Hedefimiz çok daha kapsamlı ve iddialı bir STA imzalamak

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Birleşik Krallık Teknoloji Haftası, Aralık 2020’de Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan tarihi Serbest Ticaret Anlaşması sonrası, ilk B2B (işletmeler arası) ve B2G (işletmeler ve devlet kurumları arası) etkinlik olma özelliğini taşıyor.

Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Bakanlığı İhracat Bakanı Graham Stuart ve Türkiye Cumhuriyeti Teknoloji ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank tarafından açılışı yapılan etkinlik, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki teknoloji ortaklığının geliştirilmesi için mevcut fırsatların değerlendirilmesi açısından önemli bir buluşma. Odak noktası ise, dijital üretim, akıllı şehirlerde kentsel mobilite, dijital sağlık ve fosil yakıtlarından düşük karbon alternatiflerine enerji dönüşümü gibi alanlarda gündeme gelecek iş birlikleri.

18.9 milyar sterlinlik ticaret hacmi ile Birleşik Krallık, Almanya’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat noktası konumunda.

Görüşlerini aldığım Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret Bakanlığı İhracat Bakanı Graham Stuart, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, ticareti ve iş birliklerini daha ileri taşımak için önemli bir zemin sağladığını söylüyor. Bakan Graham Stuart’ın yorumları şöyle:

Hizmetler, dijitalleşme ve tarım alanlarında önemli fırsatlar var

“Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye yapılan 8 milyar sterlinlik ve Türkiye’den Birleşik Krallık’a yapılan 10.6 milyar sterlinlik ihracatı kapsayan Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ticari ilişki, her iki ülke için de çok önemli. Birbirimizin pazarlarına yakın erişim imkanı ve bu sayede oluşturulan ortaklıklar, her iki ülkeye de çok ciddi bir ekonomik büyüme kazandırdı. Birleşik Krallık ve Türkiye arasında geçtiğimiz Aralık ayında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) da bu nedenle, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkilerin devam ettirilmesi ve geliştirilmesi adına atılan çok önemli bir ilk adım oldu. Bu STA’yı, ilişkimizdeki önemli bir ilk adım olarak görüyoruz ve bunun da ötesine geçip, gelecekte çok daha kapsamlı ve iddialı bir STA imzalamak istiyoruz. Hizmetler, dijitalleşme ve tarım gibi alanlarda gerçek işbirliği fırsatlarımız olacak. Amacımız, bariyerleri kaldıran ve Türkiye ve Birleşik Krallık genelindeki sektör ve işletmelerin gelişmesini sağlayan modern ve iddialı bir STA’ya doğru çalışmak olmalı.”

Türkiye, yenilenebilir enerji çalışmaları için hayati önem taşıyor

“Birleşik Krallık, iklimle mücadelede ve düşük karbonlu ekonomilere geçişte küresel çabalara liderlik etmekte kararlı. 2020 yılının sonunda, Başbakanımız çok önemli iki açıklama yaptı: Yeşil Sanayi Devrimi için 10 maddelik bir plan ve 1990’lardaki seviyelere kıyasla emisyonları 2030 itibarıyla yüzde 68 oranında azaltmak yönünde, bağımsız ve iddialı bir iklim hedefi belirlendi. Bu politikalar, Birleşik Krallık ve Türkiye ilişkileri açısından bir fırsat. Türkiye, bir imalat merkezi ve yenilenebilir enerji çalışmaları için hayati bir önem taşıyor. Temiz enerji planlarımız, uzak kıyı rüzgarı ve hidrojen gibi yeni gelişen teknolojilere odaklanmaları açısından bir takım benzerlikler içeriyor. Türkiye, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği de dahil pek çok alanda çok büyük adımlar attı. Sıfır emisyonlu araçlar ve yerli TOGG otomobili gibi temiz büyüme sektörlerinde yapılan çalışmalar olduğunu da görüyoruz.”

Dijitalleşmede öncelikli iki alan: İmalat ve akıllı şehirler

“İki ülke arasında zenginleştirilmiş bir ortaklık için dijitalleşme alanında sağlık sektörünün yanı sıra, iki temel konuya odaklanıyoruz. Bunlardan birincisi dijital imalat. Türkiye, çok büyük bir imalat sanayiine sahip. Bu da, imalatın dijitalleştirilmesinde uzmanlaşan firmalara, birlikte çalışma fırsatları sunuyor. Güçlü teknoloji platformu ve yenilik kabiliyeti, Birleşik Krallık’ın havauzay ve ilaç sanayii gibi yüksek teknoloji imalat sanayilerinde uzmanlaşmasını sağladı. Yüksek Değerli İmalat ve Dijital Sıçrama (Katapult) merkezlerimiz, işletmelerin yenilikçi ürünleri ve teknolojileri kullanmasına, geliştirmesine ve bunlardan fayda sağlamasına yardımcı oluyor. Odaklandığımız ikinci alan ise akıllı şehirler. Türkiye, çok büyük bir kentsel nüfusa sahip ve bu nedenle dünyanın dört bir yanındaki pek çok şehrin yaşadığı zorlukları yaşıyor. Birleşik Krallık, toplu ulaşım, enerji ve güvenlik ağlarının yanı sıra veri ve uzman analizleri gibi şehir geneline yayılmış sistemlerin entegrasyonunda dünyaca kabul edilen bir güce sahip. Türkiye ekonomisi dijital çağın yeni iş modellerine uyum sağlayabilirse, ciddi biçimde zenginleşecek. Buna şimdiden yatırım yaparak, sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak dijital teknolojileri üretebiliriz.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar