Hastalıktan ari işletme sertifikalarının iptali sektörü neden bu kadar korkuttu?
Bursa’da 19 “Hastalıktan Ari İşletme” belgesinin iptal edilmesiyle başlayan tartışma, birkaç gün içinde teknik bir denetim meselesi olmaktan çıkıp, sosyal medyada, sektörde ve kulislerde birbirinden farklı senaryoların konuşulmasına neden oldu. Kimileri siyaseti, kimileri hayvan ithalatını, kimileri yıllardır göz yumulan sistemi, çoğu CHP Gölge Tarım Bakanı Sencer Solakoğlu’nu merkeze koydu. Gerçekten de mesele bunlardan biri veya birkaçı mı?
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıklaması oldukça net. “Denetimlerin yalnızca Bursa’ya özgü olmadığı, 2026 yılı içinde 36 ilde toplam 104 hastalıktan ari işletmenin denetlendiği ve Bursa’daki incelemelerin de bu rutin programın bir parçası olduğu” özellikle vurgulanıyor.
Tüm bunlar “maksat üzüm mü yemek yoksa bağcıyı mı dövmek sorusunu düşündürüyor.” Muhasebe dersinin ilk başlığı olan “güven esas kontrol şart” sözünü düşündüm. Devletin belge vermesi kadar, o belgenin şartlarını denetlemesi ve gerektiğinde iptal etmesi de hukuk devletinin doğal gereği değil mi?
Sertifikalar iptal edilebilir
Asıl soru şu. Kurallara uyuluyorsa, neden bir denetim haberi bütün sektörü bu kadar tedirgin etti? Bu sorunun cevabı yüksek sesle dile getirilmeyen bazı hayvancılık işletmelerinin hastalık konusunda yeterince önlem almadığı söylentilerini akıllara getiriyor. İşletmeler zaten uymak zorunda oldukları koşulları bilmiyorlar mı? Kurallara uyuluyorsa neden endişe ediyorlar.
Ari işletme belgesi aslında bir ekonomi belgesi
Hastalıktan ari işletme statüsünün iptal edilmesi, işletmenin faaliyetinin durdurulduğu anlamına gelmiyor. Kamuoyu “Hastalıktan Ari İşletme” belgesini yalnızca sağlıkla ilgili teknik bir sertifika olarak görüyor. Oysa sektör açısından bu belge çok daha büyük bir anlam taşıyor. Bakanlığın sağladığı ilave desteklemelerden yararlanabilmenin anahtarı, damızlık hayvancılıkta önemli bir referans. Süt sanayicisinin işletmeye duyduğu güveni artırıyor, üreticinin pazarlık gücünü yükseltiyor, marka değerini besliyor, tüketiciye de “bu işletme düzenli denetleniyor” mesajını veriyor.”
“Bazı şirketlerin belgeyi alana kadar her hususa dikkat ettiği daha sonra yeteri kadar önem vermediği,” sektörde uzun yıllardır konuşulanlar arasında. Bazı hayvancılık şirketleri Türkiye’de kullanılmayan aşılar kullanarak işletmesinde hastalık risklerine karşı mücadele ederken, diğer taraftan bazı işletmelerde biyogüvenlik ve hastalık yönetimine ilişkin eksikliklerin yeterince ciddiyetle ele alınmadığı yönünde eleştiriler dile getiriliyordu.
Belgesi iptal olan işletmelere ne olacak?
Sertifikanın iptal nedeni işletmeden işletmeye değişebilir. Eğer iptalin nedeni hastalık tespiti ise ilgili hayvanlar için mevzuatta öngörülen sağlık tedbirleri uygulanacak. Sertifikanın kaybedilmesi ise desteklerden yararlanma, finansmana erişim açısından işletmeye önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir. Sektörün ortak kanaati, “2026 yılıyla birlikte Bakanlık hayvan sağlığı konusunda çok daha düşük toleranslı yeni bir denetim anlayışı benimsiyor olması. Yerelde farklı uygulamalara alan bırakılmak istenmemesi yönünde.” Kulislerde görevden alınan memurlar olduğu konuşuluyor.
Ari işletme olmanın koşulları
Bir işletmenin Ari belgesi alabilmesi için; “karantina alanı bulunacak, yeni gelen hayvanlar 30 gün izole edilecek, Tüberküloz gibi testler düzenli yapılacak. Süt hijyeni sağlanacak, çeşitli biyogüvenlik önlemleri gibi onlarca koşul var. Bu şartlardan herhangi birinin yerine getirilmemesi halinde sertifika iptal edilebilir.
Türkiye yıllarca 100 dolara dünyanın en önemli gıda güvenliği belgesi ISO 22 bin aldı, gıda mühendislerinin bazıları kendilerini tik atan ISO’culara dönüştürdü. Yılda birkaç defa gelen denetçilere çay kahve ikram edilip gönülleri hoş tutuldu. Vaktiyle aylar süren eğitim ve uygulamalarla aldığımız ISO 22 bin sektörde şaşkınlık yaratmış “ne gerek var parasını ödeyince zaten alınıyor” denilmişti.
Demem o ki bazılarımız kural sevmiyor, denetlenmekten hoşlanmıyor, bize bir şey olmaz diyor. Gelişmiş ülkelerde sistem kurmak için araç olan belgeler Türkiye’de çoğu zaman amaç haline geliyor, sistemleri yaşatamıyoruz. Bu anlamda Bursa’da iptal edilen aslında belgeler değil, yıllardır sorgulanmayan güven sistemi olabilir mi?
Velhasıl, sertifika iptallerinin yaygınlaşması halinde hayvan hareketlerinin zorlaşması, sürü yenileme hızının yavaşlaması ve buna bağlı olarak üretim maliyetlerinin artması ihtimali sektörün en büyük endişeleri arasında. Riskler nedeniyle yatırımlar düşecek olsa da denetim için doğru zaman her zamandır. Belgeyi duvara asarak üzerimizden attığımız sorumluluklar sınavlara açıktır. Sertifikalar duvarda değil, sahada yaşar. Bu anlamda et fiyatlarının arttığı, sütün azaldığı bir dönemde yapılan iptaller elbette sektörü yoracak ve kalıcı arazlar bırakacak. Ancak kurallara uymayı, her denetimde, güvenle inşa edilen itibarı öğrenmek zorundayız.