Evde ürettiği malları internetten satanlara vergi muafiyeti

Numan Emre ERGİN
Numan Emre ERGİN PERSPEKTİF erginvergihukuk@outlook.com

2020 yılı sonuna doğru kabul edilen 7256 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun esnaf muaflığını düzenleyen 9. maddesine yapılan bir eklemeyle evde ürettikleri malları internetten satanlara yönelik olarak gelir vergisi muafiyeti getirilmişti. Söz konusu muafiyetin uygulamasına ilişkin detaylar 314 seri numaralı Gelir Vergisi Tebliği ile düzenlenmiştir.

Yapılan yasal düzenleme uyarınca, ayrı bir iş yeri açmaksızın ve sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar vergiden muaf esnaf olarak gelir vergisinden muaf kılınmışlardır. Tebliğde işyeri ve motorlu araç olmaksızın seyyar olarak yapılan perakende mal satışlarının muafiyet kapsamında olduğu, ancak giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o iş yerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanların bu muafiyetten faydalanamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olanlar ile faaliyetini, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar muafiyetten yararlanamayacaktır. Tebliğde yer alan bu son şart Kanun gerekçesinde de yer almaktadır.

Kanunda muaflıktan yararlanmak için evde üretilen malların cinsine bağlı olarak herhangi bir ayırım yapılmazken Tebliğ ile sınırlayıcı bir düzenleme yapılarak giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları ile değeri yüksek olan ev eşyalarını satanların muafiyetten yararlanamayacağı belirtilmiştir. Bu düzenleme ile Kanunla mükelleflere tanınan bir hak idari bir düzenlemeyle sınırlandırılmaktadır. Bu durum Anayasa’nın 73. maddesine ve yargı içtihatlarına aykırıdır. Daha kısa bir süre önce 5 Mart 2021 tarihli RG’de yayımlanan 3.11.2020 tarihli ve 2016/3675 başvuru numaralı kararında Anayasa Mahkemesi, vergi kanunları ile getirilen bir istisnanın İdarenin düzenleyici işlemleriyle kısıtlanamayacağını söylemiştir.

Muafiyetten faydalanılabilmesi için ikametgâhın bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurularak “Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi” alınması ve Türkiye’de kurulu bankalarda internetten yapılan satış gelirlerinin tahsilini ve bu gelirleri üzerinden tevkifat yapılmasını teminen bir ticari hesap açılması ve tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi gerekmektedir.

Bir takvim yılında elde edilen hasılatın 220.000 TL (2021 yılı için 240.000 TL) aşması halinde, içinde bulunulan takvim yılında esnaf muaflığından faydalanılabilecek, izleyen takvim yılının başından itibaren ise esnaf muaflığından faydalanılamayacaktır. Muaflığa ilişkin şartları kaybedenler izleyen takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilecek ve tekrar aynı muafiyetten faydalanamayacaklardır. Birden fazla ürün imal edilerek satılması durumunda, elde edilen hasılatın ilgili yıl içinde geçerli olan tutarı aşmaması şartı, her bir ürün cinsi için ayrı ayrı değil tüm ürünlerden elde edilen toplam hasılat için geçerli olacaktır.

Tebliğ uyarınca muafiyetten faydalanılabilmesi için evlerde imal edilen ürünlerin “münhasıran” internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satılması şart olup, satışların bir kısmının internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden, bir kısmının ise diğer şekillerde yapılması halinde muafiyetten faydalanılması mümkün değildir. Bu münhasıran satış şartı Kanun’da değil Tebliğ’de yer almakta olup yukarıda açıkladığım nedenlerle eleştirilebilir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun esnaf muaflığını düzenleyen 9. maddesinin 6. bendinde başka bir muaflık daha bulunmaktadır. Söz konusu bende göre, evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, kırpıntı deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar gelir vergisinden muaftırlar. Bu durumda, evden ürettikleri ürünleri satanlar için iki farklı muafiyet hükmü bulunmaktadır. Tebliğdeki düzenleme uyarınca, bu iki muafiyetten aynı takvim yılında aynı anda faydalanılması mümkün değildir. Ancak maddenin 6. bendi kapsamında muafiyetten faydalananlardan, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yıl içerisinde yapılan satışların ilgili yılda geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarını geçmesi nedeniyle esnaf muafiyetini kaybedecek ve izleyen takvim yılı başı itibarıyla gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecek olanlar, izleyen yıl Ocak ayının sonuna kadar maddenin 10. bendinde belirtilen şartları sağlamaları halinde, izleyen yılda bu bent kapsamında esnaf muaflığından faydalanabilecektir.

