Etkisiz eleman AB
Dünya nefesini tutmuş Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun akıl almaz bir operasyonla ABD’ye kaçırılmasını konuşurken Avrupa Birliği’nden “etkisiz eleman” yorumlarına neden olan açıklama geldi…
Washington Post gazetesi, geçtiğimiz kasım ayında “Maduro’nun Türkiye’ye sığınabileceği”ni iddia etti. Gazeteye göre, eğer “Maduro ülkeyi terk etmeye karar verirse Türkiye’nin en güçlü olası sığınak olarak değerlendirildiği”ni ileri sürdü. Buna gerekçe olarak, “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güvenmesi, iki lider arasındaki yakın ilişki ve Türkiye’nin ABD ile yakın ilişkisi” gösterildi.
New York Times gazetesi de “Trump’ın aralık ayı sonunda Maduro’ya iktidardan ayrılıp Türkiye’ye gitme ültimatomu verdiği”ni yazdı. ABD Senatörü Lindsey Graham ise operasyon sonrası yaptığı açıklamada “Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Kendisinden başka kimseyi suçlamasın. Trump ona bir çıkış sunmuştu” diye konuştu.
Bütün dünya ülkeleri, Maduro’nun kaçırılmasından sonra açıklamalar yaparken, Avrupa Birliği tüm taraflara itidal çağrısıyla “uluslararası hukuka saygı” hatırlatması yaptı. AB Dış Politika Sorumlusu Kaja Kallas, “AB, her koşulda uluslararası hukuk ilkeleri ile Birleşmiş Milletler Şartı’na uyulması gerektiğini hatırlatır” açıklaması ile yetindi.
AB’nin 26 ülkesi adına yazılı bir açıklama yapan AB Dış Politika Sorumlusu Kaja Kallas imzalı açıklamaya Macaristan katılmadı.
Açıklamada, “AB, her koşulda uluslararası hukuk ilkeleri ile Birleşmiş Milletler Şartı’na uyulması gerektiğini hatırlatır. Krizin tırmanmasını önlemek ve barışçıl bir çözüm sağlamak için tüm aktörlere sükûnet ve itidal çağrısında bulunulmaktadır.
Venezuela halkının iradesine saygı gösterilmesi, ülkede demokrasiyi yeniden tesis etmesi ve mevcut krizi çözmesi için tek yoldur” denildi. AB, Venezuela’nın geleceğinin tamamen Venezuela halkının iradesine bağlı olduğunu belirtti.
AB Dış Politika Sorumlusu Kallas imzalı açıklama, “ortak bir tutuma en çok yaklaştığı metin” olarak değerlendirildi. Bu açıklamayla AB, uluslararası kriz dönemlerinde kriz yönetiminde ne kadar “etkisiz eleman” olduğunu bir kez daha ortaya koydu…
AB ülkelerinin tepkileri
Brüksel koridorlarında AB ve AB üye ülkelerinin açıklamaları “silik” olarak değerlendirildi.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, AB üyesi ülke olarak en sert tepki gösteren lider oldu. Sanchez, Maduro’nun devrilmesine yol açan operasyonu “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirdi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD müdahalesinin “hukuki dayanağının karmaşık olduğunu ve dikkatli bir değerlendirme gerektirdiğini” belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Maduro’nun “diktatörlüğünün sona ermesinin Venezuela halkında yarattığı sevinci not ettikleri”ni açıkladı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, “uyuşturucu kaçakçılığını teşvik eden bir devlet yapısına karşı müdahalenin meşru olduğu”nu savundu.
Grönland endişesi
ABD Başkanı Donald Trump’ın yer altı kaynakları nedeniyle AB üyesi Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’ı “ABD topraklarına katma ısrarı” sürüyor.
Trump, Maduro operasyonu sonrası “Air Force One” uçağında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Grönland’ın ABD topraklarının bir parçası olması gerektiği yönündeki açıklamalarına ilişkin gazetecilere, “Bu konuyu 20 gün sonra bana sorun” hatırlatması yapan Trump, “Grönland hakkında şunu söyleyebilirim, ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var. Şu anda çok stratejik bir konumda. Grönland, Rus ve Çin gemileriyle dolu. Yaklaşık iki ay içerisinde Grönland’la ilgileneceğiz. Bunu 20 gün sonra konuşuruz” diye konuştu.
Brüksel’de, AB’nin “Maduro operasyonu” konusunda çekingenliğinin altında “Grönland endişesi” olup olmadığı konuşuluyor.