Hataların sorumluluğu kimde?

Dr. Uğur TANDOĞAN
Dr. Uğur TANDOĞAN NOT DEFTERİ tandogan2007@gmail.com

Delikanlı bir lider

Saatler 6:22’i gösteriyordu. Sarı renkli Mercedes marka 19 tonluk su kamyonu havalimanına girdi. Araç, havalimanının oto parkı içinde bir süre normal hızla ilerledi ve sonra birden hızlandı. Tel örgüleri parçalayarak önündeki binanın lobisine girdi. Su kamyonundan etrafa sular saçılmadı. Çünkü su kamyonu, su taşımıyordu. Kamyon kaçırılmış ve içine su yerine 9.5 ton dinamit yüklenmişti. İran asıllı sürücü, kamyon binanın lobisine girince patlamayı gerçekleştirdi. Dört katlı bina büyük bir gürültü ile çöktü. Binada kalmakta olanlardan 307’si öldü ve 75’i yaralı olarak çıkarıldı.

Olay, 23 Ekim 1983 tarihinde Beyrut’ta gerçekleşti. Söz konusu bina, Lübnan iç savaşında barış gücü görevi yapan Amerikan ve Fransız askerlerinin kaldığı yatakhane idi. Ölenlerin 241’i Amerikan askeri personeli, çoğu da deniz piyadesi idi. Bu, Vietnam Savaşı’ndan sonra Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nin bir günde yaşadığı en büyük kayıptı. Yer yerinden oynadı. Herkes bu olaydaki suçluyu bulma yarışına girdi. Önce o taburun komutanı, daha sonra, Akdeniz’deki 6. Filo’nun Komutanı derken suçlamalar Genelkurmay Başkanı’na kadar gitti. O dönem Başkan olan Ronald Reagan’a gazeteciler esas soruyu sordu: “Bu kayıptan sorumlu kim?”. Bunun üzerine Başkan Reagan şöyle dedi: “Başkan, benim; Başkomutan, benim; bu kayıpların sorumlusu benim” dedi.

Genel müdürün yönetim dersi

Bankada bir denetim raporu değerlendirme toplantısında idik. Genel müdürlükteki bir birimin denetimi yapılmıştı; raporu görüşülüyordu. Denetçi, birimde gördüğü aksaklıkları bir bir anlatıyordu. Toplantıya söz konusu birimin yöneticisi de davet edilmişti. Birim yöneticisi her eleştiride hemen savunmaya geçiyor, cevap vermeye çalışıyordu. Fransız Genel Müdür, “Bir konuya açıklık getirmek istiyorum” diyerek araya girdi. Ve birim yöneticisine dönerek, aslında hepimize şöyle bir yöneticilik dersi verdi: “Ben Genel Müdürüm. Bu bankada yapılan iyi veya kötü her işten ben sorumluyum. Denetçimiz aksaklıkları gösterirken, eleştirileri yaparken onun muhatabı benim. Aslında O, beni eleştiriyor, sizi değil. Onu rahatça dinleyelim. Bu aksaklıkları nasıl gidereceğimizi biz kendi aramızda konuşuruz”

Yetki devredilir, sorumluluk asla

Organizasyon, bir amacı gerçekleştirmek için kurulur. Bu amaca giden yolda yapılacak işleri tek kişi yapamayacağı için “Büyük iş” parça parça işlere bölünür. Her bir parçanın da başına bir kişi getirilir. Buna iş-bölümü diyoruz. Büyük işin küçük parçalarını yapma sorumluluğu verilen kimselere, gereken yetki de verilir. Böylece “Büyük iş”in başındaki kişi yetkisini devretmiş olur. Ancak yine değişmez bir yönetim kuralı şunu der: Yetki devredilir, sorumluluk asla. Yani organizasyonun her bölümünde yapılan tüm işlerden, organizasyonun en tepesindeki kişi sorumludur. Çünkü o küçük parçayı yapacak kimseyi oraya o tepe yöneticisi getirmiştir. Eğer sorumluluk da devredilseydi işler tepedeki yönetici için çok kolay olurdu. Organizasyonda işler iyi gittiğinde parsayı en tepedeki toplar, işler kötü gittiğinde sorumluluğu alttaki bir günah keçisine yüklerdi.

Sonuç

Yöneticiler, yetkileri kadar sorumluluklarına da sahip çıkmalıdırlar. Bu ilke her tür organizasyonun tüm yöneticileri için geçerlidir. Örneğin, adına devlet dediğimiz büyük organizasyonda da geçerlidir, ya da bir banka gibi bir organizasyonda da.

Yöneticiler işler kötü gittiğinde de bunun vebaline katlanmalıdırlar. Kul, hatasız olmaz. Verilen her karar doğru olmayabilir. Ama yöneticiler bu hatalarını da kabul edip, sorumluluklarını açıkça dile getirecek cesarette olmalıdır. Böyle bir davranış, lidere olan güveni artırır. Bu anlamda Ronald Reagan, örnek alınacak çok “Delikanlı” bir liderdi.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Perşembenin gelişi 18 Şubat 2021