Güneydoğu Avrupa’nın Silikon Vadisi Edirne olacak!

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Trakya, Türkiye’nin Avrupa kapısı. Trakya Üniversitesi de özellikle mühendislik fakülteleriyle bölgede ciddi bir nitelikli işgücü kaynağı olarak görülüyor. Sadece Türkiye değil, Balkan ülkelerinden de ciddi bir öğrenci nüfusu var. Toplam 44 bin öğrencinin 6 bin 500’ü yabancı. Üniversite bünyesinde 2006 yılında kurulan Teknopark’ın ise gözü sadece Trakya ya da Türkiye’de değil, Güneydoğu Avrupa’nın sınırlarını zorlamaya niyetliler. 

Bu sınır ötesi vizyon, Kasım 2019’da Teknopark Genel Müdürü olan Dr. Özgür Özdemir’in önümüzdeki beş yıllık hedefini şekillendiriyor. Teknopark’ı iş dünyasına anlatmak için pandemiyi fırsat dönemi olarak değerlendirdiklerini söyleyen Dr. Özdemir, geliştirdikleri yeni modeli anlatıyor: “Teknopark şirketlerin ayağına gitmemiş, mesafeli durmuş. Ben hem bir girişimci hem de Ar-Ge firmalarının ihtiyaçlarını yakından bilen biriyim. Önce şirketlerle bir araya geldik. Teknopark, üniversite, valilik, KOSGEB ile Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nden oluşan beş ayaklı bir yapı oluşturduk. Buraya gelmek isteyen şirketleri tam bir işbirliği içinde karşılıyoruz. İhtiyaçlarına çözüm geliştirecek süreci yönetiyoruz. Bu sayede 2020 başında 32 olan şirket sayısı 126’ya ulaştı.”

Edirne, İstanbul’un gölgesinde kalıyor

Dr. Özdemir’e göre İstanbul’a yakınlığı Edirne için hem avantaj hem de dezavantaj. “Edirne, İstanbul’un gölgesinde kalıyor” diyen Teknokent Genel Müdürü, işbirlikleriyle bu döngüyü kıracaklarına inanıyor. Odaklandığı alan ise yazılım teknolojileri. Mevcut şirketlerin büyük bölümü teknoloji alanında. Bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Türkiye’nin en güçlü bilgisayar mühendisliği bölümlerinden biri Trakya’da. Edirne, keyifli ve kolay yaşantısıyla gençlerin sevdiği bir yer. Genellikle burada okuyan gençler kalmak ister ama istihdam imkanı yok. Biz bu nitelikli işgücünü İstanbul’a kaptırmamak, hatta oradan beyin göçü almak istiyoruz. Bunu da başlattık. Gelen şirketlerin büyük bölümü İstanbul, Çorlu, Çerkezköy’den. İlaçta yazılım üreten bir firma, entegratör şirketler var. İpekyol Ar-Ge departmanını burada açtı. Senkron Güvenlik geldi. Aspilsan bize geldi, 30 kişilik ekip kurdu. Şimdi hidrojen projesi yapacak. İşe alınan 400 çalışanın yüzde 70’i Trakya Üniversitesi öğrencisi. Yeni mezunların başlangıç maaşları 5-6 bin TL’den 8 bin TL’ye yükseldi.”

Sanayi yoksa Ar-Ge merkezi olsun!

Turizm ve tarım gelirleriyle büyüyen Edirne, sanayide bugüne kadar büyük yatırımlar alamamış. Dr. Özdemir, kentin bu durumu Ar-Ge merkezi ile kırabileceği görüşünde. Bir sınır kenti olarak AB’nin IPA projelerinin uygulanabildiği iki kentten biri Edirne. Bu nedenle Teknokent’e gelen şirketler olmuş. Beyaz yakalıların kente taşınmaya başladığını anlatan Özdemir, Teknokent olarak bu avantajı iyi değerlendireceklerini vurguluyor. Teknokent’te yürütülen inovasyon projelerine verdiği örnekler dikkat çekici: “Akıllı araç şarj istasyonları yapılıyor, uzaktan sayaç okuma projeleri, akıllı çöp konteynırları geliştiren şirketler var. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası’nda en hızlı büyüyen meslek komitesi Teknokent’teki hareketlilik sayesinde bilişim oldu.”

Kosova, Makedonya, Bulgaristan…

Gözünü yazılım alanında girişimciler ve şirketlerin Ar-Ge projelerine diken Trakya Teknokent’in Genel Müdürü, deyim yerindeyse “geniş düşünüyor”. Trakya Üniversitesi’nin yabancı öğrencileri, yeni işbirliklerine ilham olmuş. Üniversitenin Balkan ülkelerinde yürüttüğü işbirliklerini Teknokent’in genişlemesi için de kullanmaya niyetliler. Dr. Özdemir’in son sekiz ayı Edirne’deki modeli bu ülkelere taşıma planını adım adım uygulamakla geçiyor. 

Plan net: Edirne’yi sadece Türkiye’nin değil, Güneydoğu Avrupa’nın Silikon Vadisi haline getirmek. Özellikle mobil oyunlar ve blockchain teknolojisine odaklanmış durumda. “Bu iki alanı kafaya taktım. Gönlümü bu işe verdim. Bölgede bu iki alandaki yatırımların hub’ı olacağız” diyor. 

Planın Edirne tarafı, aksamadan çalışıyor. Sınır ötesinde ise hedef ülkeler Makedonya, Kosova, Bulgaristan ve Yunanistan. Özellikle Makedonya ve Kosova’da görüşmelerde yol kat ettiklerini söyleyen Dr. Özgür Özdemir, gelinen noktayı şöyle anlatıyor: “Bu ülkelerden gelip Trakya Üniversitesi’nden mezun olan öğrenciler ülkelerinde nitelikli iş bulamadıklarını söylüyor. İsviçre, Almanya gibi ülkelere gitmek durumunda kalıyorlarmış. Bu da ülkeleri için beyin göçü demek. Bu ülkelerde hükümet seviyesinde görüşmeler yaptık. Bu ülkelerin üniversiteleriyle teknokentler yapacağız. Trakya Teknokent’in yüzde 25 oranında ortak olduğu şirketler kuracağız. Bir yandan da Türk şirketlerine Avrupa’da Ar-Ge kapılarını açmayı da hedefliyoruz.”

Danimarka’dan yatırım alan akıllı konteyner

Trakya Teknopark içinde yer alan Kuluçka Merkezi’nde şu anda 12 girişim var. Genel Müdür Dr. Özgür Özdemir, seçilen iş fikirlerine mentörlükten bilgisayar, lisans teminine kadar destekler verdiklerini söylüyor. Ayrıca iş insanları ve akademisyenlerden oluşan 28 kişilik mentör heyetinin de girişimcilere yol gösterdiğini vurgulayan Özdemir, parlak şirketler kurulduğuna dikkat çekiyor: “Freightest adındaki şirket, akıllı konteyner sistemleriyle ilgili yazılım geliştirdi. Danimarka’da büyük bir lojistik şirketinden yatırım aldı. Bir başka şirket midye işindeydi ama temizlik ve şoklama makinelerini İtalya’dan alıyordu. Teknokent’te kendi makinelerini geliştirdiler ve İtalya, İspanya’ya ihracat yapar hale geldiler.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar