GAP teşvikleri yeniden anlatılmalı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

AROLAT'tan / Osman S.Arolat GAP Eylem Planı, Devlet Bakanı Nazım Ekren başkanlığında yöre sivil toplum kuruluşlarının ve kent önderlerinin öneri ve istekleri de göz önüne alınarak, uzun tartışmalar sonunda ortaya çıktı. Başbakan önceki günkü takdiminde bunu yine Ankara merkezli hazırlanmış, siyasi lütuf içerir bir görüntüde sundu. O nedenle bu çalışmaya katkıda bulunan bölge insanları planın iyi olduğunu ama işlerliğinden şüpheleri olduğunu söyleyen değerlendirmeler yaptılar. O nedenle Ekren'in bölgede il il eylem planlarını ve takvimini değerlendirmesi, teşvikleri anlatması gerekiyor. Başbakan Erdoğan'ın GAP Eylem Planı'yla ilgili olarak önceki gün yaptığı açıklama sonrasında GAP Kalkınma Platformu içersinde Devlet Bakanı Nazım Ekren ile yaklaşık altı aydır ortak çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının temsimlcileri ve Güneydoğu Anadolu'daki oda başkanları, "umutlu olduklarını", ancak "planın içeriğinin tam açık olmadığını, henüz içinin doldurulmadığını, sanayi ayağının eksik olduğunu, bazı rakmamların abartılı ortaya konduğunu" söylüyorlar. Yeni, daha net açıklamalar bekliyorlar. Bu açıklamanın da Ekren tarafından en kısa zamanda yapılmasının ve bir an evvel 73 eylem planıyla ilgili çalışmaların ivme kazanması gerektiğini söylüyorlar. Dünkü değerlendirmemde de ortaya koyduğum gibi GAP Kalkınma Platformu raporunda yer alan yatırımı artırmak ve bölgesel gelişmeyi sağlamak için ortaya konulan beklentiler ve teşvik talepleriyle ilgili istemler konusunda da açıklamalar bekliyorlar. Tarımsal üretim için sulanabilir alanların genişletilmesinin büyük önemi olduğuna inançlarını belirtirlerken, bu parçalanmış toprak yapısıyla verim alınmasının zor olabileceğini, bu konuda çözümler üretilmesi yolunda girişimlerde bulunulmasını ve uygun teşvikler üretilmesini de öneriyorlar. Bunun için bir yandan kiralama sisteminin geliştirilmesi ve kolaylaştırılmasının gerektiğini söylüyorlar. Bir yandan da, koopernatifler ve işbirlikleriyle topraklarını aynı ürün ekimi için birleştirenlere kolaylık sağlanmasının faydalı olacağını belirtiyorlar. Tat konserve örneğinde olduğu gibi, bölgede geniş alan kiralamasıyla tarımsal üretim yapan ve üretimini kurduğu fabrikada işleyen büyük firma örneklerini artırıcı formüller bulunabilmesi de hem verimi artıracaktır, hem de katma değer artışını sağlayacaktır. Bölgede örgütlenerek ortak üretim yapılması ve büyük firmalarla işbirliği yaparak toprağın daha verimli kullanılmasının sağlanması da ayrıca desteklenmesi gereken bir konudur. Bu tür girişimler de kamusal destekler açısından önemle ele alınmalıdır. GAP mutlaka bölge insanının gelişimi ile birlikte düşünülmelidir. Bugüne kadar sulamaya açılan alanın, sulu tarımı bilmeyen ve öğretilmeyen kişiler tarafından salma su kullanımıyla 50 bin hektarı (Altıda bir) tuzlandırılmıştır. Önemli yatırımlarla sulamaya açılacakyeni alanlarda da yöre halkı sulu tarımı bilmemektedir. Bu nedenle mutlaka damlama sulama sistemleri desteklenirken, yapacakları tarım açısından insanlar da eğitilmelidir. Bölgede dokuz kentteki sanayi işçisi toplamı 89 bindir. Bunun önemli bölümü de Gaziantep'tedir. O nedenle önceki gün Başbakanın söylediği gibi GAP'a yapılacık yatırımla 3 milyon 800 kişilik istihdam yaratılabileceğinden söz etmenin gerçekle ilgisi yoktur. Hedefsizlik nasıl toplumda olumsuzluklara neden olur, yılgınlık yaratırsa, abartılı hedefler de kısa süre sonra olumsuzluklara ve yılgınlıklara yol açar. Şimdi hemen yapılması gereken Nazım Ekren'in tek tek bütün illeri gezerek daha önce birlikte çalıştığı kişi ve kuruluşlarla o illerin eylem planlarını gözden geçirmesi, teşvikleri değerlendirmesi, yeni talepleri dinlemesi, yeni önerileri çalışmalarına katarak takvime bağlı eylem planlarını sunması gerekir. Ekren'in GAP Kalkınma Platformu'yla başlattığı çalışma, eski eylem planlarından farklı olarak yöre insanının içinde yer aldığı hissini veren bir çalışmaydı. Oysa Başbakan'ın bu planı takdimi yine tepeden, siyasal lütuf havası içersinde, detaylardan, teşvik bilgilerinden yoksun sunuldu. Yine Ankara merkezli bir görünüm aldı. Bir an önce bu durumdan kurtulmalı ve yöre halkının katılımıyla kent kent konu irdelenip eylemler başlatılmalıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar