Fed randevusuna kadar ‘testere’ seyri
Fed Başkanı Kevin Warsh’un geçen haftanın son iş günündeki şahin mesajları küresel piyasalarda ani satış dalgasını tetikledi, özellikle altın ve kripto paralarda sert geri çekilmeler yaşandı. Piyasalar, yeni haftaya yüksek oynaklık riskiyle girdi; 16 Eylül’deki Fed toplantısına kadar testere seyri bekleniyor, kalıcı yön faiz kararıyla netleşecek.
Geçen haftanın son saatlerinde yaşanan Warsh türbülansı sonrası küresel finansal piyasalar, yeni haftaya da yüksek oynaklık riskiyle giriyor. Piyasalar, Federal Rezerv’in (Fed)16 Eylül’deki kritik faiz toplantısına kadar olan sürede güçlü dolar baskısı altında yön arayacak.
Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’un cuma günü yaptığı şahin tonlu açıklamaların ardından özellikle altın fiyatlarında olmak üzere piyasalarda yaşanan sert dalgalanmanın ardından yatırımcılar, Fed faiz kararına kilitlenmiş durumda. Bu tarihe kadar geçecek sürede piyasalarda veri odaklı ve dalgalı bir “testere” seyrinin hâkim olması bekleniyor. Analistler, bu süreçte anlık veri açıklamalarıyla sert dalgalanmalar yaşanabileceği konusunda yatırımcıları uyarıyor. Piyasaların kalıcı yönü ise Fed’in faiz kararı ile netleşecek. Yön netleşene kadar kaldıraçlı işlemlerden kaçınılması ve portföylerdeki nakit veya likit varlık oranının artırılarak faiz kararı sonrası oluşacak alım fırsatları için alan yaratılması stratejik bir yol haritası olarak öne çıkıyor.
Cuma günü piyasalarda yaşanan hareketliliğin ana tetikleyicisi, Kevin Warsh’un Jackson Hole Ekonomik Sempozyumu’nda yaptığı şahin tonlu açıklamalar oldu. Warsh’un enflasyonun halen kontrol altına alınamadığının tartışmasız olduğunu vurgulaması ve ek faiz artışlarına yeşil ışık yakması, eylül ayında faiz artışı yapılma ihtimalini aniden yüzde 60 seviyelerine tırmandırdı.
Bu mesajların ardından küresel piyasalarda başlıca şu gelişmeler kaydedildi:
Tahvil ve dolar yükseldi: ABD 2 yıllık tahvil faizleri hızla yüzde 4,298 seviyesine tırmandı. ABD Dolar Endeksi (DXY) 99,20 seviyesine kadar yükselirken, Euro/ Dolar (EUR/USD) paritesi 1,1645 seviyelerine geriledi.
Wall Street satıcılı kapattı: S&P 500 yüzde 0,25, Nasdaq ise yüzde 0,52 değer kaybetti. Nasdaq’taki düşüşte, PayPal’ın 50 milyar dolarlık satın alma görüşmelerinin iptal olmasıyla yüzde 12,7 çökmesi de etkili oldu.
Borsa İstanbul pozitif ayrıştı: Küresel satış baskısına meydan okuyan BIST 100 endeksi, hafta sonu öncesinde güçlü duruşunu koruyarak günü yüzde 0,45 yükselişle 14.641,56 puandan tamamladı.

Altında sert düşüş
Warsh’un konuşması küresel bazda doları güçlendirirken altını vurdu. İç piyasada ise Dolar/TL halihazırda yukarı yönlü ve güçlü yapısını koruduğu için, küresel dolar dalgasından çok sert etkilenmeyip yatay-pozitif bandını korudu. Ancak ons altındaki yüzde 3’lük sert kayıp, içerideki Gram Altın fiyatlarında da cuma akşamı hissedilir bir geri çekilmeye neden oldu. Kevin Warsh Türkiye saati ile 17.00’de kürsüye çıkıp şahin tonlu konuşmasına başladığı an ons altın 4.600 dolar civarında seyrediyordu. Saat 19.00 itibarıyla ilk açıklamaların yarattığı şok dalgasıyla düşüş yüzde 1’i aştı ve ons fiyatı 4.544 dolara indi. Warsh’un konuşmanın başlamasından yaklaşık 6 saat sonra saat 22.50 itibarıyla, vadeli işlemlerin ve spot piyasanın kapanış saatlerine doğru günlük değer kaybı yüzde 3,18’i buldu ve altın 4.454 dolara kadar çakılarak günün en dip seviyesini gördü.
Kevin Warsh’un açıklamaları öncesinde Türkiye’de hafta içinde 7.262 TL seviyesini test eden ve cuma günü konuşma öncesinde 7.110- 7.125 TL bandında seyreden spot gram altın, şahin mesajların ardından yaklaşık yüzde 2-3 arasında değer kaybederek 6.908 TL seviyesine kadar indi. Bu sert kırılımla birlikte gram altın, 5 günlük aranın ardından yeniden psikolojik sınır olan 7.000 TL barajının altına inmiş oldu.

