseltti. Bu durum, normal şartlarda yaz mevsimi nedeniyle düşmesi beklenen gıda fiyatlarını aylık yüzde 1,51 oranında artırdı. TÜFE’de yüzde 24,44 ağırlığa sahip olan gıda grubundaki bu artış aylık manşete enflasyona 0,40 yüzde puan olarak yansıdı.
Fiyat güncellemesi ile zam şampiyonu
Sağlık, temmuz ayında yüzde 10,74’le TÜFE kapsamında en yüksek artışın yaşandığı harcama grubu oldu. Bunun arkasında ise petrol fiyatları değil, tamamen kamunun idari tarifeleri yer aldı. TÜFE’deki ağırlığı yüzde 2,79 olmasına rağmen bu gruptaki aylık artış manşet enflasyona 0,32 yüzde puan olarak yansıdı. Devletin ithal ilaç tedarikini rahatlatmak amacıyla ilaç Euro kuruna yaptığı yüzde 20-25 civarındaki yukarı yönlü fiyat güncellemesi, eczane etiketlerine doğrudan yansıdı. Eş zamanlı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) hastane tedavi ve ameliyat puanlarını belirleyen Sağlık Uygulama Tebliği’ni (SUT) yenilemesi, özel ve vakıf hastanelerinin vatandaştan talep ettiği muayene fark ücretlerini somut bir şekilde yukarı çekerek endeksi yukarı fırlattı. 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) düzenlemesiyle katılım payları kurum türüne göre yüzde 67 ile yüzde 246 arasında değişen oranlarda artırılmıştı. Temmuz ayında mal ve hizmet gruplarındaki bu sert yükselişlere karşın, fiyatlarında düşüş görülen tek ana grup, mağazaların uygulamaya koyduğu geleneksel yaz sezonu indirimleri sayesinde yüzde 3,93’le giyim ve ayakkabı oldu. TÜFE’deki ağırlığı yüzde 7,90 olan bu gruptaki aylık düşüş manşet enflasyonu 0,28 puan aşağı çekti.
Yıllıkta gıda ulaştırma ve konut
Temmuz sonu itibarıyla yüzde 31,75’lik yıllık enflasyonun üçte ikilik bölümü vatandaşın en temel ihtiyaç maddelerini kapsayan üç ana harcama grubundan kaynaklanıyor. Yıllık bazda yüzde 37,53 artan gıda ve alkolsüz içecekler grubu, sepet içindeki devasa ağırlığının etkisiyle yıllık enflasyona 8,94 yüzde puanlık doğrudan katkı verdi. Buna göre yıllık fiyat artışlarının yaklaşık üçte birini tek başına gıda sektörü besledi. Yıllık enflasyonu besleyen diğer ana kalemlerden ulaştırma grubu 5,22 yüzde puan, enerji maliyetleri ve kiraları barındıran konut grubu ise 5,21 yüzde puan katkı verdi. Bu üç temel harcama grubunun yıllık enflasyona toplam etkisi 19,37 yüzde puan olarak gerçekleşti. Bu durum, hissedilen hayat pahalılığının dar gelirli hanelerde açıklanan resmi orandan çok daha ağır yaşandığını gösteriyor. Üç ana harcama grubundaki katılık, dezenflasyon programını olumsuz etkiliyor, enflasyon hedeflerine ulaşmayı zorlaştırıyor.
Ağustos kira artış tavanı yüzde 31,9
Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde baz alınan 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE artışı ise temmuz sonu itibarıyla yüzde 31,90 oldu. Buna ay içinde yenilenecek kira sözleşmelerinde artış, bu oranı geçemeyecek. Kira artış tavanı önceki aya göre 0,13 puan düştü. Uzunca bir dönem yıllık enflasyonun çok üzerinde seyreden 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE enflasyonu arasındaki makas son aylarda giderek kapanmış ve mayıs itibarıyla denge tersine dönmüştü. Temmuz itibarıyla ortalama enflasyon, yıllık bazdaki oranın az farkla yeniden üzerine çıktı. Bu arada Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) de temmuzda yüzde 1,52, ilk yedi ayda yüzde 17,86 artış kaydetti. Yİ-ÜFE’de yıllık bazda artış yüzde 27,83, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 27,54 oldu.

Faiz indirim olasılığı ötelendi mi?
Merkez Bankası’nın bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 13 Ağustos Perşembe günü yapılacak. Temmuz ayı enflasyon verileri, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine devam etmek için henüz erken olduğu ve sıkı faiz politikasını bir süre daha koruyacağı sinyalini verdi. Uzmanlara göre manşet yıllık enflasyon baz etkisiyle sınırlı düzeyde gerilese de ulaştırma ve gıda gibi ana kalemlerde küresel petrol şokunun yarattığı katılık faiz indirim alanını daraltıyor. Piyasa analistlerinin büyük bölümü, TCMB’nin politika faizini bu toplantıda da yüzde 37 seviyesinde sabit tutacağını öngörüyor. Olası bir faiz indirim döngüsünün başlaması için en erken tarih ekim, kasım ayları olarak dile getiriliyor.
Öne çıkan görüşlere göre;
* ABD-İran gerilimi nedeniyle temmuzda petrol fiyatlarının yükselmesi ve ulaştırma maliyetlerinin artması, Merkez Bankası’nın enflasyon raporlarında “küresel jeopolitik riskler ve enerji oynaklığı” vurgusunu artıracak.
* 31 Temmuz’da yapılan 3,71 TL’lik motorin zammının doğrudan ağustos enflasyonuna yansıyacak olması Merkez Bankası’nın 13 Ağustos’taki toplantıda temkinli ve “şahin” duruşunu korumasında etkili olacak.
* Para politikasının en çok zorlandığı alan olan sağlık ve eğitim gibi hizmet gruplarında fiyatların yüksek seyretmesi, iç talebin faiz oranlarına rağmen hala tam olarak soğumadığını gösteriyor.
* TCMB, faiz indirmek için bu hizmet kalemlerindeki aylık ana eğilimin kalıcı olarak yavaşladığını görmek isteyecek.