Gümüşün çöküşü ve yasın beş evresi
Geçen hafta Cuma deyim yerindeyse gümüş ve altın çakıldı. Tarihte görmediğimiz bir hareketi gördük; gümüş en tepesi olan 121.64’ten iki gün içinde 71.46’ya kadar gerileyerek %41.25 değer kaybetti. Tabii ki bu en tepeyle en dip arasındaki mesafe. Her yatırımcının ilgili enstrümanı ne zaman alıp sattığı değiştiği için herkesin kar-zarar hesabı da kendine özgüdür.
Ama günün sonunda 2 hafta önce bu köşede belirttiğimiz tarihin tekerrür etmediği ama kafiyeli olduğu gerçeği bir kez daha karşımıza çıkmış oldu. Altında da bu derece sert olmasa da benzer hareketleri yaşadık. Daha önce de belirttiğim gibi bir şey çok hızlı yükseliyorsa doğru hareket artan maliyetlerden pozisyon artırmak değil, kademeli olarak karı realize etmektir. Çünkü fiyatlar merdivenle çıkarlar ama inerken camdan atlarlar ve pozisyondan çıkmak çoğu zaman mümkün olmaz.
Şimdi gelelim bu yazının konusuna. Fiyatlarda benzer şekilde bir sert düşüş olduğu durumda yatırımcıların nasıl tepki verdiği meselesine. Aslına bakarsanız insanların finans dışı dünyada da başlarına gelen olumsuz bir olaya verdikleri tepkiyle buradaki tepkiler birbirine çok benzer. Özellikle sosyal medyanın varlığı bu tepkileri gözlemlememize yardımcı oluyor.
Yasın 5 aşamasını duymuş olabilirsiniz. Kişi değer verdiği bir varlığı geri döndürülemez şekilde kaybettiğinde 5 farklı evreden geçer. Bunlar; inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabul aşamalarıdır. Bu aşamaların çok benzerleri finansal piyasalarda yaşanan büyük kayıplarda da görülür.
İnkar
Örneğin geçen haftaki büyük düşüşlerden sonra en fazla rastladığım paylaşımlar bana “inkar” evresini hatırlattı. Birkaç örnek; “Bu düşüş geçici”, “Çin borsasındaki fiyatlarla batıdaki fiyatlar uyumsuz.”, “Ay sonu olduğu için kontrat ayarlaması var.”, “Keriz silkeliyorlar”, “Büyük yükseliş öncesi temizlik yapılıyor”, “Uzun pozisyondakileri sıkıştırıyorlar”, “Gümüşün sanayideki kullanımı, yenilenebilir enerji talebi, AI gelişmeleri fiyatları hemen yukarı çekecek”…
Örnekler çoğaltılabilir. Bu argümanların bazıları belki doğrudur, belki gerçekten önümüzdeki süreçte tekrar yükseliş olacaktır ama bu argümanların ortaya atılması sakin bir analize değil büyük ölçüde pozisyonda olmaya ve kaybı inkar etmeye dayanıyor.
Bu da yatırımcılık açısından sıkıntılı bir durum oluşturuyor. Tabii bu aşamada portföyünüzün ne kadarını gümüşte tuttuğunuz, borçla ya kredili pozisyonla mı gümüş aldığınız gibi sorular hayati öneme sahip. Eğer risk yönetimini doğru yaptıysanız kriz yönetmek zorunda kalmazsınız. Ama yapmadıysanız işte yasın 5 aşaması sizin için devreye girebilir.
Öfke
Peki bundan sonra hangi aşamalar var. İlki “öfke” aşaması. Suçu başka odaklara yöneltme. “Küçük yatırımcıyı mağdur etmek için yapıyorlar”, “manipülasyon var” vs. Bu aşamadan sonra “pazarlık” devreye girebilir. “Düşünce biraz daha alıp maliyet düşüreyim”, “Maliyetime gelince satacağım”, “Ben zaten uzun vadeli düşünüyorum”. Eğer bu aşama hüsranla sonuçlanırsa “depresyon” aşamasına geçiyoruz.
O aşamada artık yatırımcı enstrümana olan ilgisini kaybediyor, hatta finansal piyasalara küsüyor, ben bu yatırım işini beceremiyorum diyerek kenara çekiliyor. Son evredeyse, yani “kabullenme” evresinde, eğer yapabilirse, yatırımcı dürüst bir özeleştiri yapıyor ve süreçteki hatalarını ortaya koyuyor. “Pozisyonumu zamanla azaltmalıydım”, “sepet yapmalıydım”, “stop koymalıydım” gibi dersler çıkarılabilir bu dönemde. Bir sonraki deneyimde de bu derslerden yararlanılırsa gelişme sağlanabilir.
Bu yazdıklarım genel itibariyle yükselen, hızla düşen ve bir daha uzunca süre toparlanamayan enstrümanlar için geçerli. Aynı senaryo kıymetli madenler için geçerli olacak diye bir kaide yok ama geçmiş hareketler bu tarz sert düşüşler sonrası eski en yükseklere gelmek için biraz zaman geçmesi gerektiğini söylüyor.