Hepimiz çevreciyiz!

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Mucit macit yapıda bir halk olduğumuzu gösteren örnekler ile hemen her gün karşılaşabiliyoruz. İşin ilginç tarafı, yaptığımız buluşların bazılarının, trajikomik sonuçlarının olması. Özellikle gelişmiş teknoloji karşısında, yaratıcılığın sınırlarını zorluyoruz. Görüyoruz ki; son yıllarda üretilen otomobiller, sürücü ve yolcuların emniyetli şekilde seyahat edebileceği önlemler ile donatılıyor. Gelin görün ki, insanların hayatını korumak için geliştirilen bu sistemler, ülkemizde ilginç olayların yaşanmasına neden oluyor.

Teknoloji bize vız gelir...

Son bir kaç yıldır üretilen otomobillerin hemen hepsinde, çarpışma esnasında sürücü ve yolcuların sağlığını koruyabilecek, aktif gergili emniyet kemerleri var. Ülkemizde yaşayan bazı aklıevveller ise, bir kaç YTL'ye aldıkları aparatlar sayesinde, takılmadığı zaman uyarı sesi veren bu sistemi devre dışı bırakıyorlar. Ancak bunu yaparken hayati bir hata yaptıklarının farkında değiller. Çünkü emniyet kemerinin takılı olduğu yuvadaki sensör ile, hava yastığının patlamasını kontrol eden mekanizma birbirine bağlı olarak çalışıyor. Ve eğer siz bu sistemi yaptığınız müdahale ile devre dışı bıraktıysanız, saliseler içinde ve 300 km hızla size doğru gelen patlamış hava yatığı ile yüzyüze geleceksiniz demektir. Bu durumda yaşar ve arabadan çıkabilirseniz, sizi görenler hangi boks ringinden indiğinizi soracaklardır.

Otomobillerde sadece ön koltuklarda değil, arka koltuklarda da emniyet kemerleri bulunuyor. Yıllar önce "emniyetli sürüş teknikleri" eğitimi aldığım zaman öğrendiğim bir şey beni çok etkilemişti; arka koltukta oturan ve emniyet kemeri takılı olmayan bir çocuk yolcu, çarpışma sırasında küçük bir fil ağırlığına ulaşan vücut kütlesi ile ön koltuktaki kişiyi ezerek öldürebiliyor. Bir başka değişle, seyir esnasında otomobilin içindeki herkes emniyet kemerlerini takmak zorundadır. Sizin kemerinizi takmış olmanız, araç içindeki emniyetinizi sağlamaya her zaman yetmiyebiliyor.

Toplumsal kurallar da...

İnsanoğlu topluluk halinde yaşamaya başladıktan sonra, bazı kurallar geliştirmek zorunda kaldı. Bu kuralların çoğu da zorunluluklardan ortaya çıktı. Ancak bazılarımız toplumsal kurallara uymak konusunda isteksiz olabiliyor. Tıpkı çevreye duyarlı olmak kuralında olduğu gibi. Geçtiğimiz hafta içinde Kocaeli'nin Kandıra ilçesi sahilinde, iki adet şüpheli varil bulundu. Edinilen bilgiye göre, Cebeci sahilinde Zodyak botla kontrol yapan Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, sahilden 100 metre kadar açıkta şüpheli bir varil buldu. Varili kıyıya çıkartan ekiptekiler, kıyıda bir başka varile daha rastladı ve varilleri kıyıda emniyetli bir bölgeye taşıdıktan sonra, denize girenleri olası tehlikelerden korumak için varilin etrafına güvenlik şeridi çekti. Görevliler, daha sonra, yaklaşık 200 kilogram ağırlığındaki, üzerinde herhangi bir yazı bulunmayan, ağzı kapalı ve paslı varilleri incelemek üzere İZAYDAŞ'a götürdü. Ülkemizde her yıl 2 milyon ton civarında tehlikeli atık üretiliyor. İZAYDAŞ'ın yıllık tehlikeli atık bertaraf etme kapasitesi ise 35 bin ton.

Yukarda yazdığım iki örnek durum, aslında birbirine çok benziyor. Araç içinde emniyetli şekilde seyahat edebilmek için takmış olduğunuz kemer, aynı araç içinde bulunan ve bu kurala keyfi olarak uymayan kişi tarafından etkisiz hale getiriliyor. Benzer durumda, siz çevreye saygılı ve sağlıklı bir hayat sürmeye çalışırken, ilgili kurallara uymayan kişiler tarafından tecavüze uğruyor. Ondan sonrada hepimiz, zehirli varillerin gömülü olduğu topraklarda yetişen sebzeleri yemek, kanserojen maddeler içeren havayı solumak ve arsenikli sulardan içmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde en temel yaşam hakkımıza saygı duyularak topluluk halinde yaşamak her geçen gün daha zor bir hale geliyor. 

Yazara Ait Diğer Yazılar