Havacılık ve uzayın yükselişi

Kerem Özdemir
Kerem Özdemir KEREM İLE İŞİN ASLI elfkerem@gmail.com

Son olarak 13 Temmuz’da TUA ile Birleşik Arap Emirlikleri Uzay Ajansı (UAESA) arasında imzalanan “Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanımı, Uzay Bilimleri, Teknolojileri Ve Uygulamaları Alanlarında” iş birliği zaptı kafa karışıklığımı açıklıyor. TUA’nın web sitesindeki metnin son iki paragrafı, “Bu işbirliği zaptı ile uzay araştırmaları, teknolojileri ve uygulamaları alanında iki ülke insan kaynağı yetiştirecek, bilgi ve tecrübe paylaşımı yapacak. Yörünge altı uçuşlar, fırlatma, roket, görüntüleme uydu sistemleri alanlarında ortak Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirecek.

Şehir ve bölge planlama, afet yönetimi, doğal kaynak tarama konularda sosyoekonomik alanda uzay çalışmaları yapılacak” şeklinde. Kapsam bu kadar geniş tutulunca, doğal olarak bu benim zavallı beyinciğim zorlanıyor.

İlk yazılarımdan birine konu olan Daikin fabrika ziyaretimde, firmanın insan kaynağı kaybettiğini ancak bunun kendi sektörüne değil otomotiv ve havacılık/uzay alanlarında faaliyet gösteren şirketlere doğru olduğunu öğrenmiştim. Bu, insan kaynağı yönetimi açısından sıkıntılı olsa da ülke açısından sevindirici.

Kıpırdanma mı, daha fazlası mı?

Daikin belki de kendi başarısından daha büyüğünü, bu sektörlere yetişmiş işgücü sağlayarak yapıyor. Kamu otoritesinin derhal, Daikin’in insan yetiştirme yaklaşımı üzerine bir eğitim modeli kurgulaması gerekiyor. Belki başka yerlerde de benzer modeller oluşmuştur; cehaletimi bağışlayın. Ama insanların yürüdüğü yere yol yapmak gerektiğini bilecek kadar da birikimim var. Böyle bir eğitim çalışması belki, uzay ve havacılık çalışmaları alanında başlayan kıpırdanmamızı daha ileriye taşımamızı sağlayabilir. İncelenmesi gerekiyor.

Son dönem uzay çalışmaları alanında dikkatimi çeken iki önemli gelişme var. Bunlardan biri, Mayıs 2022’de resmi olarak Türkiye’nin ilk ticari cep uydu girişimi olarak kurulan, Hello Space. İlki Ocak 2023’te olmak üzere, uzaya 50’den fazla cep uydusu göndererek cep uydu ağı kurmayı hedefleyen şirket, dar bant veri transferi ile eşyanın interneti (IoT) teknolojisiyle veri hizmeti sağlamayı hedefliyor. Dar bant haberleşmesi, düşük enerji tüketimi ile IoT alanında önemli bir bileşen.

Hello Space Kurucu Ortağı ve CEO’su Muzaffer Duysal, Türkiye'nin ilk cep uydusu olan Grizu-263A projesinde takım lideri olarak görev yaparken diğer kurucu ortak Zafer Şen’in değerini ise, 17 yıllık deneyime ve 750’nin üzerinde çalışana sahip OBSS’nin de kurucu ortağı kimliği ortaya koyuyor. Bu ikili, donanımı da yazılımı da Türkiye’de üretilmesi hedefine doğru ilerlerken cep uydularının sadece beş santimetreküp hacme sahip olması yaptıkları işin önemini artırıyor. Hello Space, yaratacağı rekabet avantajını, “Denizcilik, tarım, hayvancılık, enerji, çevre ve iklim konularında da veri takibi gerektiren konularda mevcut teknolojilere göre çok daha düşük maliyetle aynı veri sunulabiliyor” sözleriyle ifade ediyor.

Notlarım arasındaki ikinci önemli gelişme, Nurus’un TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirilen İMECE’nin ABD’ye taşınmasını sağlayacak olan yüksek teknolojili taşıma kabini.

Nurus Yönetim Kurulu Üyesi ve Baş Tasarımcı Renan Gökyay, kabini, “Yaklaşık bir tonluk bir uydu olan İMECE’nin üretildiği yerden dikey pozisyonda alınıp, taşıyıcının içine girebileceği yatay pozisyona getirilip taşıyıcının içine girmesi ve fırlatılacağı istasyona kadar gitmesi, orada tekrar uydunun fırlatılacağı pozisyonda dik olarak rokete yüklenecek hale gelmesinden sorumlu bir cihaz. Bu cihaz, uydumuzu her türlü nemden, titreşimden, zararlı ışınlardan koruyabiliyor. Her türlü düşmede uyduyu koruyabiliyor. Uydunun ağırlığının 20 katına kadar gelecek anlık darbe ve yükleri tolere edebiliyor” sözleriyle anlatıyor. Ürünün teknoloji boyutunda saniyede 10 bin veri toplamasını ve rekabetçiliği konusunda yabancı muadillerinin yarı fiyatına üretilmesini not düşeyim.

2023’e yakışır adımlar

Hello Space’in ilk cep uydusu ‘İstanbul’, Ocak 2023’te SpaceX’e ait Falcon9 roketi ile uzaya gönderilmesi planlanıyor. İMECE için hedef tarih de 15 Ocak 2023. Biri beş santimetreküplük diğeri bir tonluk iki uydu ile 2023’e başından damga vuracağa benziyoruz. Bu kadar iddialı bir çıkışa hazırlanırken dönüp bir de geriye bakmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Merceğimize takılanlar...

2011’de kurulan ve aynı yıl NASA ve American Institute of Aeronautics ve Astronautics gibi kurum ve kuruluşların düzenlediği 2011 CanSat Competition’da dünya çapındaki üniversiteleri geride bırakarak dünya şampiyonu olan İTÜ Hezarfen Student Unmanned Aerial Systems (SUAS) ve geliştirdikleri mikro uydu ne oldu? Mehmet Sepil ve Mehmet Emin Karamehmet’in kurdukları uydu harita şirketi Interspace ne oldu? Kamu, bu şirketi zora düşürmek için aynı işi daha düşük fiyatla ve zararına yapmış olabilir mi? 2023’ün uydu zaferine ilerlerken Gazi Mustafa Kemal’in 1926’da kurdurduğu Kayseri Uçak Fabrikası’nın 1952’de Adnan Menderes’in başbakanlığı sırasında kapatılmasının 70’inci yıldönümünü de idrak etmemiz gerekiyor. Yoksa “biz yenilmedik de Almanlar yenildiği için yenik sayıldık” gibi mazeretlerle kendimizi uyuşturmaya devam ederiz. İleri gidebilmek için yenilgilerimiz dahil ciddi bir analiz yapmak gerekiyor. Bunu yapacağız.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Teknolojinin liderleri 19 Eylül 2022
Not ve performans 25 Ağustos 2022