Gözetimde Dava Yolu kapandı mı?

Fatih UZUN
Fatih UZUN Gümrük ve Dış Ticaret Dünyası fuzun81@hotmail.com

28 Temmuz 2021 tarihli 31551 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 211’inci maddesinde değişiklik yapıldı.

Yapılan değişiklikle maddenin birinci fıkrasının ikinci paragrafına “kasten yaptığı bir tahrifat” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması” ibaresi eklendi. Bu değişiklikle birlikte maddenin birinci fıkrasının son hali aşağıdaki gibi oldu:

“MADDE 211- 1. Kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergileri geri verilir. Kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri kaldırılır.

Ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin talepler kabul edilmez.”

Kamu otoritesi neden bu değişikliğe ihtiyaç duydu?

İthalatta gözetim ile ilgili süreç ana hatlarıyla şöyle işliyor. Halihazırda pek çok eşyanın ithalinde kıymet bazlı gözetim uygulaması var. Eşyasını gözetim kıymetinin altındaki bir kıymetten satın alması nedeniyle eşyanın gümrük kıymetini bu bedelin altındaki bir kıymet üzerinden ithal etmek isteyen ithalatçılar ancak gözetim belgesi alabilmeleri halinde bunu yapabiliyor. Ancak gözetim belgesinin alınması süreci pek de kolay olmadığından fiili durumda ithalatçılar eşya bedelini gözetim kıymetine yükseltmelerinin akabinde bu bedel üzerinden hesaplanan ithalat vergilerinin ödeyip ithalat işlemlerini tamamlıyorlar. Daha sonra ise yükümlüler gözetim kıymet farkına tekabül eden ithalat vergilerini 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211’inci maddesine göre gümrük idaresinden iadesini talep ediyor ve bu talebin reddi halinde konuyu idari yargı merciilerine taşımak ve genellikle de davayı kazanmak suretiyle yargı kararı yoluyla fazladan ödediği gümrük vergilerinin iadesini alıyorlar. Meslek hayatım boyunca gümrük idaresinin gözetim uygulaması sebebiyle ödenen vergilerin iadesi hakkında kazandığı bir dosyaya rastlamadığımı da belirtmek isterim.

İşte kamu otoritesi bu kapsamdaki işlemlerde yükümlünün kendi beyanı ile ödemiş olduğu gümrük vergilerinin iadesinin önüne geçebilmek için yasal bir altyapı oluşturmak istedi ve bunu da 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211’inci maddesini değiştirmek yoluyla gerçekleştirdi.

Mevcut durumda gözetimde dava yolu tamamen kapandı mı?

Aslında lafı hiç uzatmadan gözetimde dava yolunun tamamen kapandığını düşünmüyorum. Zira ithal eşyasının gümrük kıymeti bizim de tarafı olduğumuz “Gümrük Tarifeleri ve Genel Anlaşmasının (GATT) VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme”ye göre belirleniyor. Eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesine yönelik gerek birincil gerek ise ikincil düzeydeki gümrük mevzuatımızdaki hükümler söz konusu anlaşmayla birebir uyum içerisinde. Bu anlaşmada ise ithal eşyasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu açıkça vurgulanmakta. Gözümüzü bu noktadan Anayasa’ya çevirdiğimizde Anayasa’mızın 90’ncı maddesine göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde ve bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamamakta.

Ortada uluslararası bir sözleşmeye konu olmuş teknik bir durum söz konusuyken tek başına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211’inci maddesinde yapılan lafzi bir değişiklikle sadece “Beyanın Bağlayıcılığı” teması üzerinde kurgulanan bir yapı ile yükümlülerin gözetim uygulaması sebebiyle fazladan ödedikleri gümrük vergilerinin artık iadesini alamayacaklarını söylemenin fazlaca iddialı bir değerlendirme olacağını düşünüyorum. Kaldı ki “beyanın bağlayıcılığı” gümrük mevzuatımız için hiç de yeni bir müessese değil. Ayrıca yükümlülerin pek çok kez gözetime tabi eşyanın ithalinde ödedikleri gümrük vergileri için ihtirazi kayıtla beyan vererek ithalat işlemlerinin tamamladıkları herkesin bildiği bir gerçek.

Zaten gümrük idaresi nezdinde yükümlülerin bu yöndeki talepleri için oluşmuş net refleks vardı ki o da yükümlülerce gözetim uygulaması sebebiyle fazladan ödenen gümrük vergilerinin iadesine yönelik taleplerin reddedilmesiydi. Yükümlüler bu tarzdaki işlemlerde konuyu idari süreçten sonra yargı merciilerine taşımak suretiyle kazandıkları davalar yoluyla bu vergilerin iadesini alıyorlardı.

Sonuç olarak benim esas merak ettiğim nokta, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211’inci maddesinde yapılan değişikliğin yargı merciilerinin gözetim uygulaması ile ilgili dosyalarda verilecek olan mahkeme kararlarına etkisinin ne olacağına dair. Gümrük idaresinin elinin kanuni olarak biraz kuvvetlendiğini söylemek yanlış olmaz. Ancak hala ortada esasları bizim de tarafı olduğumuz uluslararası bir sözleşme ile belirlenen ve kendine 4458 sayılı Gümrük Kanunu içinde sözleşmede belirlenen esaslar uyarınca yer bulmuş teknik bir konu mevcut. Dolayısıyla benim düşüncem 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 211’inci maddesine yapılan değişikliğe rağmen yükümlülerce gözetim sebebiyle ithalatta fazladan ödenen gümrük vergilerinin iadesine yönelik durumların dava aşamasına taşınabileceği ve bu davalardan daha önce olduğu gibi olumlu sonuç alınabileceği yönünde. Bu değişikliğin yükümlülerin bu yöndeki taleplerini caydırıcı bir etki yaratıp yaratmayacağını ve yargı kararlarına etkisinin ne olacağını hep birlikle bekleyip göreceğiz.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar