Hazine borçta ‘net ödeyici’
Hazine, 63 ay sonra ilk kez hazirandaki toplam borç yönetiminde net ödeyici konumuna geldi. Haziranda net iç borçlanmasını 99,1 milyar TL ile geçen yılkinin üçte biri düzeyine çeken Hazine, dış borçta ise net bazda 108,6 milyar TL geri ödedi, toplam borçlanmada 9,6 milyar lira ile net ödeyici oldu.
Hazine, haziran ayında özellikle rekor faiz dışı fazla sayesinde hem iç piyasadaki net borçlanmasını ciddi oranda azaltarak hem de dış piyasaya yüklü miktarda net geri ödeme yaparak, aylık borç yönetiminde 63 ay sonra ilk kez net ödeyici pozisyonuna geldi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın haziran ayı bütçe finansman verileri, kamu borç yönetiminde pozitif bir tablo ortaya koydu. Jeopolitik riskler ve belirsizlikle artan küresel maliyetlerin baskısına karşılık, bütçede giderek artan faiz dışı fazla, Hazineyi kamu borç yönetiminde stratejik bir yönelime itti. Hazine, haziranda uluslararası piyasalardan sadece 17,4 milyar TL’lik yeni dış kaynak (kullanım) sağlarken, vadesi gelen tam 126 milyar TL tutarında eski dış borcun geri ödemesini gerçekleştirdi. Böylece dış borçlanmada 108,6 milyar TL’lik net ödeme yapılarak kamunun döviz cinsinden yükümlülükleri hafifletildi.
İç borçlanmada sert fren
Hazine’nin iç borçlanmada net borçlanıcı olmaya devam etmekle birlikte, net tutar geçen yılın aynı ayına göre sert bir düşüş kaydetti. Vadesi gelen eski iç borçlanmaları dolayısıyla haziranda 364 milyar liralık itfa gerçekleştiren Hazine, 463 milyar liralık da yeni borçlanmaya gitti. Böylece Hazine’nin Haziran 2025’te 296,1 milyar TL olan net iç borçlanması, bu yıl aynı ayda 99,1 milyar TL ile bunun üçte biri düzeyinde kaldı. Bu veri; ekonomi yönetiminin dış borçlarını kapamak için iç piyasadan yeni bir borç sarmalına girmediğini, aksine iç borçlanma ihtiyacını da yüzde 66,5 oranında azalttığını gösteriyor.
Rekor faiz dışı fazlanın katkısı
Bu gelişmelerle toplam 490 milyar lira geri ödeme gerçekleştirilen haziranda toplam borçlanma 480,4 milyar lirada kaldı ve Hazine aylık bazda 9,6 milyar lira ile borçta “net ödeyici” oldu. Hazine’nin bundan önce en son, pandemi yüzünden dış kaynak musluklarının neredeyse tümden kapandığı Mart 2021’de 25,9 milyar lira ile net ödeyici pozisyonunda olduğu belirlendi.
Hazine’nin hem içeride hem dışarıda borçlanma baskısını hafifleten ana kaldıraç, bütçenin kendi ürettiği yapısal kaynak oldu. Haziran ayında vergi gelirlerinin yüzde 72 gibi yüksek bir oranda artmasıyla bütçenin 114,2 milyar TL fazla vermesi, Hazine’nin elini rahatlatan en büyük unsur. Faiz ödemeleri ise haziranda geçen yıla göre yüzde 26,9 azalarak 201,6 milyar liraya geriledi. Geçen yıl haziran ayında 54,5 milyar TL faiz dışı açık veren merkezi yönetim bütçesi, bu yılın aynı ayında 315,8 milyar TL faiz dışı fazla üretti. Vergi gelirlerindeki güçlü tahsilatın beslediği bu kaynak, Hazine’nin elini rahatlatan en büyük güç oldu.
Bütçe faiz dışı fazlası, küresel faiz kıskacına karşı güçlü kalkan oluşturdu. Uluslararası piyasalarda borçlanma faizlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle, Hazine eski dış borçları fahiş maliyetli yeni Eurobond’larla döndürmek yerine kapamayı seçti. Haziranda vadesi gelen dış borç, iç borçlanmaya yüklenilmeden doğrudan bütçenin ürettiği faiz dışı fazla ile göğüslendi.
Haziran ayı tablosu, kamunun dış borç eritme stratejisini borcu borçla ikame ederek değil, sıkı maliye politikasıyla üretilen “gerçek nakit” üzerinden yürüttüğünü gösteriyor. Analistler, faiz dışı fazlanın bu şekilde korunması durumunda kamu maliyesinin üzerindeki borç ve faiz baskısının önümüzdeki aylarda daha da hafifleyeceğini öngörüyor.
75,8 milyar TL kasada kaldı
Bütçenin haziran ayındaki 114,2 milyar liralık fazlası, bütçe emanetleri ve avanslardaki işlemler sonrası 86 milyar liraya indi. Bunun 9,6 milyarı ile net borç ödemeyi gerçekleştiren, 0,7 milyar liralık kısmı ile de nakit sıkışıklığı olan bazı kamu kurum ve kuruluşlarına borç veren Hazine’nin kasasında 75,8 milyar TL kaldı.
Hazine’nin bütçe finansmanı sonrasında kasasında (Merkez Bankası ve kamu bankalarındaki hesaplarında) taze nakit biriktirmesi, kamu maliyesi için hayati önemde stratejik bir güvenlik kalkanı ve likidite tamponu anlamına geliyor. Bu para, gelecek aylardaki büyük borç ödemelerine güvence oluşturuyor. Hazine’nin kasasında para olduğunda, sonraki aylarda borçlanmak için piyasaya muhtaçlığı azalıyor. Bankalardan borç talep etme ihtiyacının azalması, devlet tahvili ihalelerinde piyasa faizlerinin yukarı gitmesini baskılıyor. Kasa bakiyesi, aynı zamanda dolaylı olarak Merkez Bankası’nın toplam rezervini yukarı çekiyor.

Faiz hariç güçlü tablo
Faiz hariç tutulduğunda ise bütçe performansı oldukça güçlü bir tablo sunuyor. Geçen yıl ilk yarıda 131 milyar TL olan faiz dışı fazla, bu yıl aynı dönemde yüzde 298,1 artışla 521,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu veri, sıkı maliye politikası ve vergi tahsilatının ilk yarıyılda başarıyla uygulandığını teyit ediyor. Uzmanlara göre bütçeyi aşağı çeken asıl unsur, bütçenin kendi üretimi değil, faiz sarmalı. Güçlü vergi tahsilatı sayesinde büyük bölümü haziranda olmak üzere altı ayda üretilen rekor faiz dışı fazla, aynı dönemde 1,5 trilyon liraya yakın devasa faiz duvarına çarpıp eridi. Sonuçta Hazine, ilk yarıyı kapatabilmek için piyasadan 819 milyar TL net yeni borç çekmek zorunda kaldı. 2025’in ilk yarısında bütçeyi döndürmek için 1 trilyon 245,8 milyar TL olan bu tutar bu yıl yüzde 34,3 azaldı. Borçlanma ihtiyacındaki bu gerileme olumlu bir gelişme, ancak 6 ayda piyasadan bu tutarda yeni borç alınmış olması kamu finansmanının hala borçlanmaya göbekten bağımlı olduğunu gösteriyor. Ekonomi yönetiminin kararlı mali sıkılaşma adımları, haziranda bütçeyi faiz dışı fazla verir, Hazine’yi borçta net ödeyici konuma getirirken; kamu maliyesinin üzerindeki en büyük kamburlardan biri olan borçlanma sarmalının kalıcı biçimde aşılması önem taşıyor. Uzmanlar, bütçe disiplininin korunması durumunda Hazine’nin finansman maliyetlerinin önümüzdeki aylarda daha da hafifleyeceği görüşünde.
Bütçe finansmanında ilk yarı
Haziran ayı verileri bütçe ve borçlanmada bir “bahar havası” yaratmış olsa da altı aylık kümülatif fotoğraf henüz sorunlu yapının aşılmadığını gösteriyor. Yılın ilk yarısının tablosu, geçen yıla göre iyileşme olmakla birlikte hala yüksek bütçe açığı, faiz yükü ve borçlanma faturasına işaret ediyor. Geçen yıl ilk yarıda 980,5 milyar TL olan bütçe açığı, bu yıl aynı dönemde yüzde 3,8 düşüşle 942,8 milyar TL’ye geriledi. Hazirandaki fazla, yılın ilk 5 ayında biriken devasa açığı eritmeye yetmedi, açıkta geçen yıla göre iyileşme sınırlı kaldı. Bu da bütçe disiplininin kümülatif açığı kapatacak yapısal güce henüz ulaşmadığını gösteriyor.
2025’in ilk yarısında 1 trilyon 111,5 milyar TL olan toplam faiz harcamaları, bu yıl yüzde 31,7 artarak 1 trilyon 464,2 milyar TL’ye yükseldi. Haziran ayında faiz harcamalarında yaşanan dönemsel düşüş, ilk 6 ayın kümülatif hasarını tamir etmedi. Kamunun ilk yarıda topladığı her 100 TL’lik bütçe gelirinin yaklaşık 19 TL’si doğrudan faiz ödemelerine gitti.