Gümrük deyince

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

İki gün önce Dünya Gümrük Günü idi. Uluslararası gümrük camiası, her yıl 26 Ocak'ta, o zamanki adıyla Gümrük İşbirliği Konseyi şimdiki adı ile Dünya Gümrük Örgütü’nün, ilk toplantısının yapıldığı 26 Ocak 1953 tarihini hatırlamak ve toplumda gümrüklerin işleyişine ilişkin farkındalık oluşturmak üzere "Dünya Gümrük Günü"nü kutluyor.

Gümrük deyince insanların kafasında ne çağrıştırıyor diye; konuyla direk bağlantısı olmayan birkaç kişiye sordum. Bir kısım gençten yurtdışına çıkarken veya girerken kontrol noktası cevabını aldım. Hiç yurtdışına çıkmamış kişilerden gelen giden malları kontrol eder diyenler oldu, bir iki kişi ise nakliye araçlarını da kontrol eder dedi. Birkaç kişi de gümrük deyince, gümrüğe takılmak terimi çağrışıyor ben de diye cevapladı tebessümle. Yani iyi kötü herkesin bilgisinin olduğunu gördüm ki, bu elbette sevindirici. Ama gümrüklerin vazifesi sadece giriş çıkış kontrolü ile mi sınırlı, elbette değil. Dış ticarette istenilen noktaya gelebilmemizde gümrüklerin işlerliğinin çok büyük önemi olduğuna tüm ticaret erbaplarının dikkatini çekmek gerekiyor.

Ülkelerin egemenliklerini belirleyen hudutlarımız, yani sınırlarımızdır. Sınırlarımızda yer alan gümrük idareleri ve gümrük çalışanları ise; insanların, araçların ve tüm ürünlerin giriş çıkışlarından sorumludurlar ve kontrol altında tutarlar. Eşyaların giriş çıkışlarına ilişkin mevzuatların belirlenmesinde ülkelerin stratejileri ve dış ticaret dengeleri büyük yer tutar. Hangi ürünün ihracatı serbest, hangileri kısıtlı veya yasak, aynı şekilde ülkeye hangi ürünlerin girmesi serbest, hangileri yasak veya kısıtlı ve hangileri izne tabi. Ülkelerin doğal kaynakları, kendi kendisine yeterlilik durumu, üretim gücü ve alanları, sağlık ve çevreye verdiği önem, kalite ve standart anlayışı, gelenek-görenek gibi pek çok faktör ülkelerin dış ticaret politikasının belirlenmesinde rol oynamakta. Bir eşyanın ihracat ve ithalatta hangi izinlere tabi olması gerektiği gibi noktalarda belirleyicinin her zaman gümrük olduğu ve gümrüğün tutumu eleştirilse de, gerçekte bu mevzuatlar, ilgili Bakanlıkların kararı ile ortaya çıkar, Ticaret Bakanlığı tarafından İhracat ve İthalat mevzuatı olarak belirlenir, gümrük idareleri ise bu kararları uygular. Yani hangi ürünün TSE’den izne tabi olduğu-olacağı, hangisinin Sağlık Bakanlığı müsaadesine, Tarım Bakanlığı iznine tabi olacağını belirleyen gümrük idaresi değildir. Ama gelin görün ki uygulama noktası gümrükler olunca, genellikle eleştiriden de nasibini alan gümrükler olur.

Öte yandan ürünlerin ve araçların giriş çıkış işlemlerinde ülkelerin mevzuatlarına göre işlemleri yürüten, kamu otoritesi ile omuz omuza çalışan çok önemli bir meslek vardır ki, o mesleğin adı da Gümrük Müşavirliği’dir. Aynı zamanda sektör oyuncusu olan bir birey olarak söylemeliyim ki, gümrük müşaviri veya yardımcısı olmanın en zor olduğu ülkelerden birisiyiz. Özellikle pek çok batı ülkesinde bu meslek üzerine çalışmalar yaptığım için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gümrük müşaviri olmak için üniversitelerin dört yıllık eğitim veren hukuk, iktisat alanları, siyasal bilgiler veya endüstri mühendisliği dallarından birinden mezun olmuş olma şartının yanı sıra, öncelikle bir yıllık stajın ardından önce gümrük müşavir yardımcılığı sınavına, akabinde iki yıllık stajın ardından da gümrük müşavirliği sınavına girilmeye hak kazanılmakta. Üstelik de sınav hakkı her ikisi için de üç kez ile kısıtlı. Yalnızca gümrüklere beyan vermekle sınırlı olmaksızın, tüm Bakanlık izinlerini de alan ve takip eden, üstelik de beyan sahibi yerine atılan imza ile onun kadar mesul olan bu müşavirlik mesleğinin algı olarak hak ettiği saygının gerisinde olması ise maalesef üzüntü verici.

Pandemi döneminde Türkiye’nin dış ticaretinde bir tıkanma olmaması ve düşüş yaşanmamasında, gümrük idarelerinin de, meslek erbaplarının da fedâkarca işlerini yürütmesiyle doğrudan ilgili. Buna elbette lojistik sektör çalışanlarını da eklemek gerekiyor. Sıkça söylerim; dış ticarette gümrükleriniz kadar güçlüsünüz diye.

Sözlerimi Ulu Önder Atatürk’ün güzel bir sözü ile tamamlayayım: “Bir devlet ki! Gümrük işlerini, vergilerini, ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre düzenlemekten alı konulmuştur. Böyle bir devlete elbette bağımsız devlet denemez.” Tüm gümrük camiasının bu önemli günü bir kez daha kutlu olsun.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Bir bu savaş eksikti 12 Ağustos 2022
Eğitimde “mış” gibi 05 Ağustos 2022
Buyrun BDDK’dan yakın 01 Temmuz 2022