Gençlere yatırım yapan şirketler daha fazla desteklenmeli

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Gençlerin yüzde 80’i kamuda iş arıyor. Çünkü güvenli bir iş istiyor, özel sektörde iş bulabilmenin zor olduğunu düşünüyor ve kendi becerileri konusunda endişeli. Yurtdışına gidenlerin ise yüzde 70’i geri dönmek istemiyor.

Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD) Başkanı Fuat Pamukçu’nun verdiği bu bilgiler çok umut verici değil, fakat şu sözleri mevcut tablonun değişebilmesi açısından çok değerli: “Biz Türkiye’nin potansiyeline inanıyoruz. Buraya yatırım yapıyoruz. İstihdamın artması, yeni iş fırsatlarının yaratılması için çalışıyoruz. Türkiye’nin potansiyelinin önemli bir bölümünü gençler oluşturuyor. Dijital alanda, teknoloji alanında çok önemli fırsatlar var. Gençler bu alanlarda bir adım öndeler. Ama öncelikli olarak onlara fırsat verilmesi gerekiyor. Klişe bir söz var: ‘Gençler bizim geleceğimiz’ diyoruz sürekli. Ama gençler geleceğin değil, bugünün konusu. Bizim genç istihdamı ile ilgili sorunu bugün çözmemiz gerekiyor. Bu nedenle, gençlere yatırım yapan şirketlerin daha fazla teşvik alması, daha fazla desteklenmesi gerekiyor.”

1986 yılında kurulan Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD)’ın 400’ün üzerinde üyesi var. Genç iş insanları ve yöneticilerinin toplum üzerindeki siyasi ve ekonomik etkisini artırmak için çalışmalar yapan GYİAD, bu kapsamda yaratıcı girişimcilik projelerini destekliyor, üyeler arası ticari ilişki ve işbirliğinin artırılması ve sektörel sorunların çözümüne yönelik projeler geliştiriyor, GYİAD Akademi ile üyelerinin gelişimine katkı sağlıyor.

Geleceğin işlerini doğru belirlemek gerek

Genç iş insanları açısından COVID-19 sürecini değerlendiren GYİAD Başkanı Fuat Pamukçu, “İçinde bulunduğumuz günler çok iyi günler değil. Sağlık sorunu çözülmeden morallerin düzelme ihtimali düşük. İşlerin azalması, ekonomilerin yavaşlaması, hizmetler sektöründe çok kişinin işsiz kalması gençlerin yaşam koşullarına zorluklar getiriyor. Genç iş insanları açısından bu dönemin birinci önceliği mevcut işlerini korumak oldu. Önümüzdeki dönemde ise mevcut durumu düzeltmek ve bu sorunlara çözüm üretebilmek açısından hangi konulara, hangi becerilere, hangi teknolojilere, hangi işlere odaklanmamız gerektiğini, bizi başarıya götürecek geleceğin işlerini doğru belirlemek çok önem taşıyor” diyor.

“Her krizde başarıya giden bir formül mutlaka var”

Hızla gelen dijital dönüşüm sürecinde, yönetişim açısından yeni zorluklar ve fırsatların ortaya çıktığını ifade eden Pamukçu, “COVID-19 ile birlikte, 10 senede yaşayacağımız dijital dönüşümü bir senede yaşadık. İçinde bulunduğumuz krizi diğer krizlerden farklı düşünmemek gerek. Her krizde başarıya giden bir formül mutlaka var. Bazı şirketlerin stratejisi değişmek zorunda kaldı, birçok şirketin de iş modeli değişti. Zorlukları fırsata dönüştürenler, dönüşümden korkmayan, güçlü ve değişime uyum sağlayan şirketler daha olumlu sonuçlar alacak” yorumlarını yapıyor.

Gençlerimiz, ülkemizi geleceğe hazırlayacak yetkinliklere sahip değiller

GYİAD, 9 Aralık’ta Genç İşsizlik Raporu’nu açıklayacak. İstanbul Ekonomik Araştırmalar tarafından, TİSK ve Esas Sosyal gibi paydaşların desteği ile 18-30 yaş aralığındaki gençler arasında yapılan çalışma, genç işsizliğine yönelik mevcut tabloyu ortaya koyarken, çözüm önerileri getirmeyi hedefliyor. “Tüm organizasyonlar çalışanları kadar güçlü” diyen Pamukçu, çok önemli bir noktaya dikkat çekiyor ve “Gençlerimiz, ülkemizi geleceğe hazırlayacak doğru yetkinlikler ve becerilere sahip değiller” diyor. “Küresel rekabet gücü kazanmak ve ekonomik büyümeyi hızlandırmak için ülke olarak geleceğin işlerine yönelik daha kapsamlı bir bakış açısı geliştirmemiz ve yeni girişimcilere odaklanmamız gerekiyor” diyen Pamukçu, “Ülke olarak girişimcilik DNA’mızda var. Türkiye’nin sanayi altyapısı belli. Düşük ihracat değeri olan mallar satıyoruz. Teknoloji ve girişimciliği kullanan gençlere fırsat vererek, sahip olduğumuz potansiyeli hayata geçirmeliyiz” diye ekliyor.

Sürdürülebilirlik yatırımları Türkiye’nin dış kaynak sorununu çözecek

● “COVID-19 döneminde, ESG (çevre, sosyal ve yönetişim) hisseleri öne çıktı ve performans olarak normal endesklerin çok üzerinde bir konuma ulaştı. Çünkü bugün çalışanlar, müşteriler, hissedarlar ve yatırımcılar çevreye, topluma fayda sağlayan, şeffaf bir şekilde yönetilen şirketleri tercih ediyorlar” diyen Pamukçu, “Bu alan, Türkiye için çok bakir bir alan. Biz ekonomi dendiğinde, cari açık, makro ekonomik dengeler, Merkez Bankası, büyüme ve kurdan bahsediyoruz. Fakat yatırımları sürdürülebilirlik bakış açısı ile değerlendirdiğimizde, gerek ihracat pazarlarında, gerek sermayeye ulaşımda ciddi anlamda öne geçebiliriz. Sürdürülebilirlik yatırımları Türkiye’nin dış kaynakla ilgili sorununu çözecek niş bir alan ve burada çok önemli bir fırsat var” ifadelerini kullanıyor.

Sürdürülebilir bir yönetim anlayışı için kurumsallaşmanın da şart olduğuna değinen Fuat Pamukçu, bu kapsamda GYİAD’ın sürdürülebilir ofis çözümleri sunan Assembly Buildings ile işbirliği yaptığını ifade ediyor. Pamukçu, “Sanal ofis, birlikte çalışma, hibrid çalışma modelleri önümüzdeki 10 senenin temel konusu olacak” diyor. 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar