Fırsat eşitsizliği ile rekabetçilikten uzaklaştırdığımız gençler ve sonrası…
Yüksek faize;
Alım gücündeki daralmaya;
Yüksek işsizliğe;
Sıkılaştırılmış ve daha da sıkılaşacağı bilinen ekonomiye rağmen, tüketimdeki artış rekorlar kırmaya devam ediyor…
***
Üstelik…
Tüketimdeki bu artışa, “borçlanma” ve “kredi kartları” aracılık ediyor…
***
“Gelirin üzerinde”, plansızlık alışkanlığı ile yapılan harcamalar, bankaların takipteki alacaklarını da büyütüyor…
***
AVM’lerde ve yiyecek/içecek dükkânlarında yapılan kredi kartı işlemleri;
Ve harcama hacmindeki rekor artış farklı ve sorgulanması gereken, ayrı bir yazı konusu…
Pazartesi günü “şehirlerde ekonomik hayatı canlandırmak için kurulan verimsiz üniversiteler” başlığı ile anlatmaya çalışacağım…
***
2000’li yılların başları…
“Dünyanın 100 entelektüeli” listelerinin ilk sıralarında yer alan Profesör Umberto Eco…
***
“Sadece tüketen değil, icat/ keşfedip, geliştiren, üreten gençlik için ne yapılmalı?” sorusunu, şöyle yanıtlıyor Eco:
“Günümüz sisteminde, 40 yaşına gelmesine rağmen olgunlaşma evresinde olan öğrenciler görmek mümkün…
Bu benim neslim için oldukça olağandışı…
Biz 22 yaşına geldiğimizde, üniversiteden ayrılıp gerçek hayata atılmak zorunda kalırdık...”
VELHASIL
“Rekabetçi yapı” ekonomileri ya kalkındırıyor ya da eritiyor…
Kalkındıran yapının temelini eğitim; kalkınamayan yapının temelini ise “evrensel olmayan eğitim” sağlamlaştırıyor…
***
Örneğin, gençlerin en verimli çağını geçirdikleri, uzun eğitim süreci…
***
Nedenini de yorumluyor Eco:
“İnsanların, çok daha etkili ve hızlı şekilde eğitilmeleri mümkündür…
Çok önemli bir bilgisayar şirketi, üniversite mezunu olmayan birisini alıp ona 6 ay içinde bilgisayar dilini öğretebilir…
Üniversitelerin bu kadar uzun soluklu olması gereksiz…
Üniversite öğrencisi olduğunuz sürece, iş dünyasında rekabet edemezsiniz…”