Fon dünyasında çürük elma temizliği
Bu hafta Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından her yıl düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin 9.’su vardı. Bazı yıllarda bu kongreye ben de iştirak ettim. Gerek konuşmacıların kalitesi, gerek programın geniş kapsamı her yıl olduğu gibi bu yıl da üst seviyedeydi.
Devlet ricalinden de üst seviyede katılım gerçekleşti. Hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hem de SPK Başkanı Ömer Gönül kongrede konuşmalar yaptılar. Ama ne konuşmalar. Birçok şey söylenmiş olsa da ana mesele; piyasada gerçekleştirilen manipülasyonlar ve bu manipülasyonların da fonlar üstünden gerçekleştirilmesi. Bu kapsamda manipülasyonla mücadele edileceği ve cezaların artırılacağı belirtildi.
Kongredeki geniş katılım sebebiyle muhtemelen Sayın Bakan’ın ve Başkan’ın bu sözlerine muhatap olan kişiler de o esnada salondaydı. O anda neler hissettiklerini merak ediyorum. “Yine dağ fare doğurur, korkacak bir şey yok, daha öncekilere ne oldu ki bize ne olacak!” mı dediler, yoksa “Bu defa durum ciddi galiba, işimiz zor! mu dediler?
Anladığım kadarıyla SPK yapılan manipülasyonların farkında, kendi yetkisi dahilinde bu kapsamda cezalar da veriliyor. Daha yakın zamanda birkaç portföy yönetim şirketinin aldığı cezaları haftalık bültenlerde gördük. Fakat mevzuattaki cezaların yeterli olmadığı ve bunların artırılması gerektiği düşünülüyor. Kolay değil ama umarım bir temizlik mümkün olur. Daha önceki örneklerde defalarca at izinin it izine karışmış olduğuna şahit olduk. Bu sebeple önceki cümledeki “kolay değil” ibaresini kullandım.
Bilgi ve işlem bazlı dolandırıcılık
Manipülasyon dediğiniz iki şekilde yapılabiliyor. Biri; “İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı” diğeri; “Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı”. İlkinde suni fiyat hareketleri yaratılıyor, ikincisindeyse yanıltıcı bilgi üzerinden dolandırıcılık gerçekleştiriliyor. Maalesef sosyal medyanın yatırım kararlarında bu kadar ön planda olduğu bir dönemde bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığının gerçekleşmesi adına birçok kişi bilerek ya da bilmeyerek alet oluyor. Yatırımcıların bu konuda azami dikkat göstermesi gerekiyor. İşte bu tarz dolandırıcılıkların mağduru olmamak için fonlar üzerinden yatırım yapmak daha güvenli. Şimdi ben bunu söyleyince siz de SPK Başkanı’nın dahi dolandırıcılık yapan fonlar var dediği hafta bunu söylemek biraz garip değil mi diye soracaksınız.
İşte işin kritik kısmı da burası. Birkaç tane fon yöneticisinin yaptığı manipülasyonların Türkiye fon dünyasının tamamına zarar vermesine izin vermemek gerekir. İşini layıkıyla yapan fon yönetcilerini töhmet altında bırakmamak gerekir. Bu kapsamda sistemdeki “doğru” kurum ve kişilere de iş düşüyor. Kendi içlerindeki çürük elmaları temizlemek üzere ellerinden geleni yapmalılar. Bazı yöneticilerin bu konuda son dönemde daha fazla ses çıkardığını görüyoruz. SPK Başkanı’nın çıkışıyla beraber bunların sayısının artması olası.
Alt limit yükseltilmeli
Manipülasyon olduğu iddia edilen fonların büyük kısmı, belki de tamamı serbest fonlar. Serbest olmayan fonlarda zaten SPK’nın bazı kısıtları var ve bu sebeple portföy yöneticileri istedikleri şekilde hareket edemiyor. Serbest fonlar üstünden manipülasyon yapılabilmesinin en büyük ön koşulu da bu fonlara yatırımcı ilgisinin yüksek olması. Öyle ya bir dolandırıcılığın sürdürülebilmesi için sürekli bir nakit akışının sağlanması gerekiyor.
Türkiye’de nitelikli yatırımcılar serbest fonlara yatırım yapabiliyorlar. Buradaki tutar alt limiti de 1 milyon TL. Bu tutar enflasyon dikkate alındığında oldukça düşük kaldı. Alt limit 5-10 milyon TL seviyesine yükseltilirse hem küçük yatırımcının mağduriyetinin önüne geçilmiş olunur hem de manipülasyon eylemi şimdiki kadar k olay yapılamaz. Ceza artırımlarının yanına bu düzenlemeyi de koyup işe başlanabilir.