Getirilen bu yeni muafiyetten yararlanacak olanların hiç gelir vergisi ödemeyecekleri sonucu çıkarılmamalıdır. Her ne kadar kanun koyucu, kapsama girenlerin vergiden muaf olduklarını söylese de bu kişilerin stopaj yoluyla vergilendirilmesi yönünde düzenleme yapmıştır. Buna göre; bankalar, düzenleme kapsamında açılan ticari hesaplara aktarılan tutarlar üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %4 (bir ve üzeri işçi çalıştırıldığı durumda %2) oranında gelir vergisi tevkifatı yapıp sorumlu sıfatıyla beyan edip ödeyeceklerdir. İstihdama bağlı indirimli oranın uygulanması için ilgili ayda bir işçinin en az on gün süreyle çalıştırılması gerekmektedir. Bu düzenleme ile de artık muafiyetin gerçek bir muafiyet olduğunu söylemek mümkün değildir. Aslında yapılan, kapsama girenlerin beyanname vermelerini ortadan kaldırarak bu kişilerin stopaj yoluyla vergilendirilmelerini sağlamaktan başka bir şey değildir. Maliye kapsama giren kişilerin beyannamelerini takiple uğraşma işini bankalara yüklemiş gözükmektedir. Ciro üzerinden %4 gibi tevkifat oranı kâr üzerinden %20-30 oranında vergi alınması anlamına gelir ki, bu düzenlemeyi muafiyet olarak değerlendirmek mümkün değildir. Maddede yer alan oranları ve tutarı, yarısına kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili kılınmıştır. Muafiyet kapsamındaki kişilerin vergi yükleri azaltılmak isteniyorsa tevkifat oranı sıfıra indirilmeli, en fazla %1-2 olmalıdır.

Tebliğdeki düzenleme uyarınca, birden fazla bankada veya aynı bankanın değişik şubelerinde birden fazla ticari hesap açılması mümkün bulunmaktadır. Açılacak ticari hesaba yatırılan tüm ödemelerden tevkifat yapılacağından, açılacak hesabın münhasıran esnaf muafiyeti kapsamındaki satış bedellerin tahsili için kullanılması gerekmektedir.

Düzenleme kapsamında esnaf muaflığından yararlanan kişilerin bir veya üzeri işçi çalıştırdığı durumlarda tevkifat oranı %2 olarak uygulanacaktır. İndirimli oranın uygulanması için ilgili ayda bir işçinin en az on gün süreyle çalıştırılması gerekmektedir. İndirimli tevkifat oranından faydalanmak isteyenler, faaliyetlerinde işçi çalıştırdığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan tevsik edici belgelerle birlikte ticari hesap açtıkları bankalara bildireceklerdir. Çalıştırılan işçinin, işten çıkartılması veya ayrılması durumları da ayrıca ilgili bankalara bildirilecektir. Çalışanın işten ayrıldığı yönünde bir bildirimde bulunulmadığı sürece bildirim tarihini izleyen dönemlerde de indirimli tevkifat uygulamasına devam edilecektir.

İşçi çalıştırıldığını veya çalıştırılan işçinin işten ayrıldığının bankaya bildirilmesi sorumluluğu muafiyetten yararlanan kişilerdedir. Bankalar kendilerine yapılan bildirim durumuna göre vergi tevkifatı yapacaklardır. İşçi çalıştırdığı halde bunu bankaya bildirmediğinden dolayı yüksek oranda tevkifata maruz kalanların durumu belgelendirmeleri şartıyla vergi dairesine başvurarak fazla kesilen tevkifatı iade alabileceklerini düşünüyorum. İlgili ayda on günden fazla işçi çalıştırılmadığı halde çalıştırıldığının bildirilmesi veya çalıştırılan işçinin işten ayrıldığının bildirilmemesi nedeniyle eksik yapılan tevkifatın sorumluluğu vergiden muaf esnafta olup, eksik hesaplanan vergiler muafiyetten yararlananlar adına cezalı olarak tarh edilecek ve bunlardan gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecektir.

Tebliğde, bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşması durumunda da takvim yılının sonuna kadar muafiyet devam edeceğinden, bankalarca ticari hesaba aktarılan tutarlardan tevkifat yapılmaya devam edileceği; bankaların bir takvim yılında elde edilen hasılatın Kanunda öngörülen tutarı aşıp aşmadığının kontrolü yönünde bir sorumluluklarının bulunmadığı belirtilmiştir.

Muafiyet kapsamına girenlerin gelirlerinden bankalarca tevkifat yapıldığından, bu kapsamda bulunanlardan mal alımı yapanlardan Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesi uyarınca tevkifat yapmakla yükümlü olanlarca, ayrıca gelir vergisi tevkifatı yapılmayacaktır.

Satışa konu malların, tutarı ödenip tevkifat yapıldıktan sonra herhangi bir nedenle iade edilmesi halinde, söz konusu mal bedelleri üzerinden yapılan vergi tevkifat tutarı muafiyetten yararlanan kişinin yazılı başvurusu üzerine, tevkifatın yatırıldığı ve ödendiği vergi dairesi tarafından yersiz ödenen vergiler kapsamında red ve iade edilebilecektir.

Esnaf muaflığından yararlananların mükellefiyet tesisi, belge düzenleme, defter tutma, beyanname verme gibi yükümlülükleri olmayacak, ancak kendilerine düzenlenen gider pusulalarını ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mal ve giderlerine ilişkin belgeleri 5 yıl boyunca saklayacaklardır.

Tebliğin ekinde yer alan Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesini alarak esnaf muaflığından faydalananların üç yılda bir tarha yetkili vergi dairelerine başvurarak durumlarını güncellemeleri gerekmektedir. Söz konusu belge, geçerli olduğu süre içerisinde çoğaltılmak suretiyle kullanılabilecektir. İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlarda, ürünün satışının tevsik edilmesi, güvenli bir şekilde taşınması ve alıcıya ulaşması için, onaylı esnaf vergi muafiyeti belgesi örneğinin (fotokopisinin) alt kısmında boş olarak yer alan ürün satışına ilişkin bölümün vergiden muaf esnaf tarafından doldurulması ve ürünle birlikte gönderilmesi mümkündür.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince, muafiyet kapsamında faaliyette bulunanlardan yapılan mal alımlarının, tamamının gider pusulası ile belgelendirilmesi esas olmakla birlikte, münhasıran bu ödemelere ilişkin olmak üzere, gider pusulasında bulunması gereken bilgileri (imza hariç) ihtiva eden banka dekontları ile de belgelendirilmesi mümkündür.

Geçerli Esnaf Vergi Muafiyet Belgesi olmadığının, Türkiye’de kurulu bankalarda ticari hesap açılmadığının, elde edilen hasılatının tamamının açılan banka hesabına yatırılmadığının veya eksik yatırıldığının, malların sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve aletler kullanılarak imal edildiğinin, evde imal edilen mallar dışında dışarıdan satın alınan malların satışının yapıldığının, evden değil işyerinden faaliyette bulunulduğunun, faaliyetin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapıldığının tespit edilmesi halinde, ilgili takvim yılının başından itibaren esnaf muaflığından faydalanılamayacak ve alınmayan vergiler, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacaktır.

Esnaf muaflığından faydalanmaktayken aranan şartları ihlal ettiği tespit edilenler muafiyet hükmünden faydalanamayacağından, bunlara verilen Esnaf Vergi Muafiyet Belgesi, vergi dairesince ilgili takvim yılının başından itibaren veya belge daha sonraki bir tarihte verilmişse bu tarihten geçerli olmak üzere iptal edilecektir. Belirlenen hasılat limitinin aşılması durumunda ise Esnaf Vergi Muafiyet Belgesi izleyen takvim yılı başından itibaren iptal edilir.

Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere, evde ürettikleri malları internet üzerinden satanlara yönelik olarak getirilen gelir vergisi muafiyeti; tevkifat uygulaması, bürokrasisi ve cezai müeyyideleri ile gerçek bir muafiyet olmaktan uzak olup mevcut durumda defter tutma ve beyanname verme yükümlülüğünü kaldırması dışında efektif bir faydası gözükmemektedir.

Sözün özü: Kaşıkla verip kepçeyle geri alma.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Af, yeniden! 24 Mayıs 2021