Piyasalar için 2 temel senaryo
Uzmanlar, Fed’in yıl sonuna kadar sıkı duruşunu koruyacağı beklentisiyle yeni haftanın ilk günlerinde piyasalarda temkinli ve savunmacı bir seyrin öne çıkacağını öngörüyor. Klasik borsalar kapalıyken 7/24 açık olan kripto para piyasasında Bitcoin’in 79.000 dolar civarında tutunması, risk iştahı açısından ilk olumlu sinyal olarak değerlendiriliyor. Gelişmekte olan para birimleri ve altının ise güçlü dolar endeksi karşısında haftaya baskı altında başlayacağı belirtiliyor.
Analistler, Fed toplantısına kadar olan süreçte makroekonomik verilerin yönüne göre piyasalarda yaşanabilecek iki temel senaryoya odaklanmış durumda. Verilerin zayıf gelmesine dayalı piyasa dostu senaryoya göre, 4 Eylül’deki ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin oldukça altında kalması, işsizlik oranının yükselmesi ve eylül ayının ikinci haftasındaki ABD TÜFE/ÜFE verilerinin enflasyonda düşüş eğilimini teyit etmesi durumunda, Fed’in faizleri pas geçeceği beklentisi yeniden yüzde 80’lerin üzerine tırmanacak. Wall Street ve Borsa İstanbul’da sert ralliler görülebilir. ABD 2 yıllık tahvil faizleri geri çekilir, Dolar Endeksi (DXY) gevşer. Bu gevşemeyle birlikte Ons Altın ve Bitcoin (BTC) hızlı bir yükseliş trendine girer.
Verilerin güçlü geleceğine dayalı risk senaryosunda ise ABD istihdam piyasasının çok güçlü kalmaya devam etmesi, ücret artışlarının hızlanması ve çekirdek enflasyon rakamlarının beklentileri aşarak katılık sinyali vermesi durumunda, Fed’in 25 baz puanlık faiz artışına gideceği öngörülüyor. Bu da küresel borsalarda (S&P 500, Nasdaq ve dolaylı olarak BIST 100) satış baskısının derinleşmesi, tahvil faizleri ve Dolar Endeksi yeni zirveler test ederken, Ons Altında sert düşüş anlamına geliyor. Bu senaryoda, likidite sıkışması nedeniyle Bitcoin ve kripto para piyasalarında düzeltme hareketlerinin tetikleneceği bekleniyor.
Bu arada Washington- Ottawa ticaret müzakerelerindeki tıkanıklık ve Hürmüz Boğazı’ndaki hareketlilik nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek seyri, küresel enflasyon endişelerini diri tutuyor.
Türkiye’ye özgü bir durum olarak da bugün açıklanan 2’nci çeyrek büyüme verisinin iç piyasada BIST 100 Endeksinin yerel ivmesi ve şirket kârlılıklarını doğrudan etkileyeceği belirtiliyor.
Altında ralli bitti mi?
Uzmanlar, altın fiyatlarında uzun vadeli yükseliş rallisinin sonuna gelinmediği görüşünde. Şu an yaşanan durumun, ralli treninin tamamen durması değil, Fed’in şahin politikaları nedeniyle bir “mola ve düzeltme” dönemine girilmesi olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre, orta ve uzun vadeli makroekonomik dinamikler, altının küresel bazda güçlü bir liman olma özelliğini koruduğunu gösteriyor. 16 Eylül’deki Fed toplantısına kadar altının ons fiyatı üzerinde iki temel baskı unsuru öne çıkıyor. Bunlardan birincisi; Warsh’un faiz artış sinyali sonrası ABD 2 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,30’a dayanması, faiz getirisi olmayan altına yönelik kısa vadeli iştahı azaltması. Kası vadeli diğer baskı unsuru ise Dolar Endeksi’nin (DXY) 99 seviyesinin üzerine yerleşmesi, bunun da küresel piyasalarda dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimleri kullanan yatırımcılar için pahalı hale getirmesi. Kısa vadeli faiz baskısına rağmen, uzun vadede ise altındaki büyük yükseliş trendinin bitmediğini gösteren, tersine ralliyi canlı tutan temel yapısal faktörler bulunuyor. Bunların başında merkez bankalarının agresif alımları geliyor. Başta Çin, Hindistan ve gelişmekte olan ülke merkez bankaları olmak üzere, küresel rezervleri dolardan arındırma (de-dolarizasyon) stratejisi kapsamında fiziksel altın alımları hız kesmeden devam ediyor. Bu durum altın fiyatlarında güçlü bir taban oluşturuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gerilimler ve Washington- Ottawa hattındaki ticaret savaşları gibi küresel riskler de büyük fonların portföylerinde koruma amaçlı altın bulundurma zorunluluğunu canlı tutuyor. Küresel borçluluk oranlarının rekor seviyelere ulaşması ve itibari para birimlerinin (Dolar, Euro vb.) uzun vadede değer kaybetmesi de yatırımcıları kalıcı değer saklama aracı olan altına yönlendiriyor.