“Enflasyonun tadını çıkarın, çok uzun sürmeyecek”

Servet YILDIRIM
Servet YILDIRIM Ekonominin Halleri servet.yildirim@dunya.com

Başlıktaki sözlerin bizimle bir ilgisi yok. Uluslararası Takas Bankası’nın (BIS) bir üst düzey yetkilisine ait. Enflasyonun tadını çıkarmaya çağrılanlar da Banka’nın üyesi olan ülkeler. Özetle diyor ki, “Bu enflasyon artışı geçicidir, yine düşecektir. Sizin sorununuz zaten düşük enflasyondu. O nedenle bu geçici dönemin tadını çıkarın.” Biz de bu 80 yıllık bankanın 63 üyesinden birisiyiz ama enflasyondaki yükselmenin tadını çıkaramayacak kadar enflasyona batmış durumdayız.

Ülkeleri enflasyonun tadını çıkarmaya davet eden ise BIS’in Claudio Borgio adında bir üst düzey yetkilisi. Daveti CNBC’de katıldığı bir programda yapıyor. Davetin hedef kitlesi, yani enflasyonun tadını çıkaracak olanlar muhtemelen Türkiye ve Arjantin dışında kalan 61 ülke, çünkü bizim enflasyon oranımız ile onlarınki arasında bir uçurum var.

Dünya uzun bir süredir düşük enflasyon dönemi yaşıyor. Hatta bazı ülkelerde dezenflasyon söz konusu. Dünyada enflasyonun olmadığı böylesi bir dönem aslında bizim gibi yüksek enflasyon ülkeleri açısından bir fırsattı. Ama biz bu fırsattan, ya da diğer bir deyişle fırsat penceresinden ne yazık ki yararlanamadık. Oysa uygulanacak uygun politikalarla bu dönem enflasyonu kalıcı olarak tek haneye çekmek için kullanılabilirdi.

Geçen ay TUSİAD toplantısında dile getirildiği gibi para politikası enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda öngörülebilir biçimde uygulanabilmiş olsaydı, TL’nin değerini korumak, enflasyonu ve faiz oranlarını daha düşük tutmak mümkün olabilirdi.

Enflasyonun tadını çıkarması önerilen Avrupa’da yıllık enflasyon Mayıs’ta yüzde 2’ye yükseldi. Avrupa Merkez Bankası’nın 2021 yıllık enflasyon tahmini yüzde 1.9. Biz de ise Haziran ayındaki aylık enflasyon 1.94. Onların yıllık enflasyonu biz de bir ayda yaşanıyor. Haziran yıllık enflasyonu ise yüzde 17.53’du. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2021 tahmini ise yüzde 13. Hem gerçekleşmeler hem de tahminler birbirinden iyice ayrılmış durumda. Enflasyon söz konusu olduğunda iki ayrı dünya gibi. Hedefler de öyle. AMB yüzde 2’ye yakın olsun ancak altında olsun istiyor. Bizim resmi orta vadeli hedefimiz ise yüzde 5. Onlar hedefin etrafında dolaşıyorlar, biz ise hedefi ufukta göremeyecek kadar uzaklaştık.

Yapışkan hale gelme endişesi var

ABD ve Avrupa’da son açıklanan enflasyon rakamları beklentilerin üzerinde çıktı. Herkes enflasyonun uzun bir süre yüksek kalmasının yaratacağı rahatsızlığın farkında, para politikasını yönetenler bu yükselişlerin bir geçiş dönemi hareketi olduğunu düşünüyorlar. Biz de ise uzun süre çift haneli seviyelerde kalan enflasyonun daha da yapışkan hale gelmesi endişesi var.

Kısacası, “Yükselen enflasyondan korkmayın, tadını çıkarın nasılsa inecek” demek kolay. Avrupa’daki gibi enflasyonun hedeflenen seviyeye ineceğinden emin olunca tadını çıkarmak da mümkün oluyor. Oysa bizi uykusuz geceler bekliyor. Enflasyon konusunda rahat olmamızı gerektiren dahili ve harici hiçbir gelişme yok. Maliye Bakanı Lütfü Elvan’ın geçen hafta Gaziantep’de dediği gibi kuraklık, salgınla artan stoklama eğilimi ve tedarik zincirindeki aksamaların da etkisiyle, tüm dünyada emtia fiyatları yükselmeye başladı. Dünyada petrol ve diğer hammadde fiyatları artıyor. Yılbaşından bu yana, petrol fiyatları yüzde 75, endüstriyel metaller yüzde 51 ve tarımsal emtialardaki fiyat artışları yüzde 44 artmış. Öte yandan lojistik maliyetleri de yükseliyor. İçeride ise enflasyon bekleyişleri bozuldu ve açılmanın da etkisiyle enflasyonist taze işaretler var. Ve daha da önemlisi TL’nin zayıflığı sürüyor. Ara malı yüzde 55, dayanıklı tüketim malları yüzde 33, enerji yüzde 42 artmış. Kurdan enflasyona geçişkenliğin yüksek olduğu bir ekonomideki ciddi sorunun işaretleri bunlar.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar