Fintek: Rekabet mi istikrar mı?

Ussal ŞAHBAZ
Ussal ŞAHBAZ Global İşler Ussal@me.com

Rekabet Kurumu geçen hafta ödeme hizmetlerinde finansal teknolojilere yönelik bir inceleme raporu açıkladı. Benzer raporları daha önce İngiltere, Avustralya, Hollanda, Portekiz gibi ülkelerin rekabet kurumları da açıklamıştı. Hatta İngiltere’deki rapor bankaların ödeme şirketlerine müşteri veri tabanlarını standart yollarla açarak bu işlerin gelişmesinin önünü açmıştı. Bizim raporun da son derece kaliteli olduğunu söyleyebilirim. Ödeme işlerinde rekabet ve inovasyon nasıl artırılır tek tek öneriler var. Rekabet politikasıyla ilgilenmeyip sadece bu fintek işleri neymiş diye merak ediyorsanız bile okumanızı öneririm.

Peki şimdi ne olacak?

Rapor yayımlandı, peki şimdi ne olacak? Türkiye’de finansal teknoloji işlerinin regülasyonu kurumlar arasında parçalara ayrılmış durumda. Ödeme şirketlerinin regülatörü Merkez Bankası, dijital bankaların BDDK. Şimdi kripto varlık borsalarının SPK tarafından regüle edilmesi tartışılıyor. Kara para aklama işlerinin önlenmesi MASAK’ta. Mesela Almanya’da bu işlerin hepsini BaFin yapıyor. Farklı regülatör kurumların arasındaki koordinasyonun ülkemizde finansal teknolojilerin önünü açmak yönünde mi bu işleri frenlemek yönünde mi olacağını göreceğiz.

Türkiye’de regülatörler istikrarı inovasyona tercih ediyor

2021 yılının sonunda yayımlanan dijital bankalara ilişkin BDDK mevzuatı ve ödeme kuruluşlarına dair uzun süredir beklenen Merkez Bankası mevzuatı, regülatörlerin tercihlerinin rekabet/inovasyondan ziyade istikrardan yana olduğunu gösterdi. Bu tercih ne demek? Regülatör kurumlar bir pazara giriş engellerini azaltır, yeni teknolojik firmaların önünü açar, tüketici tercihini artırır. Hal böyle olunca hızlı büyümenin sonunda öngörülemeyen riskler ortaya çıkar. Bu sebeple regülatörlerin yeni teknolojileri anlaması ve riskleri sıkı takip edip, anlayıp, müdahale etmesi gerekir. Alternatif olarak, regülatörler baştan işleri sıkı tutar, “olgun” sektörlerle iş yapar, yenilikler tüketici ile buluşamaz.  Hal böyle olunca, bir risk de oluşmaz. Çok öğündüğümüz 2008 küresel krizinde finansal sistemimizin güçlü olmasının temel nedeninin aslında finansal sistemimizin bankaların domine ettiği ilkel bir sistem olduğunu, tüketicilerimizin gelişmiş ülkelerdeki birçok türev ürünü hiçbir zaman kullanamamaları olduğunu unutmayalım.

Çin: Benim kontrolüm dışında inovasyon yapılamaz

Çin de mesela geçen sene kendi fintek şirketlerinin çok büyüdüğüne ve risk oluşturduğuna karar verip, dünyanın en büyük halka arzlarından birini yapacak olan Alibaba’nın fintek kolu Ant Financial’a mühadele etti. Şimdi bu şirketi devletin ortak olduğu bir yapıya çeviriyorlar. Çin Komünist Partisi, “toplum için neyin doğru neyin eğri olduğunu ben bilirim, iktisadi tercihlerin en önemli iletim kanalı olan finansal sistem içinde de benim kontrolüm dışında inovasyon filan yapılamaz” diyor. Benzer eğilimler Rusya’da da var. Bizim de fintek işlerinde batı ülkeleri gibi rekabet ve inovasyonu mu yoksa, Çin ve Rusya gibi istikrarı mı tercih edeceğimize karar vermemiz gerekiyor.

Raporda ‘big-tech’in fintek faaliyetleri de tartışılıyor

Raporda en çok hoşuma giden bölümse büyük teknoloji şirketlerinin fintek faaliyetlerine dair rekabet politikası açısından nasıl düşünmek gerektiğinin tartışıldığı son bölüm oldu. Benim “dijital kodamanlar” dediğim bu şirketlerle ilgili Türkiye’de bir kamu kurumu tarafından ilk defa ciddi iktisadi bir tartışma yapıldığını görüyorum. Google, Facebook, Apple ve Amazon ellerindeki tüketici verisiyle bugün tüm finansal kuruluşlarımızın tozunu attırabilecek, kendilerine konabilecek kuralları da –başka konularda gördüğümüz gibi– hiçe sayabilecek konumda. Bu durum başka ülkeler için de geçerli. Geçen hafta Kore’de yeni bir kanun çıkarılarak Google ve Apple’ın uygulama içi satışlardan aldığı %30 komisyona alternatif satış kanalları açılabilmesi serbest bırakıldı. Hollanda’da rekabet kurumu bu hafta benzer bir karar verdi. Avrupa Birliği benzer bir inceleme başlattı; ABD’de aynı yönde mahkeme kararı var. Artık Google’ın Deli Dumrul gibi köprünün (uygulama dükkânı) başına oturup haraç kesmesi mümkün olmayacak. Bizde de yeni e-ticaret düzenlemeleri yapılırken benzer kurallar konması yerinde olacaktır. Ancak bu şirketlerle mücadele edebilmemizin en etkin yolu, kendi fintek ekosistemimizi daha rekabetçi hale getirmek, fintek şirketlerimizin daha güçlenmelerinin ve yatırım almalarının önünü açmak. Rekabet Kurumu raporunun önerileri ne ölçüde hayata geçecek göreceğiz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kaplan devri bitti mi? 13 Mayıs 2022