22 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Finansal zorlamalar ve adı konmamış bunalım!

Küresel eğilimler ve beklentiler açısından, 2020 yılının ilk yarısının son günleri itibarı ile kafalar bir hayli karışık! Boşa konsa dolmuyor, doluya konsa almıyor! Çaresizlik bataklığında çırpınanların açmazı büyümeye devam ediyor; hem hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını kabullenmek dışında seçenek bulamıyorlar, hem de konumlarını korumak adına bu acı gerçeklere bir süre daha direnebilmek adına azalan enerjilerini tüketme yarışından vazgeçemiyorlar!

Küresel salgının daha ilk dalgası tamamlanmadan ikincisine ilişkin gelişmelerin devreye girmesi, geleceğe yönelik ekonomik tahminlerin kademeli olarak olumsuzlaşmaya devam edecek olmasının çok iyi bilinmesi, turizm faaliyetine ilişkin olumsuzlukların ve sosyal dalgalanmalara ilişkin endişelerin güçlenmesi hayal tacirlerini panikletiyor. 2020 yılı Haziran ayının son günlerini, risklerini azaltmak için kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görüyor olabilirler! Temmuz ayı ile birlikte olumlulukların baskın çıkacağını iddia edebilenlere rastlamak giderek zorlaşıyor!

Daha açık ifade etmek gerekir ise, finansal eğilimler ekonomik olanları takip etmek zorunda kalabilir ve bu süreçte yaşanacak riskten kaçınma dalgaları kırılganlıkları daha önce görülmemiş seviyelere tırmandırabilir. Ekonomiler, siyasilerin tercihlerinden bağımsız olarak kendilerini kapatmayı düşünmeye başlamak zorunda kalabilir. Umudun tükenmeye koştuğu koşullarda, sistemik çöküşü geciktirmek kolay olmayabilir! Para otoritelerinin, bu yılın ikinci çeyreği genelindeki limit tanımayan yaklaşımları bu olumsuz seçeneklerin uzunca bir süre gündemden düşmesini mümkün kılamadı!

Bu yılın ikinci çeyrek dönemi genelinde dramatik gelişmelere tanık olduk. Merkez bankaları, tüm ağrı kesicilerini yüksek dozda devreye sokmuş olmalarına rağmen ekonomideki ağırlaşmış sorunları ve salgınla gelen ek tahribatın acılarını dindiremedi; güven bunalımını gereken oranda azaltamadı ve her şeyin eskisi gibi olabileceği algısının geri gelmesini mümkün kılamadı.

Tam aksine, parasal genişleme dalgalarının olumsuz ekonomik dalgalanmaları değiştiremeyeceğini, sadece geçici bir süre için duraklatabileceğini bilenler stratejilerini küçülme yönünde değiştirmeye başladı; siyasilere yönelik güvensizliğin büyüyor ve küresel uzlaşmazlıkların derinleşiyor olması, kararlarını etkileyen yan faktörler oldu. Her hafta, çok uluslu şirketlerin bu türden radikal kararları ile daha sık tanışmaya başladık. Orta vadeli küresel makroekonomik görünüme ilişkin beklentilerin olumsuzlaşma hızını yakalamak çok zorlaştı. Bu durumu görmezden gelmeye çalışanların hareket yetenekleri hızla eridi ve birbirlerine olan güvensizlikleri derinleşti!

Bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin küresel ekonomik koşullar iyi şeyler söylemiyor; bu olumsuzluklara rağmen, finansal eğilimlerin mevcut iyimserlikleri koruyabilme şansı da pek bulunmuyor! Salgında ikinci dalga devreye girmiş iken, G20 ekonomilerinin finansal ve ekonomik zorlamaları pek bir işe yaramayabilir! Riskten kaçınma eğiliminin güçlü bir şekilde geri dönmesi, bunu duraklatmaya çalışan tüm kesimleri çok daha farklı tercihlere zorlayabilir!

Çok yüksek düzeyli belirsizlikler ve sistemik kırılganlıklar nedeniyle, yatırım eğilimi hızla zayıflıyor. Küresel düzeyde küreselleşmeden korumacılığa geçişin güçleneceği yönündeki algılar ise küçülmeyi teşvik ediyor. Küresel tüketim ise bir yandan salgına bağlı faktörler diğer yandan ekonominin ağırlaşmış sorunları nedeniyle hayal tacirlerini kesinlikle desteklemiyor. Yaşamakta olduğumuz adı konmamış bunalımın, güçlenerek daha yıkıcı olması olasılığı güçleniyor.

Küresel eğilimlerin sürdürülebilir ve politikaların geleneksel olmaktan çıktığı son çeyrek asır boyunca, etkili ve yetkili kesimler finansal eğilimleri yönlendirerek kaçınılmaz sonu ötelemeye çalıştı. Varlık balonculuğu, hesapsız ekonomik genişlemenin ve ağırlaşmış sorunların görmezden gelinen sebepleri oldu. Fakat artık ilişkiler bozuldu; ekonomik koşullara ilişkin beklentiler, finansal eğilimler üzerinden yönetilemiyor ve bol acılı yepyeni bir dönem bizi bekliyor! Son çeyrek asırdaki öncelikli tercihlerin, güçlü geri tepmelerin sebebi olma olasılığı güçleniyor! Ülkemizdeki kıdem tazminatlarını, balonculuğa meze yapmaya kalkışmak çok ciddi bir hata olabilir!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap