Farketmemişim
Kırklı yaşlara geldiğinde ilginç bir şey fark edersin. Yıllardır tanıdığın insanların bazıları sessizce büyük bir yol almıştır. Kimi önemli bir servet oluşturmuştur, kimi yatırımlarını büyütmüştür, kimi ise finansal kaygılardan büyük ölçüde kurtulmuştur. Sen ise dönüp geriye baktığında aynı soruyu kendine sorarsın: “Bunu ne zaman yaptılar?”
Asıl şaşırtıcı olan ise cevabın çoğu zaman tek bir olay olmamasıdır. Bir anda zengin olmamışlardır. Büyük ikramiye çıkmamıştır. Sadece yıllar boyunca küçük ama doğru kararlar vermiş, planlarını güncellemiş ve istikrarlı adımlar atmışlardır.
İşte tam o anda ikinci soru gelir. “Peki ben neden yapamadım?”
Ve belki de insanın hayatındaki en değerli farkındalık o anda ortaya çıkar: “Aslında fark etmemişim.”
Fark etmediğim her harcama, fark etmediğim her erteleme, fark etmediğim her küçük karar… Yıllar içinde yalnızca hesabımı değil, hayatımın yönünü de değiştirmiş. Hayatın en ilginç yanı, herkesin yaş alması; ama çok az insanın gerçekten gelişmesidir. Takvim yaprakları hepimiz için aynı hızda ilerler. Bugün otuz yaşında olan da, elli yaşında olan da aynı yirmi dört saati yaşar. Fakat yıllar sonunda ortaya çıkan hayatlar birbirinden tamamen farklıdır. Çünkü zaman tek başına hiçbir şeyi değiştirmez. Değişimi sağlayan; alınan kararlar, edinilen alışkanlıklar ve bilinçli seçimlerdir.
Bir an dur ve kendine şu sor: Beş yıl önceki halim bugünkü beni görse, benimle gurur duyar mıydı? Daha bilgili misin? Daha sağlıklı mısın? Daha huzurlu musun? Ailenle ilişkilerin daha güçlü mü? Maddi olarak daha güvenli bir noktada mısın? İnsanlara daha fazla değer katabiliyor musun? Eğer bu soruların çoğuna net bir “evet” diyemiyorsan, belki de sadece yaş aldın; gelişmedin.
Oysa hayat, beşer yıllık dönemler halinde yeniden şekillendirilebilir. Her beş yıl, yeni bir beceri kazanmak, yeni bir meslek öğrenmek, sağlığı yeniden inşa etmek, finansal güvence oluşturmak, karakterini olgunlaştırmak ve hayata farklı bir anlam katmak için yeterince uzun; fakat ertelemek için de yeterince kısa bir süredir. Bugün atılmayan küçük bir adım, beş yıl sonra büyük bir pişmanlığa dönüşebilir.
Hayat, tesadüflerle değil; farkındalıkla şekillenir.-
Çoğumuz işimizi planlarız, tatilimizi planlarız, hatta hafta sonumuzu bile planlarız. Fakat en değerli yatırım olan kendi hayatımızı planlamayı çoğu zaman ihmal ederiz. Oysa insanın kariyeri, sağlığı, ailesi, bilgisi, birikimi ve hayalleri tesadüflerle değil; bilinçli hedeflerle şekillenir. Hayat, kendiliğinden güzel bir yere gitmez. Onu yönlendirmek gerekir.
Kendimize her beş yılda bir aynı soruları sormalıyız: Bu dönemin sonunda nasıl bir insan olmak istiyorum? Hangi bilgileri öğrenmiş olacağım? Hangi alışkanlıkları geride bırakmış olacağım? Ne kadar finansal özgürlüğe ulaşmış olacağım? Çocuklarım, ailem ve sevdiklerim benim hangi yönümle gurur duyacak? Ardımda nasıl bir iz bırakmış olacağım? Çünkü doğru sorular, doğru hedeflerin başlangıcıdır.
Unutma; hayatın sonunda insanlar kaç yıl yaşadığını değil, o yıllara ne kadar değer sığdırdığını hatırlar. Yaşam Atlası, işte tam da bunun için vardır. Sana hangi yaşta olursan ol bir sonraki beş yılın rotasını göstermek, gelişimini planlamak ve gelecekte dönüp baktığında “İyi ki o gün başlamışım.” diyebilmeni sağlamak için.
Yaşam Atlas’ı
Peki ya elinde, dağları ve denizleri değil; kendi hayatını gösteren bir atlas olsaydı? Önündeki yaşamı beşer yıllık dönemlere ayıran, her dönemde ulaşabileceğin hedefleri, fırsatları ve hazırlıklarını gösteren bir yol haritası… İlgini çeker miydi? Bunu yapan çok güzel bir uygulama yakında geliyor.
Bugün. Kendine bir hedef koy. Beş yıl sonrasını hayal et. Sonra geriye doğru plan yap ve ilk adımı at. Çünkü geleceğini değiştirecek olan şey, yarın değil; bugün vereceğin karardır.