21 °C
Uğur CİVELEK
Uğur CİVELEK ARKA PLAN dunyaweb@dunya.com

Gerçeklerden kaçanları köşeye sıkıştıran açmazlar!

Küresel ölçekteki finansal eğilimler ile ekonomik olanlar arasındaki keskin ayrışma, siyasi ve ekonomik beklentilerin yönlendirilmesi konusundaki büyüyen sıkıntılar mevcut iğreti dengelerin kalıcı olamayacağını düşündürüyor. Mevcut dehşet dengesini korumaya çalıştıkça sorunların hızlanan bir şekilde ağırlaşması, güven bunalımının derinleşerek daha belirleyici olması ve sistemi oluşturan kurumsal yapının kırılganlaşmayı sürdürmesi olasılıkları ön plana çıkıyor. Ağırlaşmış diğer sorunların da katkısı ile iyice yıpranmayı sürdüren yozlaşmış düzenin çökmesi olasılığı kapıyı çalmaya başlıyor.

Bu koşullarda sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtarmak için kimler risk alır diye sormak gerekiyor. Nimet külfet dengesinin veya başka bir deyişle risk getiri oranının çok bozuk olması nedeniyle kimse almaz; ne bireysel ve ne de kurumsal yapının ilgisi olmaz, ilgilenenlere veya hesapsızlığı finanse etme gafletine düşenlere de güvenilmez. Bu açmazı yaşatmak ve zaman kazanmak isteyenler her şeyi olduğundan farklı göstererek şeffaflığı yok etmek, kamu zorlaması ve para otoritesi güvencesi ile sorunların ağırlaşması pahasına günü kurtarmak zorunda kalırlar; sürdürülebilir olmayan eğilimler ve geleneksel olmayan politikalar bu tür dönemlerde sahne alırlar. 1995 sonrası bu türden gelişmelere konu olmuş ve sorunların ağırlaşmasına göz yumulmuştu!

Kamu zorlaması ve para otoritesi güvencesinin de her durumda etkili olması söz konusu olamaz! Söz konusu koşullarda risk almak isteyenler hızla azalırken ağırlaşan güven bunalımının belirleyici olmaya başlaması, bu konuda da yolun sonuna gelindiği beklentisini güçlendirerek çöküşün ötelenmesini olanaksızlaştırabilir.

Kamu borç yükünün tekrar normalleşemeyecek biçimde yeni rekorlar kırmaya başlaması, kimsenin almak istemediği riskleri almak zorunda kalan para otoritesi bilançosunun şişmesi ve para politikası konusundaki esnekliklerin tümü ile tükenmesi, türünden gelişmeler kırılganlığın tehlikeli eşikleri aştığı anlamında olabilir. Tüm direnişe rağmen sosyal ve ekonomik beklentilerin olması gereken oranda düzelemeyişine bağlı olarak gelişmelerin kontrol dışına çıkması türünden eğilimler, riskten kaçınma eğilimini güçlendirerek algıları iyice olumsuzlaştırabilir. Burada özetlemeye çalıştığımız kırılganlıkları uyaracak şekilde devreye giren küresel salgın, tüm olumsuzlukları tetikliyor ve direnmeye çalışanların nefesini kesiyor!

Para otoritelerinin bilançosu kontrolsüz bir şekilde büyüyor, hacimli kurtarma paketlerine rağmen normalleşme rotasına girilemiyor ve kamu borçları kontrolsüz bir tırmanışa geçiyor. Hayali beklentilere dayalı finansal piyasa eğilimlerini korumak ve riskten kaçınma paniğinin geri dönüşünü durdurmak adına yapılanlar, kaçınılmaz olarak yetersiz kalmaya başlıyor. Hem kırılganlık artışını yavaşlatmak ve hem de istikrarsızlığı artıracak değişkenleri sakinlik bölgelerinde tutabilmek olanaksızlaşıyor.

Ağırlaşmış sorunlar ve günü kurtarmaya yönelik acil ihtiyaçlar, para otoritelerini ve kamuyu geri dönüşü olmayan ve radikal değişiklikleri tetikleyecek koşullara zorluyor. Örneğin ABD para otoritesinin son kırk yıldaki savruluşuna ve bu süreçteki radikal değişikliklere sebep olan gelişmelere bir bakın! Anti-enflasyonist monetarist çizgiden, geri dönüşü olmayan balonculuğa sürüklenişi görmezden gelmeyin! Bu değişim bir sonuçtur; diğer konularda evdeki hesabın çarşıya uymayışı türünden, dramatik başarısızlıkların bir çeşit izdüşümüdür.

Dünyamızı sarsıp sallayan salgını görmezden gelmek zorunda kalmak, finansal yapı ve ödemeler sisteminin batık olduğunun dolaylı bir itirafı niteliğindedir. Gerek salgın ve gerek ise ağırlaşmış sorunlar ve jeopolitik gerginliklere bağlı kırılganlıklar nedeniyle, küresel ekonomi dalgalı bir şekilde daralacak; yumuşak iniş arayışları sonuçsuz kalacak, özel sektörün ekonomi içindeki payı hızla azalırken kamununki artmak durumunda olacak.

Farklı alanlardaki fiyat düzeylerinde ve eğilimlerinde çok büyük değişiklikler yaşanacak ve çöküşü hızlandıracak; hem menkul ve gayrı menkul değerlerini ve hem de genel enflasyon düzeyini bugünün seviyelerinde tutmak, mümkün olamayacak. Borçluluk oranlarının şişmesine izin verilerek biriktirilmiş faturaların, geniş kesimlere dengesiz bir şekilde pay edilmesi zorunluluğundan kaçınmayı veya uzak durmayı sürdürmeye çalışmak seçeneklerden biri olamayacak!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap