Eski usulde zeytinyağı gibi üste çıkılmazdı: Yağ piyasasının Türkiye etkisi
“Gagasında taze bir zeytin yaprağı ile geri döndü.” Nuh Tufanı
Zeytin, Akdeniz havzasının Dünya ile kurduğu bağdır. Dostluğun sembolüdür. Birleştirici gücü yalnızca Birleşmiş Milletler armasıyla sınırlı kalmaz. Olimpik ruhu da taçlandırır. Diğer tohumlardan ayrışır; yağını çekirdekten değil, meyveden verir. Yoğundur.
Hürmüz’de Dünya bir savaşın eşiğindeyken insanlık Artemis II ile sınırları zorladı. Zeytin de kendi çizgisini korudu.
Şu anda global piyasalarda Hürmüz kaynaklı ayrışmalar belirgin. Coğrafi ve sınai değer zincirindeki konumuna göre her emtia, Hürmüz’e yakınlık derecesine göre fiyatlanıyor. Örneğin, Nisan ayı başında “Star Wars Günü” başlığıyla bakır ve alüminyum ayrışmasını global fiyat pusulası gibi kullanmıştık.
Pusulanın savaş kutbu: Sıvı yağlar
Hürmüz Boğazı’nın ABD – İran husumetinde çifte ablukaya tutulması enerji piyasalarını derinden sarstı. Yenilenebilir enerji kaynakları ve biyo-yakıtlara yönelim hızlandı. Endonezya’dan Brezilya’ya karışım oranlarını arttırıcı mevzuatlar yürürlüğe kondu.
Biyo-dizel kaynağı soya yağı fiyatı Şikago Ticaret Borsası vadeli kontratlarda %50’ye yakın artış kaydetti. Etanol bağlantılı mısır fiyatları küresel bolluğa rağmen dirençli. ABD’nin mısır ihracatı rekor bölgede. Genel yağ kompleksinde fiyatlar yüksek seviyelerde. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) endeksinde bitkisel yağ fiyatları tahıl, süt ve et gruplarından belirgin şekilde ayrıştı.
Ayçiçeği yağı bir başka savaşa maruz. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Karadeniz’deki lojistik sorunlar kuraklıkla birleştiğinde ayçiçeği diğer yağlara göre zaten primli fiyatlanıyordu. Son dönemde Ukrayna Rusya’nın gücü olan gübre tesislerini, Rusya ise Ukrayna’nın gücü olan liman ve yağ altyapısını hedef almaya başladı. Bu gelişmeler eşliğinde ayçiçeği piyasasının yeni sezon hasadı devreye girene kadar zorlanması mümkün. Fiyatlar gevşemiyor.
Geleneksel taban yağı palmiye de trendden ayrışamıyor. Endonezya’nın B-50 programında ısrarcı tutumu fiyat tabanını yukarı çekiyor. Böylesine stres dolu konjonktürde ABD rafinerileri Çin’den atık yağ ithalatına yönelmek durumunda kalıyorlar.
Pusulanın barış kutbu: Zeytinyağı
Ancak Hürmüz’den ve Karadeniz’den uzak Akdeniz’e özgü zeytinyağı daha sakin bir hat izliyor. Evvelki sezon yaşanan kırıcı kuraklık rekolteyi dibe vurdurduğunda küresel emsal İspanya natürel sızma fiyatları ton başına 9bin Euro bandına kadar yükselmişti. İki senedir Akdeniz havzasındaki elverişli koşullar Türkiye’den Fas’a rekolteyi toparladı. Sonbaharda geçici bir endişeyle fiyatlar tekrar 5bin seviyesine doğru yükselir gibiydi. O dönemde yerel basında aşırı kötümser senaryolar gündeme getirilmişti.
Endişelerin yersiz çıkmasıyla birlikte güncel kotasyonlar 4bin Euro seviyesine kadar gevşedi. Pek çok emtia Hürmüz nedeniyle dalgalanırken zeytinyağı fiyatları daha istikrarlı kalabildi. Hatırlarsak Ticaret Bakanlığı’nın yerinde ve zamanında müdahalesi iç piyasada fiyat geçişlerini sınırladı. Güncel Tarım ÜFE verisine göre Mart ayında zeytin kg başına 77,91 TL’den fiyatlandı. 2024 Temmuz ayında fiyat 73,95 TL idi. Yerel ve kalite farkları baki ticaret borsalarının kotasyonları ve TÜFE’de sıvı yağ fiyatları bu eğilimle örtüşüyor.
Zeytinyağı, küresel değer zincirinin Hürmüz parazitine yakınlık–uzaklık–yoğunluk ekseninde verdiği tepkinin en berrak göstergesi.
Pusulanın gerçek kuzeyi: Merkez bankaları
Geçtiğimiz hafta Fed, Nisan ayı kararını açıkladı. Eski usulde Nisan ara toplantıydı. Basın toplantısı düzenlenmezdi. Fed için Mart, Haziran, Eylül ve Aralık yani mevsim geçişi yaşanan dönemler asıl toplantılardır. “Dot-plot” diye adlandırılan ekonomik projeksiyonlar ve faiz patikası güncellenir. Pusulaların savaş ve barış kutupları arasında titrediği konjonktürde Fed, değişikliğe gitmedi.
Ancak şunu da gördük ki içerden gelen güçlü şerhlere rağmen faiz sabit tutuldu ve çetin bir metin kaleme alındı. Demek ki görevi devralması beklenen müstakbel Başkan Kevin Warsh’u faiz indirimlerinde zor bir süreç bekliyor. Selefi Jerome Powell ise geri plana çekiliyor.
Benzer şekilde ECB ve İngiltere Merkez Bankası da sabit. TCMB de aynı düsturda – söz gümüşse sukut altındır.

Sonuç: Eski usul analog pusula
Zeytinyağı – yağlı tohumlar, bakır – alüminyum gibi piyasadaki ayrışma katmanlarını çoğaltmak mümkün. Dijital dünya veri zehirlenmesi ve gürültü kirliliğine boğulmuşken merkez bankaları paraziti süzüyorlar.
Çekirdek göstergelerde kalıcı kırılma henüz belirgin değil. Enflasyonist riskler artmasına karşın ana eğilim izlenebilir bantta. Çekirdek dışı enerji ve gıda fiyatlarındaki dinamikler ana eğilimi şimdilik rejim değiştirecek ölçüde zorlamıyor; kritik eşik ikinci tur etkiler. Hürmüz’ün biriktirdiği basınç patlayarak genele yayılamıyor yalnızca kanal kanal sızıyor. Merkez bankaları da sükûnetle ellerindeki analog pusulaya bakıyorlar. Basınç merkezine değil barış rotasına odaklanıyorlar.