Girişimciliğin yükselen yıldızı: Mobil oyun sektörü

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Mehmet KETELOĞLU - Google Türkiye Ülke Direktörü

Dijitalleşmenin giderek yaygınlaşması ve hem geliştiricilere hem de tüketicilere sağladığı imkânların artmasıyla birlikte mobil oyun piyasası tüm dünyada ve Türkiye’de hızlı bir ivme yakaladı. Özellikle mobil teknolojilerin hayatın neredeyse her noktasında insanlara dokunmaya başlamasını, bu süreçteki en önemli kırılma noktalarından biri olarak kabul edebiliriz.

Bugün gelinen noktada oyunların toplumun her kesiminden insanın ilgisini çektiğini söylemek pek de yanlış olmaz. Nitekim geçtiğimiz yıl Birleşik Krallık’ta yaşayan yetişkinlerin yarısından fazlasının oyun oynadığını ortaya koyan Populus-Ofcom Gaming Survey araştırmasının sonuçları da bu bakış açısını destekliyor.

Mobil oyun sektöründe büyüme beklentisi artıyor

Oyun alanındaki değişiklikler daha pandemi öncesindeki birkaç yıl içerisinde kendini göstermeye başlamıştı. Bununla birlikte, dörtte üçünden fazlası pandeminin gölgesinde geçen 2020 yılında daha da dikkat çekici gelişmelere tanıklık ettik. Örneğin 2020’de YouTube’da yer alan oyun kategorisindeki videoların izlenme süresi 100 milyar saate ulaşırken, bu alana yönelik içerik sunan kanalların abone sayıları da ciddi ölçüde yükseldi.

Geçtiğimiz yıl içerisinde mobil uygulamalar arasında en dikkat çekici başlık oyun kategorisi oldu. Think With Google’daki makaleye göre 2020 yılının ilk çeyreğinde dünyada mobil indirmeler yüzde 15 yükselirken, mobil oyunların indirilme oranı sadece Mart-Temmuz ayları arasında yüzde 30 artış gösterdi. Yine bir başka araştırma raporunun sonuçlarına göre, mobil oyunların önümüzdeki yıldan itibaren küresel oyun sektörünün yüzde 50’sinden fazlasını temsil edeceği öngörülüyor (Newzoo Küresel oyun Pazarı Raporu). Bunu destekleyen en önemli etmenlerden biri de yaygın akıllı telefon sahipliği.

Mobil oyun sektörü uygulama geliştiriciler için uluslararası pazarlara hızla açılma konusunda ciddi avantajlar sağlıyor. Bugün, gerçekten de dijitalleşmenin sağladığı olanaklar sayesinde Türkiye’nin herhangi bir ilindeki bir geliştirici de, oyunlarını dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılara kolayca ulaştırabiliyor. Örneğin Google’ın sunduğu Market Finder for Apps gibi araçlar ile geliştiriciler ayrıntılı pazar analizlerinden yararlanarak küresel iş planlarını oluşturup en uygun potansiyel pazarlarını daha kolay belirleyebiliyor.

Pazardaki yeni dinamikler

OC&C Strategy Consultants ve Google tarafından yapılan çalışma, oyun sektörünün genel durumuyla ilgili bazı tespitleri ortaya koyuyor.

Dijital satış ve dağıtımın giderek daha fazla benimsenmesiyle, fiziksel oyun satışları düşüyor. Bu çerçevede yayıncıların pazarlama stratejilerini belirlerken dijital dağıtıma öncelik vermeleri önem kazanıyor. Benzer şekilde, gelir modellerinin değişmesi oyunların yaşam döngüsünü ve oyun mekaniğini etkiliyor. Mobil oyunların öncülük ettiği ücretsiz oynama benzeri gelir modelleri, tüm platformlarda birden fazla oyun serisinin mikro alışveriş modelini benimsenmesiyle birlikte ilgi görmeye devam ediyor.

Karantina döneminin yarattığı koşullar insanların film ve dizi izleme gibi bireysel davranışlarının yanı sıra oyunların sosyalleşme aracı olarak kullanılması yönündeki eğilimi de geliştirdi. Geniş kullanıcı tabanı bulunan sanal oyun alanları, -tıpkı sanal konserler gibi- oyuncuların sosyalleştiği buluşma alanları olarak da işlev görüyor. Oyun geliştiricilerinin önümüzdeki dönemde bu yeni dinamikleri ve olanakları değerlendirmesini bekleyebiliriz.

Son olarak bu alanda, bir sonraki aşamadaki en büyük değişimi bulut oyun platformları getireceğini söyleyebiliriz. Rekabetten ayrışma ve başarıya giden yolda önemli bir rol oynayacak.

Dikkat çeken “oyuncu” Türkiye

Gerek tüketicilerin oyunlara yönelik ilgisi, gerekse son birkaç yıl içerisinde oyun ekosisteminin kazandığı hızlı ivme ile Türkiye, bu alanda potansiyeli açısından dikkat çekici ülkelerden biri konumuna geldi. Pandemi ile başlayan süreç ise tıpkı dünyada olduğu gibi ülkemiz oyun pazarı açısından da önemli gelişmelerin yaşandığı bir dizi sonucu beraberinde getirdi. Gaming in Turkey tarafından hazırlanan “Türkiye Oyun Sektörü 2020 Raporu”nda yer alan son derece ilginç sonuçlarda bu durumu doğrular nitelikte.

Pandeminin sektörün büyüme hızını artırdığını ortaya koyan rapora göre ABD’li oyun şirketi Zynga’nın Türkiye’deki Peak Games (1,8 milyar dolara) ve Rollic Games’i (168 milyon dolara) satın alması, geçtiğimiz yılın çarpıcı olayları olarak öne çıktı. Yani Türkiye’nin ilk unicorn’u bir

oyun firması oldu. Yılın ilk üççeyreğinde oyun sektöründe gerçekleşen hisse satışı işlemleri yaklaşık 2 milyar dolarlık hacim yaratırken, oyun en fazla yatırım alan sektör oldu.

2020’de oyun oynama süreleri bir önceki yıla göre yüzde 30 artarken, Türkiye’deki oyuncu sayısı 32 milyondan 36 milyona, sektör büyüklüğü ise 830 milyon dolardan 880 milyon dolara ulaştı. Bu hasılatın 450 milyon dolarının mobil oyunlar pazarına ait olduğu tahmin ediliyor.

Rapora göre Türkiye’deki mobil oyuncuların en sevdiği oyun türleri yüzde 49,2 ile aksiyon ve macera, yüzde 46,2 ile puzzle, yüzde 45,7 ile de yarış oyunları olarak sıralanıyor. Ülkemizde 35 milyon mobil oyuncu, 22 milyon bilgisayar oyuncusu, 17 milyon konsol oyuncusu bulunuyor. Erkek oyuncuların toplam içindeki oranı ise yüzde 55, yani oyuncu dünyasında kadınlar da neredeyse erkekler kadar aktif durumda. Türkiye’de, telefonda günde en az bir kere oyun oynayanların sayısı yüzde 65’ e yükselirken, mobil oyun oynayan yetişkinlerin oranı ise yüzde 79. Bir önceki Birleşik Krallık örneğini hatırlayacak olursak (yüzde 50’nin üzerinde), bu sonucun ilginçliği daha da fazla öne çıkıyor.

“Türkiye Oyun Sektörü 2020 Raporu”nda yer alan ve Türkiye’nin potansiyeline işaret eden verilerden biri de Google Play platformundaki oyunların kullanıcı puanları. Yaklaşık 172 bin oyun yayıncısı arasında yer alan 2.689 Türk yayıncıya ait 8 binin üzerindeki oyunun ortalama puanı, 5 üzerinden 3,94. Bu skor, Türk yayıncıların oyunlarının genel ortalamanın (3,76) üzerinde beğenildiğini ve bu açıdan başarılı olduğunu gösteriyor.

Girişimcilere desteğin önemi

Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin oyun sektöründeki potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor. Google Türkiye olarak bu büyük potansiyelin hayata geçirilmesine destek olmaya yönelik çeşitli işbirlikleri ve programlar yürütüyoruz. Bu çerçevede 2020 yılında Google'ın ilk sanal oyun geliştirme laboratuvarı olan Gaming Growth Lab'ı başlattık. Türkiye’deki potansiyeli yüksek 20 startup’ı hedefleyen bu hızlandırma programı kapsamında katılımcılara oyun geliştirme ve sektörde başarılı olmaya yönelik çeşitli eğitimler ve endüstri profesyonelleri tarafından mentörlük desteği sağlandı.

Hızlı bir gelişim ivmesi yakalayan mobil oyun ekosisteminin büyümesine yönelik yakın zamanlı bir diğer destek ise Google ve Game Factory'nin başlattığı Game Factory Booster programı oldu. Game Factory ile erken aşamadaki mobil oyun girişimlerine destek verilmesi amaçlanıyor. Bu çerçevede, halihazırda prototip bir oyun yaratabilen, bunu geliştirmek isteyen ve kendine güvenen tüm ekipler Aralık 2020-Haziran 2021 arasında devam edecek bu programa dahil oldu.

Game Factory Booster kapsamında yüksek gelişim potansiyeli taşıyan oyun girişimleri, başlangıçtan mezuniyet ve demo gününe kadar altı ay boyunca kendilerine özel hazırlanan kapsamlı online eğitim ve mentörlük desteklerinden yararlanıyor.

Görüldüğü gibi; her yaştan tüketicinin yoğun ilgisi, sayıları giderek artan başarılı startup’larımız ve taşıdığı ihracat potansiyeli düşünüldüğünde oyun ekosisteminin Türkiye’ye sağlayabileceği katkı net olarak ortada. Bu nedenle, çoktan dev bir ekonomiye dönüşmüş ve büyümeye devam eden bu küresel ligde ülkemizin de söz sahibi olması için bu ekosistemi desteklemeye dört koldan devam edilmesi kritik önem taşıyor.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kantitatif karar verme 01 Mayıs 2021