9 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Gelir dağılımı bozuluyor ve kırılganlık artıyor!

Bu hafta içinde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan bazı veriler, 2020 yılına ilişkin belirsizliklerin azaldığı ve en kötünün geride kaldığı algısını besleyen bir görünüm sergilemiyor. Küresel koşullara ilişkin kırılganlıklar ile eğilimlerin sürdürülebilir olmayışı, siyasi baskı ve yönlendirmenin istatistiki veriler üzerindeki etkilerinin tahmin edilemez oluşu ve ağırlaşmış sorunlar ile mukayese yapılan dönemde ani duruş yaşanmış olmasına bağlı baz etkileri olumlu düşünmeye izin vermiyor.

Örneğin kasım ayına ilişkin Sanayi Üretimi, Perakende Satışlar ve Ciro Endeksleri güçlü bir toparlanma sergilemiş. Normal koşullarda birbirini teyit eden bu tür verilerdeki eğilimin bir süre daha devam etmesini beklersiniz. Fakat anormal sayılabilecek koşullarda ve yapay zorlamaların doğrudan ve dolaylı katkıları sebebiyle ortaya çıkmışlarsa durum farklılaşır; belirsizliğin çok yüksek olduğu endişesi güçlenir ve tedbirli olunması özel bir önem taşır. Çok özel sayılabilecek koşullarımız nedeniyle, aralık ayı Konut Satışlarının anormal bir sıçrama yapması ciddiye alınması gereken bir tuhaflıktır ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı endişesini güçlendiren bir anlam taşıyor olabilir!

Gerçeği ne oranda temsil ettiği pek belli olmayan rakamlar yerine koşullardaki anormallikleri ve olası yan tesirlerini irdelemek, başka bir deyişle görünümün arka planına yoğunlaşmak daha yararlı olabilir! Örtülü bir şekilde kurallı ve geleneksel anlayışın dışına çıkılması, ancak çok ciddi çaresizlik nedeniyle geçici olarak zorlanabilir ve sağladığı faydadan çok daha büyük yan tesirler üreterek kırılganlıkları beslediği için kesinlikle sürdürülebilir değildir. Bu durumu dikkate almadığı için aldanan veya aldatmaya çalışırken avlananlar, büyük istikrarsızlıkların gerekçesi olmaktan kurtulamayabilirler!

Geride bıraktığımız yılın ikinci yarısında para otoritemizin yönetiminde normal sayılamayacak bir değişiklik yaşandı. Kurumsal yapılar, görev tanımının dışına çıkarak daha farklı misyonlar üstlenmeye zorlandı; istikrar konusundaki görevlerin ihmali zorunlu hale geldi. Merkez Bankası’nın aktif kalitesi hızlanan bir şekilde bozulmaya başladı, maliyet kökenli enflasyon konusundaki sorumluluk kamu bankalarının üzerinde kaldı!

Mali sistem kredi genişlemesi ile büyümeyi desteklemeye memur edildi. Faizler yarı yarıya düşürüldü, kamu fonları sermaye piyasalarını desteklemeye zorlandı; üreten kesimler ağırlaşmış sorunların ve dengesiz eğilimlerin insafına terk edildi! Doping şeklinde müdahale yapılmayan alan kalmadı! Gelir ve servet dağılımını daha fazla bozarak istikrarsızlığı büyütebilecek tüm yanlışlar görmezden gelindi, bu açmaza neden düşüldüğünü hatırlamak kimsenin işine gelmedi! Sorunları kalıcı olarak çözmeden sergilenen tepkisel müdahaleler, yangına körükle gitmek ve aşırı doz doping kullanmak gibi tercihlerle eşdeğer nitelikteydi!

Görünümü kısmen de olsa düzeltebilmek için benimsenen yaklaşımlar, ekonomimizin zorlu koşullara direnebilme şansını hızla azaltıyor. Bu yılını ilk haftasında, ABD ile İran arasında yaşanan gerginlik sırasında bir çeşit stres testi yaşamak zorunda kaldık ve geniş kesimlerden saklanan bilgilere sahip olanlar panikledi! Daha sık yaşanması olası bu tür gerginliklere, hiç hazır olmadığımız gerçeği açığa çıktı. Benzeri durumlarda yeterli döviz rezervi kalmadığı için döviz kurları kontrol altında tutulamayabilir, Orta Doğu coğrafyasında daha sık gözlenen türde istikrarsızlıklar bizi de sarsabilir; bu olasılıktan kaçarken, bu olumsuzluğun gerçekleşme ihtimalini artıran yaklaşımlara abone olmak ise tanımı zor bir çaresizlik türüdür!

Geride bıraktığımız hafta içinde açıklanan veriler ve sonucun böyle olmasına yönelik tüm müdahaleler, gelir dağılımının daha büyük bir hızla bozulması sürecinde olduğumuzu düşündürüyor. Tüm kesimler, olumsuzlaşan koşullara direnmekte zorlanıyor; sorunlu kredi hacminin yeni rekorlara yelken açması olasılığı güçleniyor.

Aralık ayında Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi yüzde 2,17 oranında artmış; yıllık oran yüzde 16,07 ve ortalama yıllık ise yüzde 22,74 olarak gerçekleşmiş! İstihdamın fiilen daraldığını ve çoğu işletmenin asgari ücret artışı kadar çalışanlarına zam yapamayacak durumda olduğunu unutmayın! Bu açılardan bakınca Konut Satışlarındaki olağan dışı artış, gerçeği yansıtmıyor ve olumsuzluklara dayalı farklı sebeplerden besleniyor olabilir!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap