Fransa, İtalya ve İspanya’ya ihracat hızlandı, moda merkezi de olur muyuz? 

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Osmanlı’dan beri Türkiye’nin sanayileşme hikâyesinde çok önemli roller üstlenen Eskişehir’in 11 aylık ihracatı 1 milyar 36 milyon dolar oldu. Eskişehir’in ihracatını en çok artırdığı ülkeler ise ABD, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya gibi hazır giyim ve moda alanında çok güçlü olanlar. Eskişehir’in ihracatı, Fransa’ya yüzde 64, İtalya’ya yüzde 53,5 ve İspanya’ya yüzde 60 arttı. Sektörler bazında bakıldığında ise savunma ve havacılık, kimyevi maddeler, makine ve aksamları, iklimlendirme ürünleri ile otomotiv sanayisinde çok güçlü olduğu görülen Eskişehir, bu nedenle görece zayıf kaldığı tek ana sanayi kolunda hazır giyimde de atak yapmak istiyor.

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, İstanbul’un da gücünden yararlanarak ‘moda merkezi’ olmayı hedeflediklerini söylüyor. Bu amaçla 8 ay önce Fashion Eskişehir projesi için Ticaret Bakanlığı ve Eskişehir Teknik Üniversitesi ile yola çıktıklarını ve düzenledikleri moda ve tasarım yarışmasına ülke genelinden 340 genç moda tasarımcısının katıldığını belirten Güler, 15-16 Ocak’ta gerçekleşecek finalde, 15 genç tasarımcının gelinlik, abiye ve günlük giyim koleksiyonlarının yarışacağını, 3 kategoride birincilere 50 bin, ikincilere 30 bin ve üçüncülere de 15 bin lira ödül verileceğini belirtiyor. ETO Başkanı Güler şöyle özetliyor uzun soluklu yeni projenin gerekçesini: “Ana temamız ‘yenilikçi geçmişin gücü’ oldu. Çünkü Eskişehir, çok köklü ve başarılı bir geçmişe sahip olduğu sanayide, ihracatta başarısını sürdürüyor. 3 üniversitemiz, 100 bin öğrencimiz var. Yılda 2,5 milyon ziyaretçi alıyoruz. İhracatta hedef kısa sürede 3 milyar dolara ulaşmak. ABD en büyük pazarımız ardından Avrupa geliyor ve en büyük ihracat kalemimiz de savunma sanayi. Eskişehir marka şehir olmayı büyük ölçüde başardı. Şimdi buna moda ve tasarımı da ekleyip birçok konuda ulusal ve uluslararası markalar çıkarmak istiyoruz. Erkek giyiminde dünya markası çıkardık. Kadın giyiminde de bunu başarmalıyız. Eskişehir’de 700’e yakın mağazamız, 150 kadar da tasarım ağırlıklı üretim yapan atölyemiz var. Yarışmamızda dereceye girecek gençlerimize yurt dışında eğitim desteği de vereceğiz. Ülke genelinde bu konuda büyük potansiyel olduğunu ama destek açısından da büyük bir eksiklik olduğunu gördük.”

Kongre Merkezine destek için Rahmi Koç’u nasıl ikna ettim?

Eskişehir’in, Anadolu’nun ortasında ‘yaşanacak şehir’ olarak öne çıktığını vurgulayan ETO Başkanı Metin Güler, “Hızlı tren projesinin kalbi olduk, yakında Sivas da bağlanacak. Hedefimiz yolcuyu Eskişehir’de indirmek ve şehrimizi gezdirmek. Çok sayıda vilayetimizin insanı Eskişehir’de aradığını buluyor” derken, şehrin alt yapı ve üst yapısını büyük ölçüde tamamladığını da belirtiyor. Başkan Güler, kongre merkezi inşasında Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç’un da maddi desteğini aldıklarını hatırlatarak şöyle konuşuyor: “Malum, Koç’un, ilimizde önemli sanayi tesisleri var. 2016’da kongre merkezi için dosyamı hazırladım ve Sayın Rahmi Koç’u ziyarete gittim. Ekibiyle, toplantı yaptık. Amacım Kongre Merkezi projemize destek almak ve bu vesileyle merhum Vehbi Koç’un adını vermekti. Eskişehir’e büyük sanayi yatırımları yaptıklarını ama bunun ötesinde Eskişehir’e Koç adını taşıyan bazı sosyal yatırımların da yapılması gerektiğini anlattım. Kendisi her zamanki ciddiyetiyle dinledi ve olumlu karşıladı ve proje maliyetinin çok önemli bir kısmını karşılayacak kadar bağış yaptı. Biz de o dönemde Kalkınma Bakanlığı’nın büyük desteği ile inşasına başladığımız kongre merkezimize merhum Vehbi Koç’un adını verdik.”

Almanya’ya giden CEO 100 milyonluk yatırımla döndü

ODTÜ mezunu Şevki Kuyulu, 2001 krizinde gittiği Almanya’da ETH AG’nin CEO’su oldu. 16 yıla yakın birlikte çalıştığı Rainer Zimmerman ile telekom sektöründe şirketler kurup, büyütüp sattı. Sonra Zimmerman ile Esor Investments’ı kurdu. 5 yıldır iki ortak Türkiye’de start up girişimlere yatırım yapıyor. Şu ana kadar Türkiye’de 100 milyon liralık yatırım yaptıklarını söyleyen Kuyulu, “Yatırım yaptığımız şirketlerin büyümesi için elimizden gelen desteği de veriyoruz” diyor. Esor’un, iki ortağın öz kaynağı ile yola devam ettiğini anlatan Kuyulu, şöyle konuşuyor: “Yatırım yapacağımız şirketler için teknoloji ile bağlantılı ya da teknoloji şirketi olma ön koşulumuz var. Bölge odağımız Türkiye ve Almanya. Diğer yatırımcılardan farkımız, yatırım yaptığımız şirketleri sadece sermaye olarak değil, organizasyon, strateji, uygulama yoluyla da destekliyoruz.”                

Hangi şirketlere ne kadar yatırım yaptılar?

Büyümenin motorunun start up’lar ve teknoloji olacağına inandıklarını vurguluyan Kuyulu, bu güne kadar yaptıkları yatırımları şöyle özetliyor: “Türkiye’de ilk yatırımı Arute Solutions’a yaptık. Bankalar için ATM ve şube nakit optimizasyonu, rotalama çözümleri sunuyor. Bu şirkete 4 milyon dolarlık yatırım yaptık. Bir diğer yatırımımız Segmentify. Bu şirket e-ticaret satışlarını arttırmak için alışveriş deneyimi yaratılmasını sağlıyor. Buraya yatırımımız 2,7 milyon doları geçti. Üçüncü yatırımımız ise Prisync oldu. Bu şirket ise bir e-ticaret sitesinin rakiplerinin uyguladığı fiyatları takip etmesini ve kendi fiyatlarını buna göre ayarlamasını sağlıyor. Yakında sattığımız Marketyo’nun da ilk baştan beri tek yatırımcısı biz olduk. 350 bin dolarla başladık. 4 yılda toplam yatırım 4 milyon doları buldu. Şirket, hedeflediğimiz düzeye geldi. Delivery Hero’ya sattık. Türk mühendislerine güveniyoruz ve Türkiye’ye yatırım yapmaya devam edeceğiz” diyor.

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar