Gençler COP31 ve iklim politikaları için hazır
Dünyanın geleceğini etkileyen Birleşmiş Milletler Küresel İklim Zirvesi müzakere süreçlerine son yıllarda gençler de özellikle dahil ediliyor. COP31 Türkiye hazırlıkları sürerken, gençlerin iklim politikalarına katılımına yönelik düzenlediğimiz “İklim ve Gençlik Çalıştayı” gösterdi ki, gençler karar süreçlerinde çalışmaya istekli ve hazır.
Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü akademik desteğiyle gerçekleştirdiğimiz çalıştaya, İstanbul’daki 25 üniversiteden İlkim Elçileri dahil 200 öğrenci katıldı. Açılış panelinde COP31’in gençlerin karar verici etkisini geliştireceğine değinen T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk şunları söyledi: İklim değişikliğine uyum politikalarında gençlerin rolü giderek daha stratejik hale geliyor.
Gençler artık teknoloji geliştiren, veri üreten ve doğrudan politika süreçlerine katkı sunan çözüm ortakları. Yenilikçi bakış açısıyla iklim değişikliğine uyum projeleri geliştiriyor ve toplumsal katılımı güçlendiriyorlar. COP31’in Türkiye’de düzenlenmesi, gençlerin küresel iklim diplomasisini yakından tanımasına, uluslararası ağlarla bağlantı kurmasına ve yerel uygulamaları dünya sahnesine taşımasına fırsat sunuyor. COP31, geleceğin liderleri olan gençlerin, bugünün karar vericileri olarak öne çıkabilecekleri önemli bir kapasite geliştirme ve dönüşüm süreci.
Gençler “iklim sorununa çözüm üretilebiliriz” diyor
Panelde konuşan UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda, gençlerin iklim politikalarını etkileyen, çözüm geliştiren ve karar vericileri dönüştüren aktörler olduğunu belirterek şu verileri paylaştı: “BM araştırma sonuçlarına göre, dünyada 16-24 yaş arasında 1,2 milyardan fazla genç var ve yüzde 67’si iklim değişikliğinden endişe duyuyor. Yüzde 72’si ise iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyor. Bu umut, gençleri iklim eyleminin merkezine koyuyor. Son yıllardaki gençlik hareketleri iklim gündemini dönüştürdü, gençleri bilim temelli politika çağrılarına ve müzakere salonlarına yönlendirdi. İklim krizinde başarılı bir dönüşüm ancak gençlerin bilgiye erişebildiği, söz sahibi olabildiği ve çözüm üretebildiği bir ekosistemle mümkün.”
İş dünyasındaki iklim odaklı dönüşümden söz eden Borusan Holding Sürdürülebilirlik Birim Yöneticisi Semra Özgür ise “Sürece tüm paydaşlar katılıyor. İklim her birimin günlük karar süreçlerinde iş yapış modellerine entegre ediliyor. Kurumların ve mesleklerin vizyonu, sürdürülebilirlik ve iklim odaklı çiziliyor.” dedi. Gençlerin çalıştaya somut katkı sunan aktif paydaşlar olmasının da umut verdiğini belirtti.
Öğrencilerin iklim odaklı temalarda çalışma gruplarına ayrıldıkları süreci, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel Acı şöyle değerlendirdi: “Gençler döngüsel ekonominin Türkiye›nin dışa bağımlılığını azaltabileceğini, sürdürülebilir kentlerin yalnızca altyapı değil sosyal adalet ve erişilebilirlik temelinde ele alınması gerektiğini, yapay zekânın kaynak tüketimini artıran değil iklim çözümleri üreten bir araç olarak kullanılmasının önemini vurguladı.
Yeşil dönüşümün ancak uzun vadeli destek mekanizmaları ve adil geçiş yaklaşımıyla başarılı olabileceğini, kadınların ve yerel toplulukların dönüşüm sürecine etkin katılımının kritik olduğunu söylediler. Çalıştay, gençlerin iklim politikalarının şekillendiricisi olmaya hazır olduğunu gösterdi.” Değerli paydaşların katkılarıyla gençlerin sesini küreselde duyurmak için düzenlediğimiz çalıştayın raporunu Bakanlığa sunacağız.