Freni patlamış kamyon gibiyiz

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Havaların ısınması ile birlikte, İstanbul'da yaşanabilecek muhtemel su sıkıntısı haberleri manşetlere çıkmaya başladı. İstanbul'a su sağlayan barajlardan toplam 260 milyon metreküp kapasiteye sahip Alibey, Kazandere, Papuçdere ve Istranca barajlarında, yalnızca 3 milyon 300 bin metreküp su kaldığı bildirildi. Suyu çekilen bu dört barajdan bir haftadır su alınamadığı, su seviyesi giderek düşen bu barajların birkaç hafta içinde tamamen kuruyacağı yazıldı, tartışıldı. İstanbul'da durum böyleyken, dünyada durum nasıl, biliyormuyuz?

Dünya ısınıyor...

Birleşmiş Milletler'in "Dünya Su Gelişim Raporu" ile çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilere göre, dünyanın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı son yüzyılda 0,6 derece arttı. Bu artış çok küçük görünebilir, ancak işin aslı böyle değil. Tahminlere göre, yüzyılın sonuna kadar dünyamız 1,8 ila 4 derece arasında ısınacak, bu artışın etkisi ile deniz seviyeleri 28 ila 43 santimetre yükselecek. Buzulların tamamı yüzyılın ikinci yarısında eriyecek, bu durum iklim değişiklikleri ve tropikal fırtınaların artışına neden olacak.

Dünya 2 derece daha ısındığında su sıkıntısı başlayacak, Kuzey Amerika'da kum fırtınaları tarım yapılabilmesini engelleyecek. Sadece Peru'da bile, 10 milyon kişi su sıkıntısı çekecek. Denizlerdeki mercan kayalıkları yok olacak ve gezegendeki canlı türlerinin yüzde 30'u yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Isı artışı 5 dereceyi bulduğunda denizler 5 metre yükselecek, dünyanın yiyecek stokları tükenecek. 6 derece arttığında ise kitlesel göçler başlayacak. Yüz milyonlarca insan uygun iklim koşullarında yaşamak umuduyla göç yollarına düşecek.

Temiz su çok değerli olacak...

Aslında bu gün dünyada, sudan çok birşey yok gibi görünüyor. Yeryüzünün yüzde 70'i su ile kaplı, ancak bunun yüzde 97,5'i tuzlu su. Geri kalan suyun, ne kadarının temiz olduğu ise tartışma konusu. Her yıl kirli suların yol açtığı hastalıklardan iki milyondan fazla insan ölüyor, her sekiz saniyede bir bebek can veriyor. Gelişmekte olan ülkelerde yetersiz veya kirli su kaynaklı birçok hastalık, temel bir sağlık sorunu olmayı sürdürüyor. Halen tüm dünya da 1,2 milyar insanın içecek temiz suyu yok. Son yüzyılda dünya nüfusu iki kat, su tüketimi ise altı kat arttı. Küresel ısınma kadar, kirlenmiş sular da gerçek bir tehdit. Yaklaşık olarak bir litre atık su, sekiz litre temiz suyu kirletmekte. Bu gerçeği bildiğimiz halde kalkınmakta olan ülkelerdeki sanayi atıklarının yüzde 70'i, kanalizasyonun yüzde 90'ı doğrudan su kaynaklarına akıtılıyor.

Avrupa'da kişi başına günde 160 litre su tüketilirken, bu oran Somali'de 5-10 litre. Somali'de yaşayan ortalama vatandaş bu suya ulaşmak için kilometrelerce yol yürümek zorunda. Yıllık kişi başına en fazla tatlı suya sahip 3 ülke: Grönland 10 milyon 578 bin 950, Fransız Guyanası 736 bin 260, İzlanda 582 bin 190 metreküp. Yıllık kişi başına en az tatlı suya sahip 3 ülke ise: Kuveyt 8, Gazze Şeridi 41, Birleşik Arap Emirlikleri 49 metreküp. Petrol zengini ülkeler, gerçekten su fakiri.

Ülkemizde ise durum, her geçen gün daha kötüye gidiyor. Ülke olarak denizlerimizin, tarım alanlarımızın, ormanlarımızın, insanımızın kıymetini bilirken gösterdiğimiz performansı, temiz ve kullanılabilir tatlı su kaynaklarımız için de gösteriyoruz. Haberler ve istatistikler bunu gösteriyor. Yıllar boyu hiç bitmeyecek diye düşündüğümüz, bir çok değerimiz bitmeye yüz tuttu. Freni patlamış kamyon gibi gidiyoruz, nerede ve nasıl duracağımız meçhul...

 

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.079,97 -0,09 %
Dolar 47,0292 0,00 %
Euro 53,7651 0,10 %
Euro/Dolar 1,1422 0,01 %
Altın (GR) 6.156,98 0,71 %
Altın (ONS) 4.053,15 1,31 %
Brent 84,5930 2,14 %