Gelir İdaresi mükellefin özel işini mi yapıyor?

Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE bumin.dogrusoz@dunya.com

Gelir İdaresi, özellikle beyan dönemlerinde AVM gibi bazı yoğun yerlerde stant açarak veya vergi dairlerinde masa kurarak mükelleflerin beyannamelerini doldurmalarına yardımcı olduğu veya yaşlıların veya hasta olanların evine memur göndererek beyannamelerinin hazırlanmasına ve verilmesine yardımcı olduğu hemen hepimizin malûmudur.

Öte yandan Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 6/2. maddesinde, vergilendirme işlemleri ve incelemeleri ile uğraşanların vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili özel işlerini yapmaları yasaklanmış ve bu yasağın ihlali aynı kanunun 363. maddesi ile yaptırıma bağlanmıştır.

Acaba gelir idaresinin bireylere sunduğu söz konusu beyanname doldurulması veya hazırlanmasına yardım hizmeti, söz konusu yasa maddesini ihlal eder mi ve suç oluşturur mu?

Bu soruyu Gelir İdaresi Başkanlığı’ndaki bir özel toplantıda da idari titizlik gereği bana danışmışlardı. Ne ilgisi var gibilerinden yanıtlamış ve unutmuştum. Geçtiğimiz günlerde bir makalede(1) katılmadığım şekilde bu konuya tekrar rastlayınca, ben de görüşümü yazayım dedim.

Yazarı değerli bir YMM olmakla birlikte hukukçu olmayan makalede kısaca “Bu yerlerde beyanname vermekle yükümlü olan mükelleflere ulaşılması ve gönüllü uyum anlamında vergi toplama amacına uygun olsa da beyannameleri bizzat memurların doldurmasının baş ağrıtacak bir konu olduğu, çünkü VUK’un 5’inci maddesinde sayılan vergi muameleleri ile uğraşan kişiler olarak memurların VUK’un 6’ıncı maddesinde belirtilen yasaklara aykırı davrandıkları, VUK’un 363’üncü maddesine göre cezai işleme tabi tutulabilecekleri, bu memurların görevlerini kötüye kullanmaları nedeniyle cezalandırılmalarının yanı sıra vergi kaybının oluşması halinde ise vergi ziyaı cezasına muhatap olabilecekleri, bu şekilde memur görevlendirilmesi kanunsuz emir kapsamında yer aldığından görevlendirilen memurun talimatı yazılı şekilde alsa dahi cezai sorumluluktan kurtulamayacağı” ileri sürülmektedir.

Bu görüşe katılmak asla mümkün değildir. Gelir İdaresinin, iki yönlü işlevi vardır. Vergiyi toplama, vergi düzenini sağlama, kontrol ve denetim yönü itibariyle “kolluk görevi” ifa etmektedir. Gelir İdaresinin mükelleflerin anayasal bir ödevi olan vergi ödevini doğru ifa etmeleri konusunda yardımcı olmak (süresinde ve doğru beyanlarına yardımcı olmak), onları aydınlatmak (tebliğler, özelgeler, sirkülerler, broşürler) ve gerektiğinde bu yönde yardımcı olmak (örneğin özelgeler ile) görevi ise “kamu hizmeti” sunumudur.

Kamu hizmeti kısaca bir kamu tüzel kişisi tarafından sağlanan veya üstlenilen (…) kamu yararı amacına yönelik faaliyetlerdir(2). Kamu hizmeti sunumu, objektif esaslara bağlanarak ve eşitlik ilkesine uyumlu olarak, kamuya duyurularak, herkesin yararlanabileceği şekilde kamuya sunulan hizmettir. Bir hizmeti kamu hizmeti olarak sunup sunmamak, bir ihtiyacı idarece üstlenilip karşılamak tamamıyla idarenin takdirinde olan bir husustur(3). Nitekim gelir idaresinin kamuya açık mahallerde veya hasta ve yaşlılara adreslerinde bu hizmeti sunması, mükellefin özel işini yapmak değil, objektif olarak koşulları belirlenmiş, kamuya açık, koşulları taşıyan herkesin yararlanabileceği kamu yararına sunulmuş bir hizmettir. Bu nedenle burada beyanname doldurulması, mükellefin özel işini yapılmasını değil, kamu hizmeti sunumunu ifade etmektedir. Her ne kadar gelir idaresi bu hizmeti ücretsiz vermekte ise de bu hizmetin cüz’i bir bedel karşılığı sunulması dahi mümkündür. Kamu hizmetlerinden toplu yararlanma dışında, teker teker teker yararlanma hallerinde (örneğin sağlık hizmeti) hizmet ücretli de olabilir(4). Bazı batı ülkelerinde özel vergi sorununuzu görevlendirilmiş vergi memuruna danışmanız saat ücretine bağlıdır ve ücreti ilgili vergi idaresinin veznesine ödeme yükümlülüğü söz konusudur.

Buradaki objektif kamu hizmeti sunumunu, vergi dairesi müdürünü tanıyan bir mükellefin müdüre telefon edip, “bana bir memur gönder de beyannamemi doldur” demesi üzerine memur gönderilmesi ile aynı kefeye koymak mümkün değildir. Bu suç oluşturabilir. Ama aynı vergi dairesi müdürünün vergi dairesi kapısına, “yaşlıların, hastaların, gazilerin beyannamelerini istek halinde biz dolduruyoruz” diye yazı asması, objektif hizmet sunumudur.

Yazarın bakış açısından bakılınca özelge’de, mükellefin özel sorusuna cevap vermek, mükellefin özel işini yapmaktır. Ancak bu gün özelge müessesesi bütün batı hukuklarında ve çağdaş idarelerde yeri olan ve hatta ücret karşılığı sunulan bir kamu hizmetidir. Aynı şekilde hazır beyan sisteminde mükelleflerin beyannamelerinin doldurulmuş olarak sistemde tutulması, mükelleflerden sadece kontrol ederek onaylamalarının istenmesi de mükellefin özel işinin yapılması mıdır? Tereddütsüz hayır. Burada da bir kamu hizmeti ifa edilmektedir.    

Engelliler ve yaşlılar açısından konuya bakıldığında ise, bu kişilerin Anayasa md. 61 uyarınca devletin özel olarak koruması altında olması ve pozitif ayrımcılığa tabi tutması gereken kişiler olduğu görülür. Bu durumda asıl kabahatin bu hizmetin sunulmaması olduğu ortaya çıkacaktır.

Bu kısa gerekçelerle, söz konusu hizmeti teşvik etmek yerine, idare hukukunun hususiyetlerini de bir kenara bırakıp suç yaratma çabası ile konuya yaklaşmayı garipsediğimi de belirterek yazımı bitireyim. 

Kaynaklar:

  • Mevlüt Güngör, “İdare Memurunu Suça Teşvik Eder Mi? (Kanunsuz Emir Ve Kanun-Amir Kıskacında Memur)” Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi s:212 (Ağustos 2021)
  • Kemal Gözler - Gürsel Kaplan, İdare Hukuku Dersleri, Bursa 2018 sf:477
  • Lütfî Duran, İdare Hukuku Ders Notları, İstanbul 1982, sf:308
  • Lütfî Duran, Age., sf:307
Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar