Hedef koymakta başarılıyız ama…

Enerji ihtiyacımız konusunda 2023 yılına kadar muhtemel ihtiyacımızı ve bunu hangi alanlardan elde etme imkanımız olduğunu hedeflemekte başarılıyız. Ancak, yenilenebilir enerjiye dayalı yerli üretim için 2003 yılından bu yana EPDK'nın verdiği  635 lisansın 6 yıllık süresinde sadece 5 tanesini hayata geçirebilmiş durumdayız. Bu alanda yatırım yapan holdinglerimizin birçok projelerinde gerçekleşme oranları ise binde 3 ile yüzde 5.8 arasında değişiyor. O nedenle TEİAŞ, 2015 yılında enerji krizi yaşayabileceğimizi öne sürüyor. Bu da gösteriyor ki yerli enerji üretim politikalarında finans ayağı sağlam yeni politikalar üretmeye ihtiyacımız var.

Türkiye'de yıllardır enerji alanında hem yatırımların çeşitlendirilmesi konusu tartışma gündemimizde yer alır, hem dışa bağımlılığı azaltacak yerli kaynaklara dayalı politikaların geliştirilmesi buna uygun  yatırım ve üretimin esas alınılmasının doğruluğu kabul edilir, hem de yerli kaynakta yenilenebilir enerji alanlarındaki imkanlardan yararlanılması istenir. Bunlara bağlı olarak çoğu doğru hedefler ortaya konur. Bir gün bakarsınız Hidroelektrik barajlar için DSİ'nin kendi elindeki nehirler üzerinde özel sektörün lisans almasını sağlayan düzenleme gündeme gelir. Bunun hemen ardından 1000 hidroelektrik santralı için lisans alınır. Bir gün bakarsınız rüzgar santralı başvurularında bir düzenleme yapılır. 78 bin megavatlık başvuru yapıldığı açıklanır. Yenilenebilir enerji konusunda özel sektörü yatırıma özendirecek kamu alım fiyatıyla ilgili yasa teklifi Meclis gündemi önüne gelir.

Buna karşın yerli kaynaktan enerji üretim imkanlarının yaratılması, yatırıma dönüşmesi konusunda özel sektörün önünün açılmasının başarılamadığını, dışa bağımlılığın her gün arttığı ve ileriye dönük enerji sıkıntısıyla karşı karşıya kalacağımız söyleminden kurtulamadığımızı görüyoruz.

Şimdi de böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Enerji kullanımımızda önemli yer tutan petrolde yüzde 93, doğalgazda yüzde 98 dışa bağımlı bir sonuca sahibiz. Buna karşılık yerli kaynaktan özel sektörümüzün enerji yatırımlarının hiç de beklenen olumlu sonucu vermediğini ortaya koyan bir tablo ile karşılaşıyoruz.

Dilek Güngör'ün haberinde EPDK'dan 2003 yılından bu yana doğalgaz ve hidroelektrik alanında 635 firmanın lisans aldığını, 2009 yılından bu gününe kadar yüzde 1'in altında sadece 5 projenin gerçekleşip üretime geçtiğini öğreniyoruz. Büyük holdinglerin bu alanda yaptığı yatırımlardan büyük çoğunluğunun gerçekleşme oranlarının binde 3 ile yüzde 5.8 oranında bir gerçekleşmeye ulaşabildiğini ve 81 santralın taahhüt uzatma talebinde, yani bitireceğini açıkladıkları sürenin ötesinde yeni bir bitirme tarihi önerdiğini öğreniyoruz.

 TEİAŞ, yatırımlardaki aksamayı ele alarak yaptığı değerlendirmede, 2015 yılında enerji krizinin kapımızı çalacağı yönündeki olumsuz haberi duyuruyor. Türkiye son 30 yılda Enerji Bakanlığı ve kurumları açısından buna benzer olumsuz haberleri en az beş altı kez duydu. Ve her seferinde bizi daha çok dışa bağımlı kılan projeler gündeme gelip kısa sürede hayata geçti. Bizi enerjide daha çok dışa bağımlı hale getirdi. Ancak, yerli kaynakların kullanılmasıyla üretilebilecek yenilenebilir enerji projeleri hayata geçemedi.

Önümüzdeki haberde bu konuda yaşadığımız olumsuzluklara bir yeni halka daha eklendiğini gösteriyor. Bizim hedef koymadaki başarımız da yeni bir hüsran daha yaşadığımızı gösteriyor.

Peki bunun nedeni ne?

Ekonomik kriz döneminde yatırımların sürdürülmesinin gerçekleşmediği yukarıdaki rakamlarla ortaya çıkıyor. Bunda dünyadaki finans bolluğunun krizle daralması ve kredi imkanlarının azalması da etkili olmuş durumda. Kamulaştırmalardaki bürokratik gecikmeler de bir başka etken olarak gösteriliyor. ÇET raporlarında yaşanan sıkıntılar da buna ekleniyor. İstimlakler sırasında yatırım alanlarındaki halkın engelleri ve rekabete dayalı davalarla yatırımların frenlenmesi de buna eklenince karşımıza bu çok olumsuz tablo çıkıyor. Türkiye özellikle yerli kaynaklara dayalı yatırımların hedeflenen sonuçları verebilmesi için mutlaka yeni modeller yaratmalı, bu modeller de kaynak sorununu çözüme bağlamalıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.003,59 -0,18 %
Dolar 45,5977 0,03 %
Euro 52,9180 0,02 %
Euro/Dolar 1,1596 -0,09 %
Altın (GR) 6.578,55 -0,69 %
Altın (ONS) 4.491,04 0,20 %
Brent 105,51 -1,92 %