Flört yemekleri bitti, patron yöneticisini görmeden işe alıyor

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Pandemi ile birlikte birçok alanda olduğu gibi transfer dünyasında da oyunun kuralları yeniden yazılıyor. Patronla sürekli gittiği mekanlarda bir araya gelme çabaları, defalarca yapılan buluşmalar, hatta patrondan önce birlikte çalıştığı beyin avcısı ile yürütülen fiziki süreç artık yok. İşler uzaktan yapılabildiği gibi yöneticiler de uzaktan seçiliyor. Yeni normalin transfer iklimini değerlendiren global yönetici yerleştirme ve danışmanlık şirketi Egon Zehnder’in Türkiye CEO’su Murat Yeşildere çarpıcı açıklamalarda bulundu. Artık eskisi gibi adaylarla uzun flört yemekleri, buluşmalar yaşanmadığını söyleyen Yeşildere, “Artık üst düzey yöneticileri ne biz görüyoruz ne de patronlar. Patronlar buluşmadan yönetici seçiyorlar. Geçtiğimiz günlerde bunun bir örneğini bir bankaya genel müdür yardımcısı yerleştirirken yaşadık” dedi.

Küresel alımın ön buluşma yeri İstanbul oldu

Yeşildere’nin verdiği bilgilere göre yönetici işe yerleştirme piyasasında 2020’nin mart-mayıs döneminde bir durgunluk yaşandı. Arkasından yaz aylarında bu travmayı atlatmaya başladıklarını söyleyen Yeşildere, çalışmalarının büyük kısmını online yürüttüklerini belirtti. Yeşildere, “Önceden sürekli seyahat vardı. Bu bizim daha az sayıda adayla görüşmemize izin veriyordu. Şimdi ise aynı pozisyon için günde 6 görüşme yapabiliyoruz. Süreç çevrimiçi dönüyor. Oturuşunu, tavrını göreyim, yemekte buluşayım gibi talepler artık söz konusu değil. Bu hem aday sayısını artırıyor hem de uluslararası fırsatları artırıyor” diye konuştu.

Online yönetici seçme durumunu tercih etmeyen, hala mutlaka bir araya gelmek isteyen patronlar da olduğunu belirtti Yeşildere. İstanbul’un coğrafi konumunun bu alanda da ortaya çıktığını dile getiren deneyimli beyin avcısı kıtalar arası aday görüşmelerinde İstanbul’un buluşma noktası olarak tercih edildiğini vurguladı. Dedi ki; “Adaylar ve patron farklı kıtalardan olduğunda İstanbul’un önemi artıyor. Türkiye, zaman dilimi olarak da kimseye çok dezavantajlı gelmiyor. Temmuz ayında Hindistan’dan bir şirket CEO alımı için son üç adayla buluşacaktı. Biri ABD, biri Almanya biri de İngiltere’den olan bu adaylar ülkelerinden çıktıkları taktirde sıkıntı yaşayacaklardı. Türkiye bu anlamda hepsini buluşturan ve riski daha az kabul edilen bir konumdaydı. Her birine buradan otel ayarlandı. Hindistan’dan patron geldi. Adaylarla görüşüldü ve biri seçildi.”

Türklerin “yılmazlık kasları” çok güçlü

Pandemide uluslararası görevlerde bulunan “expat” adındaki yöneticilerin de çalışma biçimlerinin değiştiğini belirten Murat Yeşildere, artık bu görevlerde bulunan kişilerin ülkelerine döndüklerinin altını çizdi. “Expat denilen yöneticilere verilen paketler küçüldü. Türkiye’den Japonya’yı yönetmek mümkün hale gelince expat’ın anlamı da kalmadı. Ömünüzdeki 2-3 yılda bu pozisyon aşağı yönlü olacaktır” diyen Yeşildere, dijital kuralların arttığı çalışma dünyasında Türk yöneticilerin avantajlarını şöyle anlattı:

- Sadece mekan esnekliği değil, zaman esnekliği de iş hayatını ele geçirmeye başladı. Ancak burada sorun, ülkeler arasındaki zaman dilimi. Global şirketlerde Türk yöneticiler bu açıdan avantajlı çünkü Türkiye iki zaman dilimine de çok uzak değil. Bu da hemen fark edildi.

- Türk yöneticilerin küresel şirketlerde bölgesel rolleri arttı. Bunu daha çok içeriden atamalarda görüyoruz. Bunun nedenlerinden biri de Türk yöneticilerin “yılmazlık kaslarının” güçlü olması. İngilizcede “resilience” denilen kavramın karşılığı olarak bunu kullanıyoruz. Bu sadece dayanıklılık değil, vazgeçmemek ve krizin içindeyken de atak yapabilme becerisi.

‘Tükenmişlikte zirve yakındır’

İş hayatında bir fırsat gibi görülen mekan ve zaman esnekliğinin aslında yaklaşan bir krizin de işareti olabileceğini belirtti Murat Yeşildere. Adını da “Tükenmişlik krizi” koydu. “Çalışma dünyasında tükenmişliğin zirve yaptığı iki dönem var: Bilgisayarın iş hayatına girdiği 1970’ler ve cep telefonlarının yarattığı 1990’lar. Şimdi esnekliğin yarattığı yeni bir zirveye doğru gidiliyor” diyen Yeşildere’ye göre yeni bir kriz çok da uzak değil. Şu andaki çalışma şartlarının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan ünlü beyin avcısı, tüm kuralların sıfırlanması ve yeniden yapılanması gerektiğinin altını çizdi. Aslında Murat Yeşildere’ye göre bu sıfırlanma zorunlu: “Çünkü yeni nesil ‘günümün 12 saatini rahat geçirmek için 12 saat çalışmalıyım’ mantığının arkasında yaşamsal bir anlam arıyor. Onlar bizim gibi 12 saatlik çalışmayı rahatça 16 saate çıkarmayı kabul etmiyor. O zaman geri kalan hayatın anlamını sorguluyor. Bu neslin yeteneklerini kaçırmamak adına şirketlerin yeni kurallar getirmesi gerek.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar