Geleceğin iş modellerini tasarlarken en önemli odağımız insan olmalı

Fatoş KARAHASAN
Fatoş KARAHASAN Markalar & İçgörüler fkarahasan@gmail.com

Pandemi sadece insanların değil, gezegenimizin de sağlığının ne kadar önemli olduğunu üzücü bir biçimde kanıtlamaya devam ediyor. Hastalıkla mücadele devam ederken, dünyanın dört bir yanında sel, kuraklık ve fırtınalar can ve mal kaybına neden oluyor. Sosyal sorunlar artıyor. Bu ortamda, özel sektör kuruluşları sürdürülebilirlik çalışmalarına ağırlık vermek zorunda olduklarını bir kez daha açık bir biçimde görüyorlar.

15 yıldır sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlarına devam eden Borusan Holding bu bağlamda örnek kuruluşlarımızdan birisi. Borusan Holding İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş’le, kuruluşun faaliyetlerini konuştuk. “Geleceğin iş modellerini tasarlarken en önemli odağımız insan olduğunu biliyoruz” diyen Nursel Ateş’le yaptığımız bu çok kapsamlı görüşmeyi bir vaka analizi olarak Dünya okurlarıyla paylaşmayı diliyorum.

COVID pandemisi, iklim krizleri gibi sorunlar sürdürülebilirlik sürecini nasıl etkiledi, nasıl bir farkındalık yarattı?

Pandemi bize alışkanlıklarımızı gözden geçirme fırsatı verdi, farkındalık kazandırdı. Bir süredir yeni normalden bahsediyoruz ancak yeni normale geçiş yaparken eski normaldeki hataları düzeltmemiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir hayata evrilmemiz, alışkanlıklarımızı bu yönde değiştirmemiz ve kalıcı hale getirmemiz yaşanabilir bir gelecek için şart.

Günlük hayatımıza bakacak olursak bir fincan kahve için 130, bir pamuklu tişört için 2720 litre harcanıyor. Yani yarım bırakacağımız kahveyi içmeden veya dolabımızda onlarcası varken 1 tane daha tişört almadan önce 2 kez düşünmemiz gerekiyor. İhtiyacımız olmayan ürünleri almayı bırakıp geri dönüşüme odaklanmak, plastik kullanımını azaltmak, kullan at modelinden defalarca kullanılabilen modele geçebilmemiz gerekiyor.

Kurumlar açısından bakarsak pandemi, yıllar içinde yavaş yavaş yaşanacak dijital dönüşümü çok daha kısa bir sürede hayatımıza entegre etti. Uzaktan/evden çalışma modelleri çok daha yaygınlaştı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yapılan bir çalışmaya göre evden çalışma yaygınlaşırsa global düzeyde günde 250 bin varil, yılda 11,9 milyon ton yakıt tasarruf edilebiliyor ve karbondioksit emisyonları da 24 milyon ton azalabiliyor.

Yapabileceğimiz çok şey, değiştirebileceğimiz pek çok alışkanlık var. Bu bilince sahip olup ortak hedefe ilerlediğimiz sürece sürdürülebilirlik yolculuğumuzun çok daha anlamlı ve verimli olacağını düşünüyorum.

Borusan’ın sürdürülebilirlik yolculuğundan bahseder misiniz? Ne zaman başladı, kilometre taşları neler?

Borusan Grubu olarak geçmişten ve bugünden aldığımız ilhamla 200 yıllık bir şirket olma amacıyla sürdürülebilirliği gelecekte de anlamlı kalabilmek ve fayda sağlayan işler üretebilmek olarak görüyoruz. Sürdürülebilirlik özelinde, 15 yıllık bir geçmişimiz var. 2006 yılında “İnsan hakları, çalışma standartları, çevre koruma ve yolsuzlukla mücadele” konularındaki 10 maddeden oluşan Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İşbirliği Sözleşmesi imzalayarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki ilk adımımızı attık. Bundan 2 yıl sonra, 2008’de ilk sürdürülebilirlik raporumuzu hazırladık. 2009 yılında ise Türkiye Kalite Derneği’nin "Yönetim Kadının Hakkıdır" Bildirgesi'ni imzaladık. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Mücadele 2ºC Bildirisi'ni imzalayan ilk üç Türk şirketinden biri olduk. Üstelik bu tam 11 yıl önceydi. Daha pek çok ilke ve önemli projeye imza attık. 2020 yılına geldiğimizde ise Holding ve Grup şirketlerinin sürdürülebilirlik stratejilerini yeniden değerlendirerek dünyadan ilham alan, geleceğe ilham veren bir bakış açısı benimsedik ve 2021 yılı içinde önce Borusan Sürdürülebilirlik Rehberi’ni ardından da 10. Sürdürülebilirlik raporumuz olan Borusan 2019-2020 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladık.

Bu sene ilk kez Borusan Sürdürülebilirlik Rehberi’ni hazırladınız. Rehberle neyi amaçladınız? Rehberi hazırlamanızda son dönemde dünyada yaşanan süreçler etkili oldu mu?

Sürdürülebilirlik bir yolculuk, üstelik uzun bir yolculuk. Nasıl ki dünyamız bir günde bu hale gelmediyse yaşanabilir bir dünya inşa etmek de bir günde olmayacak. Önümüzde uzun, zaman zaman zorlu ancak sonunun da çok güzel bitmesini umduğumuz bir süreç var. Pandemi sürecinde tüm dünya olarak ne kadar zor şartlarla karşılaştığımızı hepimiz gördük ve tecrübe ettik. Fakat daha önce de bahsettiğim gibi, sürdürülebilirlik uzun zamandır gündemimizde olan bir konu. İçinden geçtiğimiz pandemi dönemi bizim için itici bir güç oldu. Var olan, devam ettirdiğimiz çalışmalara yeni bir yön vermemizi, daha sistematik ve stratejik bir şekilde ilerlememiz gerektiğini bize gösterdi.

Bu yolculukta ne kadar kalabalık olursak yürümek o kadar kolaylaşacak ve daha verimli bir hale gelecek. Rehberimiz de bu amaca hizmet ediyor. Hazırladığımız rehberle sürdürülebilirlik konusunda adım atmak isteyen paydaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve herkese kıymetli bir kılavuz sunmayı hedefledik. Bunu yaparken de evimiz dediğimiz dünyadan ilham aldık ve geleceğe ilham vermeyi amaçladık. Rehberimizde Grup genelinde sürdürülebilirlik konularının nasıl anlaşıldığına, bunlara nasıl yanıt verildiğine ve iyi uygulama kriterlerimizle birlikte örnek çalışmalara yer verdik. Aynı zamanda sürdürülebilirlik stratejimizi iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında Holding ve Grup şirketleri nezdinde somut hedefler koyarak, bu hedefleri takip eden yapıları oluşturarak iş modelimize entegre ediyoruz. Bu kapsamdaki çalışmalarımızı bugün ve gelecekte daha iyi, daha yaşanabilir bir dünyaya katkı sağladığımız yol haritamız olarak tanımlıyoruz.

İklim, insan, inovasyon odak alanlarında stratejinizi nasıl oluşturdunuz ve ne tür çalışmalar yapmayı hedefliyorsunuz?

Sürdürülebilirliği sadece çevre ve doğa odaklı değil çok daha kapsamlı bir şekilde ele alıyoruz. Gelecek için hayallerimizde yeşil bir dünyanın yanı sıra eşit hak ve fırsatlara sahip, teknoloji ve inovasyonu iş yapış şekillerinin merkezine almış bir toplum var. Bu nedenle odak alanlarımızı iklim, insan ve inovasyon olarak belirledik.

