Hazır giyim küçülmeye hızla devam ediyor
Geçen haftaki yazımda sanayinin alt kollarının üretim endeks verilerini kullanarak bu sektörün esaslı bir yapısal dönüşüm geçirmekte olduğunu göstermiştim. Düşüşte olan faaliyet kollarının başında giyim eşyaları diğer adıyla hazır giyim geliyordu. Şubat 2025’ten bu yılın şubatına bu sektörde üretimde bir yılda yüzde 18,3 oranında daralma vardı. Bu faaliyet kolunu daha mütevazı bir daralma (yüzde 3,3) ile tekstil izliyordu.
Geçen hafta perşembe günü açıklanan şubat ücretli çalışan istatistikleri* hazır giyimde daralmanın hız kesmeden devam ettiğini gösteriyor. Bir bakıma üretimde görülen sert düşüş istihdam yönünden teyit ediliyor. Tekstilde ise daralmanın sona yaklaştığına dair bir sinyalden söz edilebilir. Tekstilde istihdam gelişmelerine kısaca bir göz atıp ardından hazır giyimi mercek altına almak istiyorum. Önce mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler itibariyle Şubatta toplamda ücretli çalışan sayısında önceki aya kıyasla yüzde 0,4 artış olduğunu not edelim; aylık olarak yüksek bir artış; inşaat ve hizmetler sayesinde. İmalat sanayinde ise ücretli çalışan artışı yüzde 0,1 ile sınırlı.
Tekstilde çalışan sayısında yüzde 0,1 oranında azalma var. Ocak ayında bu oran yüzde -1,1’di. Son 13 ayda tekstilde ücretli çalışan sayasında aylık azalmaların yüzde -0,4 ile -1,5 arasında değiştiği görülüyor. Bu sürede tekstilde ücretli çalışan sayısı 458 binden 410 bine geriledi (yüzde -10,5). Şubatta ücretli çalışan sayısındaki yüzde -0,1’lik azalma ciddi bir yavaşlamaya işaret ediyor ama bunun kalıcı olup olmadığını görmek için Mart ve Nisan verilerini beklemek gerekiyor.
Hazır giyim 3 yılı aşkın süredir küçülüyor
Hazır giyimde ücretli çalışan sayısı önceki aya kıyasla yüzde 0,8 azaldı. Ocak ayında da azalma yüzde 0,8’di. Aylık olarak bu büyük bir oran. Bir fikir vermek için her ay çalışan sayısı bu oranda azaldığı takdirde yıllık kaybın yüzde 10’u bulacağını belirteyim. Hazır giyimde kan kaybı yeni değil. Bu kesimde ücretli çalışan sayısı Aralık 2022’den beri her ay sistematik olarak azalıyor ve çoğu ayda azalış yüzde 0,8’in üzerinde. Bu 3 yılı aşkın sürede ücretli çalışan sayısı 733 binden 512 bine düştü. Kayıp yüzde 30,2. Hazır giyim çalışanlarının neredeyse üçte birini kaybetmiş durumda.
Aralık 2022’de emek yoğun bir sektör olan hazır giyimde ücretli sayısı 14 milyon 961 binlik toplam ücretli sayısının yaklaşık yüzde 5’ini, sanayi ücretli sayısının da (5 milyon 93 bin) yüzde 14,4’ünü oluşturuyordu. Bu oranlar günümüzde sırasıyla yüzde 3,2’ye ve yüzde 10,7’ye düştü. Bu gerilemenin nedenlerini sektör temsilcileri yıllardır dile getiriyorlar. Türkiye bu kesimde fason siparişlerde rekabet gücünü TL’nin değerlenmesi ve Türkiye’ye kıyasla düşük ücretli emeğin hüküm sürdüğü ülkelerin (Bangladeş gibi) rekabeti nedeniyle önemli ölçüde kaybetti. Ayrıca dikiş makinası kullanımında vasıflı eleman bulmakta güçlük yaşanıyor ve ortalamanın çok üzerinde ücretler ödendiğini de belirtmek isterim.
Hazır giyimin geleceği belirsiz
Sektörde giderek artan sayıda firma çareyi üretimlerini yurt dışına, birim maliyetlerin düşük olduğu Mısır gibi yakın ülkelere taşımakta arıyor. Çalışan sayısında aylık azalma oranlarının seyri ve büyüklüğü bu küçülmenin devam edeceğini gösteriyor. Ne zamana kadar? Bunu kestirmek kolay değil. Bu sektörün uzmanı değilim ama şunu söyleyebilirim: TL’nin değer seviyesi sadece hazır giyimi değil diğer pek çok faaliyet kolunu da ihracatta ciddi ölçüde zorluyor. Enflasyon yüzde 10’un altında makul bir seviyede istikrar kazanana kadar değerli TL ile yaşamak zorunda kalacağız. Aksini, açık konuşmak gerekirse bir döviz kuru şokunu aklımdan bile geçirmek istemiyorum. Bu durumda hazır giyimde fason üretimi kalite ve “just in time” üstünlüğü ile küçülmüş olarak yaşatabiliriz diye düşünüyorum. İç piyasaya yönelik orta ve düşük gelire hitap eden ürünlerde ise bu kesimlerde reel gelirde uzun soluklu artışlar olmadıkça üretim fazla küçülmeden devam eder diye tahmin ediyorum.
*“Ücretli çalışan” istatistikleri Sosyal Güvelik Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerinden yani idari kayıtlardan derleniyor. Hane halkı işgücü anketlerinde olduğu gibi örneklem üzerinden tahmine dayanmıyorlar. Bu bakımdan daha güvenilirler.