‘Hedef koyma’ bitti ‘yatırımı hızlandırma’ dönemi başladı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) tepe yönetimindeki ilk Türk kadın olan Şebnem Şener, küresel iklim politikasındaki büyük makas değişimini Antalya’daki COP31 hazırlıkları kapsamında duyurdu: “Artık iklim bir çevre başlığı değil; doğrudan kalkınma, istihdam ve rekabetçilik meselesidir.”

Dünya genelinde iklim po­litikaları, 10 yıllık “hedef belirleme” sürecinden “aksiyon ve yatırım” aşamasına geçiyor. Birleşmiş Milletler’in en büyük ajansı olan UNDP’de Stra­tejik Plan Uygulama ve Entegras­yon Direktörlüğü görevine ata­nan ilk Türk kadın yönetici olan Şebnem Şener, iklim dönüşümü­nün artık sadece kağıt üzerindeki taahhütlerden ibaret olmadığını, devasa bir ekonomik dönüşüm sürecine girildiğini vurgula­dı.

Antalya’da kasım ayında dü­zenlenecek COP31 hazırlık gö­rüşmelerine katılmak için UN­DP heyetiyle birlikte Türkiye’ye gelen Şebnem Şener, UNDP’nin çalışmaları ve Türkiye’nin iklim dönüşümü yol haritası hakkında açıklamalarda bulundu. Bugün tüm dünyada iklim politikaları­nın merkezinde sözden aksiyona geçişin bulunduğunu ifade eden Şebnem Şener, “Paris Anlaşma­sı’nın üzerinden 10 yıl geçti ve bugün ülkelerin sunduğu ‘Ulusal Katkı Beyanları’ (Nationally De­termined Contributions- NDC) bize çok önemli bir şeyi gösteri­yor: İklim politikası artık sadece hedef açıklamak değil, nasıl uy­gulanacağını ortaya koymak me­selesi haline geldi.

Yeni nesil ND­C’lerde ülkeler çok daha somut planlar sunuyor. Enerji dönüşü­mü, yenilenebilir enerji, orman­ların korunması, döngüsel eko­nomi gibi alanlar artık merkez­de. Aynı zamanda iklim eylemi ilk kez bu kadar güçlü biçimde ekonomik kalkınma, istihdam ve sosyal politika ile birlikte ele alı­nıyor. Yani iklim artık çevre baş­lığı değil, doğrudan kalkınma ve rekabetçilik meselesi. Bir diğer önemli değişim de şu: Ülkeler sa­dece emisyon azaltımına değil; uyum, kayıp ve zarar ve toplum­ların dayanıklılığına daha fazla odaklanıyor.

Bu noktada UNDP kritik bir rol üstleniyor. Biz bir­çok ülkede bu beyanların hazır­lanmasına destek verdik ama asıl mesele şimdi başlıyor. Bu da bu taahhütlerin yatırıma ve uygula­maya dönüşmesi. UNDP olarak ülkelerin politika geliştirmesin­den yatırım hazırlığına, kamu ve özel finansmanı & yatırımı bir araya getirmeye kadar sürecin tamamında çalışıyoruz” dedi.

COP 31 Konferansı, Türkiye için güçlü bir etki yaratabilir

Türkiye’nin Paris Antlaşma­sı’nı 2021 tarihinde onayladığını hatırlatan Şebnem Şener, Türki­ye’nin ortaya koyduğu ulusal kat­kı beyanının da aslında bir nevi ‘iklim dönüşüm yol haritası’ şek­linde olduğunu sözlerine ekledi. Şebnem Şener, “Türkiye’nin ulu­sal katkı beyanı aslında bir çevre politikası olmanın ötesinde bir ekonomik dönüşüm stratejisi.

Yani Türkiye; bir yandan ekono­misini büyütmeye devam eder­ken, bir yandan da emisyon artı­şını sınırlamayı, enerji sistemini dönüştürmeyi ve iklim riskle­rine daha dayanıklı hale gelme­yi hedefliyor. Bunu çok kıymetli görüyorum. Çünkü artık içinden geçtiğimiz dönem, ‘hedef koy­ma’ değil, ‘yatırımları hızlandır­ma’ dönemi. Biz de UNDP ola­rak, Türkiye’nin bu yolculuğuna her türlü desteğimizi vermeye hazırız. Amacımız, Türkiye’nin bu dönüşümünü hızlandıracak ortaklıkları, finansmanı ve yatı­rımları desteklemek.

Diğer yan­dan, Türkiye’nin 2023 yılında güncellediği ulusal katkı beya­nıyla buradaki hedeflerini daha da yukarı çekmesi aslında çok güçlü bir irade beyanı. Diğer yan­dan, Türkiye açısından bakıldı­ğında önümüzde çok önemli bir fırsat var. Yaklaşan COP 31 Kon­feransı, Türkiye’nin yeşil dönü­şümünü hızlandırması, ulusla­rarası finansman ve yatırım çek­mesi, bölgesel bir iklim çözüm merkezi olarak konumlanma­sı için güçlü bir etki yaratabilir” ifadelerini kullandı.

4 yılda 760 milyar $’lık finansman hareketi

UNDP’nin yaklaşık 55 bin ki­şilik Birleşmiş Milletler organi­zasyonu içerisindeki en büyük ajans olduğunu ifade eden Şener, “Sadece UNDP, 25 bin kişilik bir organizasyon. Dünya genelinde 170 tane ülke ofisi var. Aslında UNDP’nin öncelikli amaçların­dan biri, finansman ve yatırımın uzun vadede sürdürülebilir ol­masını sağlayan ekosistemler inşa etmek.

Yani yara bandından çok, o yarayı nasıl kapatabilirim ve daha da önemlisi bir daha bu yaranın oluşmamasını sağlarım. Mantık biraz bu. Bunun için de reform uygulamalarını ve ulusal finansman & yatırım stratejile­rini destekleyerek, ülkelerin özel yatırımlar için gerekli koşulları kurumsallaştırmasına yardım­cı oluyoruz. Bunu yaparken, ve­ri, ortaklıklar ve politika inovas­yonunu bir araya getirmek çok önemli. Bunu başardığınızda, ya­pılan her yatırımın insanlar ve gezegen için ölçülebilir ilerle­me sağlamasını güvence altına almış oluyorsunuz.

 Baktığınız­da, UNDP tarafından kolaylaş­tırılan politika diyalogları, Sür­dürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) finansmanı/yatırımları için elverişli ortamı iyileştiren 140’tan fazla reforma yol açmış. 2022’den bu yana 760 milyar ABD dolarından fazla finansman ve yatırımın harekete geçirilme­sine ve uyumlaştırılmasına katkı sağlamış” diye konuştu.

“Terzi usulü yatırım” dönemi

UNDP’nin yeni dönem stratejisinin ülkelerle ve şirketlerle çok daha yakın çalışma üzerine kurulu olduğunu ifade eden Şebnem Şener, “Genelde dünya genelinde hükümetler bize gelip kendi ihtiyaçlarına göre talepte bulunuyorlar. Biraz terzi usulü. Yani biz o ülkenin üzerine uyan elbiseyi dikmeye çalışıyoruz. Mesela İtalya hükümeti bize dedi ki; ‘İtalya Kalkınma Bankası üzerinden biz Afrika’ya yatırım yapmak istiyoruz; siz proje üretin, biz de yatırım yapalım.’

Biz de ‘tamam’ dedik. Kriterler üzerine anlaştık. Şu anda bizim hem İtalya’da hem Afrika’da takımlarımız var. Yatırımlar önce İtalya Kalkınma Bankası ile başladı ama sonrasında hem Afrika’dan bankalar hem de özel yatırımcılar sürece dahil oldu. Bugüne kadar 300 milyon dolarlık yatırım yapıldı; bir 300 milyon dolar daha yolda. Bu, UNDP için de yeni bir iş modeli. İki yıllık bir süreç. Aslında herkesin kazandığı bir model” dedi.

Konya Meram’dan, UNDP’nin tepe yönetimine

İlk, orta ve lise eğitimini Konya’da tamamlayan Şebnem Şener, Konya Meram Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra önce Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ardından da George Washington Üniversitesi’nde okumuş. Profesyonel kariyer başlangıcı ise Dünya Bankası. Ardından UNDP’ye geçiş hikayesi de bir hayli ilginç. “Hollanda Kraliçesi Maxima, Kraliyet temsili dışında aynı zamanda UNDP bünyesinde de özel bir göreve sahip. Kendisi finansal kapsayıcılık alanında UNDP’nin Özel Savunucusu.

Bununla ilgili ilanı gördüğümde dedim ki; ‘Sanki benim için yazılmıştı. Hemen başvurdum. Kabul edildim ve UNDP maceram böyle başladı” ifadelerini kullanan Şebnem Şener, burada 4 yılı aşkın süre çalışıyor (2015-2019). 2019’dan 2026 başına kadar da UNDP Sürdürülebilir Finans Ağı (Sustainable Finance Hub) bünyesinde Sürdürülebilir Kalkınma Araçları için Özel Finansman birimine liderlik eden Şebnem Şener, üstlendiği yeni görevi kapsamında bugün New York’taki UNDP Genel Merkezi’nde konumlandırılan İcra Ofisi’nde, doğrudan UNDP Başkanı Alexander De Croo’ya bağlı olarak çalışıyor.

Dört temel stratejiyle 2029 hedeflerine ilerliyor

170 ülke ve bölgede yoksulluğu ortadan kaldırmak, eşitsizlikleri ve dışlanmayı azaltmak ve ülkelerin sürdürülebilir ilerleme kapasitesini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren UNDP, 27 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan 2026- 2029 Stratejik Planı ile önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını ve önceliklerini ortaya koymuştu. Söz konusu plan; herkes için refahın genişletilmesi, etkili yönetişimin güçlendirilmesi, sağlıklı bir gezegenin korunması ve krizlere karşı dayanıklılığın artırılması olmak üzere dört temel stratejik hedef etrafında şekilleniyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar