Güney kıyılarında süperyat rüzgârı
TYBA Charter Show 2026 ve Superyacht Show Türkiye 2026, geçen hafta Türkiye’nin güney kıyılarını küresel denizcilik dünyasının buluşma noktalarından birine dönüştürdü. Marmaris’te lüks charter tekneleri öne çıkarken, Göcek’te süperyat sektörü yeni trendleri ve geleceğin denizcilik vizyonunu masaya yatırdı.
Geçtiğimiz hafta Marmaris ve Göcek’te eş zamanlı olarak düzenlenen iki büyük denizcilik organizasyonu, Türkiye’nin Akdeniz’deki yükselen süperyat ve charter destinasyonu konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Lüks guletlerden süperyatlara, uluslararası brokerlerden denizcilik profesyonellerine kadar sektörün önemli oyuncuları Türkiye kıyılarında buluştu.

Marmaris’te charter dünyası buluştu
TYBA Charter Show 2026 bu yıl ilk kez Marmaris’te düzenlendi. Türkiye Yat Brokerleri Derneği (TYBA) tarafından organize edilen etkinliğin önümüzdeki yıllarda da Marmaris’te devam etmesinin planlandığı konuşuluyor.
7-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen organizasyonda Türkiye’de üretilen guletler, motoryatlar ve dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan charter tekneleri sergilendi. Gün boyunca düzenlenen etkinliklerde şef yarışmaları, gastronomi tadımları, denizciliğin geleceğine yönelik konferanslar ve sektör toplantıları gerçekleştirildi.
Fuarın en dikkat çeken teknelerinden biri ise Oğuz Khan oldu. Oğuz Marin bünyesinde yaklaşık yedi yıllık üretim sürecinin ardından tamamlanan 50 metrelik dev yelkenli, okyanus geçişine uygun yapısıyla öne çıktı.
750x2’lik motorları, geniş yaşam alanları, büyük kabinleri ve deniz oyuncaklarıyla dikkat çeken yat, kıçtan başa yürünebilen dev tasarımıyla fuarın en çok konuşulan modelleri arasında yer aldı. Haftalık kiralama bedelinin yaklaşık 180 bin euro olduğu belirtilen yatın baş bölümündeki geniş yaşam alanı ve jakuzi bölümü özellikle yüksek segment charter müşterileri için tasarlandı.
İç mekânda kullanılan özel malzemeler ve üst düzey güvenlik standartları sayesinde yılın belirli dönemlerinde Karayipler’de görev yapması planlanan teknede yaklaşık 10 kişilik ekip görev yapıyor. Oğuz Khan ayrıca fuar kapsamındaki özel davetlerden birine de ev sahipliği yaptı.
Lüks guletlerde yeni dönem
Fuarda öne çıkan diğer tekneler arasında 40 metrelik Queen of Makri, 43 metrelik Mare Nostrum ile Türkiye üretimi Hunters ve Gino modelleri yer aldı.
Özellikle Hunters markasının yakın dönemde daha açık gövdeli ve ferah tasarımlara yönelmesi bekleniyor. Köklü charter markası Gino ise kendi tasarımı olan bir “weekender” modeliyle olası seri üretim seçeneklerini değerlendiriyor. Sektörde premium müşteri beklentileri de teknelerin dönüşümünü hızlandırıyor. Örneğin Mare Nostrum, klasik bir servis botu yerine chase boat olarak Saxdor 400 GTC kullanıyor. Ayrıca charter teknelerinde deniz oyuncakları artık neredeyse standart hale gelmiş durumda.
Göcek’te süperyat zirvesi
Bu yıl ikinci kez düzenlenen Superyacht Show Türkiye 2026 Göcek’te ise sektörün önemli isimlerini ağırladı.
6-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen organizasyon, Mehmet Kabak ve ekibinin liderliğinde düzenlendi. Zirvede dünyanın farklı bölgelerinden gelen denizcilik profesyonelleri, sektörün geleceğine yönelik gelişmeleri seçkin konuşmacılardan dinleme fırsatı buldu.
Gün boyunca gerçekleştirilen konferanslar, tadımlar ve şef yarışmaları dikkat çekerken, akşam etkinliklerinde Şarkıcı Ege ile Ivi Adamou sahne aldı. Organizasyonda bu yıl önemli sponsor markalar da yer aldı.
Charles Leclerc için üretilen yeni Riva 102' Corsaro Super denize indirildi
Ferretti Group, Riva 102’ Corsaro Super serisinin 20’nci teknesini suya indirdiğini açıkladı. “Sedici” adı verilen 30,2 metrelik yeni yat, La Spezia’daki tersanede düzenlenen özel törenle denize indirildi. Törene yatın sahibi olan Charles Leclerc de katıldı.
Daha önce de Riva sahibi olan Leclerc, geçmişte 25 metrelik Riva 82 Diva modeli “L’As Bleu”yu kullanıyordu. Başarılı Formula 1 pilotunun yeni tercihi ise markanın popüler 100’ Corsaro modelinden geliştirilen sportif flybridge yat 102’ Corsaro Super oldu.
Yatın tasarımında, 30 yılı aşkın süredir Riva ile çalışan Officina Italiana Design görev aldı. Tasarım sürecine ayrıca Piero Ferrari liderliğindeki Ferretti Group Stratejik Ürün Komitesi ve Ferretti mühendislik departmanı katkı sağladı.
İnce ve akıcı silüetiyle dikkat çeken yat, geniş cam yüzeyleri ve iç-dış yaşam alanları arasındaki kesintisiz geçişleriyle öne çıkıyor. Tersane tarafından yapılan açıklamaya göre dış mekân tasarımı, Leclerc’in kişisel zevkleri doğrultusunda özel olarak şekillendirildi.
İç mekânda Minotti mobilyalar ve Jim Thompson tasarımı dekoratif detaylar kullanıldı. Flybridge bölümünde açık hava yaşamına odaklanan özel bir mutfak alanı yer alırken, kıç bölümdeki 35 metrekareyi aşan beach club alanı şişme platform sayesinde genişletilebiliyor.

Teknede ayrıca yüzme merdiveni ve özel yükleme rampası da bulunuyor. İç mekânda Poliform imzalı mobilyalar tercih edilirken, kapı kollarına kadar birçok detay doğrudan Leclerc’in seçimleri doğrultusunda tasarlandı. Ana salon ve master süitte Bang & Olufsen ses ve görüntü sistemleri kullanıldı.
Master süitte kullanılan parlak Calacatta Vagli Oro mermeri dikkat çekerken, misafir banyolarında Corian Calacatta Greige yüzeyler tercih edildi. Tekstillerde Frette, masa aksesuarlarında ise Christofle imzası yer aldı.
Performans tarafında ise çift MTU 16V 2000 M96L EPA Tier III motor görev yapıyor. Yat, 24 knot seyir hızına ve 28 knot maksimum hıza ulaşabiliyor. Ayrıca Hydrotab Interceptor trim tab sistemi, Sleipner Vector Fins ve Seakeeper jiroskopik stabilizasyon sistemleri sayesinde seyir ve demirleme sırasında salınım önemli ölçüde azaltılıyor.
Alberto Galassi yaptığı açıklamada, “Charles’ın Riva’ya olan tutkusu karşılıklı bir bağlılığın göstergesi. Böylesine başarılı bir pilotun ve stil ikonunun yeniden Riva’yı tercih etmesi, markamızın sunduğu tasarım, yaşam konforu ve teknolojinin en güçlü göstergelerinden biri” ifadelerini kullandı.
BOATPro verilerine göre Riva’nın hâlihazırda 24 metre üzeri 20 yatı sipariş veya üretim aşamasında bulunuyor. Markanın en büyük projesi ise 70 metrelik yeni amiral gemisi Riva 70 Metri olarak öne çıkıyor.
Cantieri Capelli Türkiye’ye geldi
İtalyan denizcilik markası Cantieri Capelli ile Türkiye’nin önde gelen denizcilik perakende markalarından East Marine, Türkiye pazarındaki işbirliklerini özel bir lansmanla duyurdu
Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlik; sektör profesyonellerini, iş dünyası temsilcilerini ve deniz tutkunlarını bir araya getirdi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un katılımıyla gerçekleşen organizasyonda, Cantieri Capelli’nin ödüllü modelleri ve markanın Türkiye vizyonu tanıtıldı.
Etkinlik kapsamında, Cantieri Capelli’nin global ölçekteki büyüme stratejisi ve East Marine ile yürütülen iş birliğinin Türkiye denizcilik sektörüne sağlayacağı katkılar paylaşıldı. İtalyan mühendisliği ve tasarım anlayışını bir araya getiren Cantieri Capelli modelleri, East Marine güvencesiyle Türkiye’de deniz severlerle buluşmaya başladı.

Lansmanda konuşan Capelli Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Apak, markanın dünya genelindeki büyümesine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Avustralya’ya dünyanın dört bir yanında deniz tutkunlarıyla buluşan Capelli markasıyla yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz.”
Capelli’nin 1974 yılında İtalya’da küçük bir üretim atölyesinde başlayan yolculuğunun; mühendislik disiplini, yüksek malzeme kalitesi ve güçlü tasarım vizyonuyla bugün global ölçekte saygın bir noktaya ulaştığını belirten Apak, markanın fark yaratan yönünün denizciliğe yaklaşımı olduğunu ifade etti. Form ile fonksiyon, performans ile zarafet arasında güçlü bir denge kurduklarını vurgulayan Apak, Türkiye pazarındaki yapılanmanın uzun vadeli bir vizyon taşıdığını söyledi.