Borusan genlerinde yer alan topluma ve çevreye fayda yaratma ilkesiyle, en büyük paydaşımız olan gezegenimizden ilham alıyoruz. Yenilikçi fikirlerimizi, üretim becerimizi, yetkinliklerimizi ve yaratıcılığımızı iklim krizinin aşılması için kullanıyoruz. Bu nedenle iklim başlığı altında, sera gazı salımlarımızı sıfırlamayı amaçlıyoruz. Döngüsel iş modellerini öncelikli konularımız arasına ekleyerek, su ve atık konularında ekolojik ayak izimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Operasyonlarımızın bulunduğu sektörlerde karbon yoğunluğumuz çok yüksek olmasa da hem operasyonlarımız hem de değer zincirimiz için düşük karbonlu modeller üzerinde çalışıyoruz. 2030 yılına kadar karbon nötr olma hedefimizin yanı sıra plastik kullanımını azaltmak, karasal yaşamı desteklemek ve canlı türlerini korumak, karbonsuz ve döngüsel yeni iş modelleri geliştirme hedeflerimiz bulunuyor.

Bu çalışmalarımıza paralel olarak iklim krizine karşı sürdürülebilir ve inovatif çevre teknolojileri geliştiren sosyal girişim ecording ile anlamlı bir çalışmaya imza attık. Proje kapsamında, Orman Bakanlığı’nın belirleyeceği, ulaşılması zor bir bölgeye, ilgili bölgenin üretici kadınlarının emeğiyle hazırlanan tohum topları, ecording’in insansız hava araçları ile atılacak. Bu proje ile hedefimiz Borusan’ın 77. yılında 177 bin tohum topu atışı yaparak son 10 yılda yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarında 1,5 milyonu aşmak.

Paydaşlarınız için neler yapıyorsunuz?

Geleceğin iş modellerini tasarlarken en önemli odağımızın insan olduğunu biliyoruz. Çalışanlarımızdan, paydaşlarımızdan ilham alıyor, refah içinde ve eşit fırsatlara erişilebilen insan odaklı bir kurum kültürü yaratmak ve topluma fayda sağlamak için çalışıyoruz. İnsan odağında çalışanlarımızın iyi olma hali ve güvenli çalışma koşullarını sağlama konularını önceliklendiriyoruz. Geleceğin iş modellerine ulaşma yolunda yetenekleri yakalama ve elde tutma ile ilgili çalışmalar yürütürken sadece çalışanlarımız için değil, tüm toplum için sosyal faydayı önceliklendiren bir yaklaşım sergiliyoruz. Buna ek olarak, mesleki eğitim alanında hem yetkinlik geliştirme hem de özellikle toplumsal cinsiyet bağlamında fırsat eşitliği yaratma adına adımlar atıyoruz. Bu alanlarda şirketlerimizin ilerlemelerini takip ederken, farklı platform ve çerçeveler ile şirketlerimizin bu adımları atmalarını kolaylaştırıyor, sosyal faydanın tüm toplum katmanlarına yayılmasını sağlıyoruz. Verimli ve başarılı bir çalışma ortamı için eşitliğin de hayati önemi olduğunu düşünüyoruz. 2015 yılında hayata geçirdiğimiz Borusan Eşittir platformu da Borusan’da toplumsal cinsiyet eşitliğinin kurumsal ve bireysel düzeyde benimsenmesi ve içselleştirilmesi gerektiği inancıyla kuruldu. Borusan Eşittir çatısı altında pek çok eşitlik odaklı çalışmayı hayata geçirdik. Cinsiyet Gözlüğü ile iş yaşamında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açan görünmez bariyerleri mercek altına alarak bu konuda çözüme katkıda bulunmayı hedeflerken Sevgi Dilde Başlar projemiz kapsamında “İş Yaşamında Ayrımcılık İçeren Söz ve Davranışlardan Kaçınma Rehberi” yayımladık. Bu çalışmanın bir uzantısı olarak “Cinsiyetçiliğin Adını Koy” kampanyasını yaptık ve hazırladığımız video ile cinsiyetçi sözcük ve yaklaşımlara, cinsiyetçi kültürün yarattığı sorunlara dikkat çektik.

İnsan odağındaki hedeflerimizde toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili farkındalığı artırmak, İSG kültürünü yaygınlaştırarak sağlıklı, mutlu ve güvenli çalışma ortamları yaratmak, yetenek yönetimi hedefleri belirleyerek yetenek çekme ve elde tutma stratejileri oluşturmak bulunuyor.

İnovasyon yatırımlarınız da sürüyor...

İnovasyon bizim için gelecekte de anlamlı kalabilmek için bir araç. Tüm organizasyonel yapılanmamızda bu aracı kullanarak hareket ediyor, faydanın artarak büyümesine çalışıyoruz. İnovasyon bileşeni ile özellikle iş süreçlerinin dijitalleşmesi sayesinde üretilecek çevresel ve sosyal faydayı belirgin hale getirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik için inovasyon pratikleri geliştirerek iş modellerimizin sürdürülebilirliğini sağlamayı hedefliyoruz. Mevcut iş modellerinin ötesine geçmek ve geleceğin işlerini tasarlayabilmek için yenilikçiliği ve girişimciliği teşvik ediyoruz. Böylece henüz ortaya çıkmamış ihtiyaçları karşılayarak, yeni fırsatları yakalamayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilirlik inovasyonu ile çevresel ve toplumsal fayda yaratmayı, girişimcilik ekosistemini desteklemek ve ekosistemden fayda sağlamayı, çözüm üretmeyi hedefliyoruz.

Borusan Grubu 2019-2020 Sürdürülebilirlik Raporu’nu da yayınladınız. Borusan Grubu olarak sürdürülebilirlik performansınızı değerlendirebilir misiniz?

Bu çalışma ile onuncusunu hazırladığımız Sürdürülebilirlik Raporu’muzda faaliyet gösterdiğimiz üretim, makina ve güç sistemleri, otomotiv, lojistik ve enerji sektörlerinde 2019 –2020 yıllarını kapsayan sürdürülebilirlik çalışmalarımıza yer verdik. Raporumuz, çıktığımız yolculukta ne kadar ilerlediğimizi, geliştiğimizi gösteren özel bir çalışma. Nelerden ders alabiliriz, neleri daha iyi yapabiliriz gibi konularda bize eşsiz bir kılavuz oluyor. Borusan 2019-2020 Sürdürülebilirlik Raporu’muzda ise odak alanlarımızdaki performansımızdan da bahsetmek isterim:

İklim başlığında;

  • Yenilenebilir enerji üretimi ve iyi uygulama projelerimizle, 2019-2020 yılında 3.600 GWh temiz enerji ürettik.
  • Döngüsel ekonomi kapsamında Sıfır atık çalışmalarımızla yaklaşık 2,5 milyon ton çöpü geri dönüşüme gönderdik.
  • 2019-2020 yılında yaklaşık 1,8 milyon ton sera gazı emisyonunun salımını engelledik.
  • 2020 yılında Dip Temizliği Projesi ile Gemlik Körfezi’nde 131 kg çöp temizliği gerçekleştirdik.

İnsan odağında;

  • Üst yönetimde çalışan kadın sayısını %21 artırdık.
  • 2019-2020 yıllarında Borusanlıları ve ailelerini kadın-erkek rolleri konularında bilinçlendirme hedefiyle sınıf içi ve online seminerle yaklaşık 750 kişiye ulaştık.
  • Çalışanlarımıza mesleki ve kişisel gelişim konularında 2019 yılında toplam 400.000 saat eğitim verdik.
  • 2020 yılında çalışanlarımıza ve ailelerine 2.565 kez Avita Çalışan Destek Programı aracılığıyla 7/24 danışmanlık hizmeti sağladık.
  • 1.000’i aşkın Okyanus Gönüllü Borusanlılar, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda 59 projede yaklaşık 22.400 saat gönüllü olarak çalıştı.

İnovasyon alanında;

  • 2019-2020 yıllarında Ar-Ge faaliyetlerine 213,2 milyon TL yatırımda bulunduk.
  • 2019 yılında 85 yeni robotik süreç otomasyon robotunu devreye aldık. 120'den fazla yazılım robotunun ve yeni süreçlerin kullanıma alınmasının getirdiği hız ve verimlilik artışıyla birlikte yıllık 26 süreçle 27.000 saat iş gücü sağladık.

Bu sayılar bizim için aynı zamanda birer hedef. Gelecek yıl daha çok temiz enerji, daha fazla geri dönüşüm, üst yönetimde daha çok kadın lider, dijital dönüşüme, teknolojiye, inovasyona daha çok yatırım yapmak için kendimize verdiğimiz bir söz aynı zamanda. Her yıl bir önceki yıldan daha iyisini yaparak yaşanabilir bir dünya, çalışmaktan, üretmekten mutluluk duyacağımız, eşit hak ve fırsatların sunulduğu bir iş ortamı ve geleceği öngören projelere imza atmayı amaçlıyoruz.

Bu çalışmalar nasıl takip ediliyor?

Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ayağı yere sağlam basan, verimli işler olması için çeşitli metriklerle takip ediyor, bununla birlikte oluşturduğumuz komitelerle yakından izliyoruz. Bunun için Borusan Holding Sürdürülebilirlik Yönetişim Modeli’ni hayata geçirdik. Bu modelin de 4 bileşeni bulunuyor:

  1. Grup Sürdürülebilirlik Kurulu: Holding ve şirketlerin sürdürülebilirlik liderleri ve çalışma gruplarının liderlerinden oluşuyor. Bütüncül bir bakış açısıyla gelişmeleri takip edip, gerekli kararları alıyor. Özellikle sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolundaki ilerlemeyi takip ederek, trendler ve regülasyonlardaki olası gelişmeler hakkında yol göstericilik yaparken Grup genelinde sürdürülebilirliğin gelişimini sağlıyor.
  2. Holding Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu: Çeşitli birimlerinin temsilcilerinden oluşuyor ve ayda bir kez toplanarak gündemdeki maddeleri değerlendiriyor. Şirketlerin iletmiş olduğu gelişim raporları doğrultusunda gelişimleri takip edip, yönlendirmelerde bulunuyor. Ayrıca Holding sorumluluğundaki inisiyatifleri yönetmek, farkındalık ve iletişim ve organizasyonun sürdürülebilirliğe dair gelişiminden de sorumlular.
  3. Şirket Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu: Çalışma Grupları Genel Müdür veya İcra Kurulu seviyesindeki sürdürülebilirlik sponsoru, şirket sürdürülebilirlik lideri ve çalışma grupları temsilcilerinden oluşuyor. Her şirketin kendi sürdürülebilirlik gündemini takip eder, stratejileri içerisinde yer alan yıllık hedefler ve eylemler bağlamında performansı değerlendirerek başarıya ulaşmasını hedefliyor.
  4. Çalışma Grupları: AB Yeşil Mutabakatı ve Karbonsuzlaşma, Sürdürülebilir Finansman, Döngüsel Ekonomi, İş Sağlığı ve Güvenliği, Yetenek ve Borusan Eşittir Platformundan oluşan alt çalışma grupları ve komiteler, kendi gündemlerindeki sürdürülebilirlik konuları hakkında şirket çalışma gruplarını ve Holding Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’nu destekleyerek ortak konulara dair öğrenme, deneyim paylaşma ve şirketler arası ortak proje geliştirme ortamını oluşturuyor.

Tüm bu yapılar en üst noktada, çeyreklik bazda toplanan Borusan Grup Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu’na raporlama yapar ve bu toplantıların gündemlerini belirliyor.

Borusan EnBW Enerji gibi tamamı yenilenebilir enerji üreten şirket ile Borçelik, Borusan Mannesmann gibi ağır sanayide üretim yapan iştirakleriniz arasında dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Bir sanayi kuruluşu olarak sürdürülebilirlik konusunda çok çalışmamız gerektiğinin farkındayız. Grup şirketlerimizden Borusan EnBW Enerji, Türkiye’nin ve dünyanın sürdürülebilirliğine doğrudan katkıda bulunmayı temel öncelikleri arasına alıyor. Topluma ve çevreye en yüksek hassasiyeti göstererek ve temiz enerji üreterek fayda yaratıyor. Kaynağı doğal olarak yenilenen enerji yatırımlarımızla ve doğaya ve topluma duyarlı proje ve tesis yönetimimizle yeni nesillere sürdürülebilir bir gelecek sağlamayı hedefliyoruz. Borusan EnBW Enerji, yıllık 600 bin hanenin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılarken yenilenebilir enerji ile yapılan üretim sebebiyle yıllık 783 bin ton CO2 salımını engelliyor.

Bu stratejiyi tüm Grup şirketlerimizde de uygulamaya çalışıyoruz. İş süreçlerimizi doğa ve çevre dostu bir şekilde revize ederek etkimizi en aza indirmeyi amaçlıyoruz.

Örneğin Borusan Cat ile sürdürülebilirlik yaklaşımımızın “iklim” ve “inovasyon” odağında Revizyon Merkezleri ile fayda yaratıyoruz. Bu merkezler sayesinde makinaların ömrünü uzatıyor ve malzemelerin yeniden kullanımını sağlıyoruz. Borusan Cat’in Türkiye, Kazakistan ve Uzak Doğu Rusya’daki Revizyon operasyonları sayesinde, 2020 yılında 6.517 ton malzeme yeniden kullanılarak 62,40 milyon dolar katma değer yarattık.

Türkiye'nin ilk yeşil limanlarından biri olan Borusan Limanı ile enerji tüketimini azaltmak için eski teknoloji makinalar yerine daha az enerji tüketen çevreci makinaları operasyona dahil etmeye başladık. Bu sayede yüzde 80 oranında enerji tasarrufu sağlayarak karbon salımının azaltılmasını sağladık. Ayrıca Borusan Limanı'ndaki atıkların geri kazanımı ile yılda 10 binin üzerinde ağacı kesilmekten kurtarıyoruz.

Pandemi döneminde neler yaptınız?

Sürdürülebilirlik çalışmalarımız sadece iklim ve çevre odağıyla sınırlı kalmıyor. Stratejimiz doğrultusunda insanı ve inovasyonu odağımıza alarak hareket etmemizin bir sonucu olarak pandemi döneminde Borusan Mannesmann ile hayata geçirdiğimiz Sağlık Olsun projesi ile salgında çalışanlarımızın sağlık takibini yaptığımız bir mobil uygulamayı hayata geçirdik. Bu sayede, olası vaka durumlarını, çalışanlarımız henüz işe gelmeden belirleyebiliyoruz ve yayılımın önlenmesine destek veriyoruz.

Çelik üretiminde ham madde, ara mamul ve nihai ürünlerin lojistiği vinçlerle yapılıyor. Bu vinçlerin kontrolü ise oldukça zor. Ayrıca iş güvenliği açısından da yüksek risk oluşturuyor. Bu noktada, sürdürülebilirlik stratejimizin “insan” ve “inovasyon” bileşenlerinde sanal gerçeklik eğitimleriyle iş kazalarını en aza indirmiş oluyoruz.

Sürdürülebilirliği kapsamlı bir şekilde ele alıyor, farklı konularda ancak birbirini tamamlayan hedeflerle büyük resmi görmeye çalışıyoruz. Tıpkı bir yapboz gibi. Her parçanın bir görevi, orada olma nedeni var ve her parça resmin tamamlanması için önemli. Grup şirketlerimiz de görevlerinin bilincinde olarak kendi iş süreçlerine en uygun hedefi belirleyerek bu yolda ilerliyor. Tüm şirketlerimize baktığınızda ise bütüncül bir fayda yaratmaya çalıştığımız görülebiliyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar