Hizmet ve ulaştırmada katılık devam ediyor
Mevsimsel gıda avantajı ve giyim indirimleri ağustosta manşet enflasyonu yüzde 1,8’de tutarak fren görevi görürken, küresel fiyatlara bağlı olarak akaryakıttaki pahalanma ulaştırmanın enflasyon üzerindeki baskısını sürdürdü. Eğitimdeki dönemsel yükseliş de enflasyonu besledi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, ağustosta Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) kapsanan 174 alt sınıfın 134’ünde artış, 35’inde düşüş yaşandı, 5’inde ise değişim olmadı. Endeksteki yüzde 1,84’lük aylık artış, Piyasa Katılımcıları Anketinde yüzde 1,67 çıkan ağustos beklentisinin az farkla üstünde. TÜFE’de ocak-ağustos dönemindeki kümülatif artış yüzde 22,07’ye ulaştı. Aylık oranın geçen yılın ağustos ayındaki yüzde 2,04’ün altında kalması, yıllık enflasyonu temmuza göre 0,24 puan düşürerek yüzde 31,51’e çekti.
En büyük katkı ulaştırmadan
TÜFE kapsamındaki harcama grupları içinde ağustos ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 8,62 ile eğitimde yaşandı. Ancak bu grubun endeksteki yüzde 2,02’lik düşük ağırlığı nedeniyle, dönemsel ve arızi nitelikteki bu artış manşet enflasyona sadece 0,17 puanlık bir katkı verdi.
Orta Doğu’daki gerilim henüz tam olarak aşılmadığı için yüksek seyreden küresel enerji maliyetleri nedeniyle ağustos ayı enflasyonunu yukarı yönlü tetikleyen ana motor ise akaryakıt zamları, kur hareketliliği ve tarifeli toplu taşıma ayarlamalarının etkisiyle ulaştırma grubu oldu. Aylık yüzde 4,82 artış kaydeden ulaştırma grubu, sepetteki yüzde 16,62’lik yüksek ağırlığı nedeniyle aylık manşet enflasyona tek başına 0,82 puanla en büyük yükü bindirdi.
Ulaştırma grubunun yıllık enflasyona katkısı da 5,94 puan. Bu alandaki fiyat oluşumu, eğitim gibi geçici bir dönemsel yükselişin aksine, nakliye ve lojistik maliyetleri üzerinden tarladan rafa kadar tüm ürün gruplarına yayılma riski barındırıyor. Ulaştırma kaynaklı yapısal maliyet baskısı, ekonomide zincirleme fiyat artışlarını besleyerek hizmet enflasyonundaki katılığı canlı tutarken, Merkez Bankası’nın dezenflasyon sürecindeki temkinli ve sıkı para politikası duruşunu korumasını zorunlu kılıyor.
Gıdada yaz serinliği
Enflasyon sepetinin yaklaşık dörtte birini oluşturan gıda ve alkolsüz içecekler grubu, ağustos ayında yaz mevsiminin getirdiği tarımsal arz avantajıyla aylık bazda sadece yüzde 0,22 oranında sınırlı bir artış gösterdi. Grubun yüzde 24,44’lük ağırlığına rağmen manşet enflasyona yalnızca 0,06 puanlık sembolik bir yük getirmesi, ağustos ayında TÜFE’deki yükselişi dizginleyen güçlü bir fren işlevi gördü.
Buna karşın, aylık bazdaki bu mevsimsel rahatlama kronik sorunları gölgelemeye yetmedi; grupta yıllık enflasyon yüzde 33,79 ile manşet TÜFE’nin üzerindeki seyrini korudu. Ulaştırma ve akaryakıt maliyetlerindeki birikimli artışların nakliye kanalıyla ürün arzı üzerinde yarattığı baskı, sonbahar ve kış aylarında mevsimsel avantajın ortadan kalkmasıyla birlikte gıda fiyatlarında yeni bir hareketlenme riskini masada tutuyor ve Merkez Bankası’nın sıkı duruş gerekçelerini destekliyor.
Giyim aşağı çekti konut yükseltti
Giyim ve ayakkabı grubu, yeni sezon öncesi hızlanan yaz tasfiyeleri ve dönemsel indirimlerin etkisiyle aylık bazda yüzde 3,54 düşüşle enflasyonda ayın en güçlü dengeleyici unsuru oldu. Endekste yüzde 5,88’lik bir ağırlığa sahip bu gruptaki sert düşüş, tek başına 0,24 puan aşağı çektiği manşet enflasyonun daha yüksek gelmemesinde kritik bir fren görevi üstlendi. Giyim ve ayakkabı grubu yıllık bazda da yüzde 13,16 ile endeksin en az artan bileşeni ve yıllık enflasyona katkısı sadece 0,70 puan.
Endekste yüzde 11,40’la önemli ağırlığa sahip konut, su, elektrik ve gaz ise aylık yüzde 2,26’lık artışı ile manşet enflasyona 0,27 puanla en yüksek etkiyi yapan grup oldu. Endeksteki ağırlığı yüzde 2,75 gibi düşük bir seviyede kalmasına rağmen, vergi ve fiyat ayarlamalarının etkisiyle aylık bazda yüzde 6,89 ile en sert yükselişi kaydeden alkollü içecekler ve tütün grubu da manşet enflasyona 0,18 puanlık bir yük bindirdi.
Endekste yüzde 11,13’lük ağırlığıyla öne çıkan lokantalar ve konaklama hizmetleri grubu aylık yüzde 1,50 artışla genel endekse 0,17 puan eklerken; mobilya ve ev ekipmanları grubu yüzde 1,75 artışla 0,13 puan, çeşitli mal ve hizmetler grubu yüzde 2,39 yükselişle 0,10 puan katkı verdi. Aylık bazda yüzde 2,60 artan bilgi-iletişim ile yüzde 1,87 artan eğlence-kültür grupları manşete 0,08’er puanlık sınırlı bir etki yaparken; aylık artışı yüzde 0,70’te kalan sağlık sektörü 0,02 puan, fiyat düzeyi yatay seyreden sigorta ve finansal hizmetler grubu ise sıfıra yakın katkısıyla ağustos ayında tüketici bütçesini en az zorlayan kalemler oldu.
Ağustos kira artış tavanı yüzde 31,8
Ağustos ayı verileri, kira artış tavanını belirleyen on iki aylık TÜFE oranındaki kademeli gevşemenin sürdüğünü teyit etti. Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde üst sınır olarak baz alınan 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE artışı, ağustos sonu itibarıyla yüzde 31,79’a indi. Bu ay içinde yenilenecek kira sözleşmelerindeki artış, bu oranı geçemeyecek. Geçen yılın ağustos ayında (eylül kiraları için geçerli) oran yüzde 39,62 düzeyinde bulunuyordu.
Bu yıl temmuz ayında (ağustos kiraları için geçerli) 12 aylık TÜFE artış oranı yüzde 31,90’a gerilemişti. Kira artış tavanı önceki aya göre 0,11 puan, bir yıl önceye göre ise 7,8 puan düştü. Uzunca bir dönem yıllık enflasyonun çok üzerinde seyreden 12 aylık ortalamalara göre yıllık TÜFE enflasyonu arasındaki makas da giderek kapanma noktasına geldi.
Maliyet yönlü baskı
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise ağustosta yüzde 2,57 ile TÜFE’ye göre daha yüksek bir artış kaydetti. Yİ-ÜFE’de ilk sekiz aydaki artış yüzde 20,88, yıllık bazdaki yüzde 27,95, on iki aylık ortalamalara göre artış da yüzde 27,76 oldu. Aylık Yİ-ÜFE artışının TÜFE’dekinin üstünde gelmesi, “maliyet yönlü baskıların canlı kaldığı” ve önümüzdeki aylar için risk biriktirildiği” şeklinde değerlendiriliyor.
Üreticilerin kullandığı ham maddeler, ara malları ve makineler büyük oranda döviz kuruna endeksli. Kurlardaki kademeli yukarı yönlü kararlı hareket, üreticiye “fabrika kapısında” doğrudan ek maliyet olarak yansıyor. Sanayide kullanılan elektrik, doğal gaz fiyatları ile ulaştırma sektöründe yaşanan yüzde 5’e yakın sert yükseliş (mazot/ nakliye maliyetleri), üreticinin imalat maliyetlerini doğrudan kabartmış bulunuyor. Enflasyonda maliyet yönlü yapışkanlık riskini canlı tutan bu faktör, dezenflasyon patikasının sadece talep kısılarak kalıcı hale getirilemeyeceğini, arz ve üretim hattındaki yapısal yüklerin de bir an önce hafifletilmesi gerektiğini gösteriyor.
Faizde sıkı duruşa devam mı?
Uzmanlara göre ağustos enflasyon verileri ve piyasa dinamikleri, Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda “aceleci olmayacağı, sıkı duruşun korunacağı ve olası bir faiz indirim döngüsünün takviminin ötelenebileceği” mesajını veriyor. Merkez Bankası’nın bir sonraki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 10 Eylül Perşembe günü yapılacak. Ağustos enflasyon verileri makul bir seviyede kalsa da Merkez Bankası’nın faiz indirimi için elini rahatlatacak bir gevşeme marjı sunmadığı görüşü hâkim. Bankanın fonlamayı normalleştirerek haftalık repo ihalelerine geri dönmesi piyasada bir “normalleşme” adımı olarak algılansa da aylık enflasyonun ana eğiliminin henüz kalıcı ve radikal bir düşüş sinyali üretmediği belirtiliyor. Politika faizinin son çeyreğe kadar yüzde 37’lik mevcut seviyede tutulması ihtimali güçlenmiş bulunuyor.
Yılmaz: Dezenflasyon kalıcı hale gelecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı paylaşımda, enflasyonla mücadeleyi bütüncül bir yaklaşımla ve kurumlarla güçlü eş güdüm içerisinde kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti. Yılmaz, Tüketici enflasyonu ağustos ayında yüzde 1,84 oranında gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 31,51 seviyesine gerilemiştir. Temel mallarda ise yıllık enflasyon yüzde 15,89 seviyesine düşmüştür. Önümüzdeki dönemde küresel fiyatlardaki normalleşmenin sağlayacağı destek ve arz yönlü politikalarımızdan elde edeceğimiz kazanımlarla dezenflasyon sürecini kalıcı hale getirmeyi ve fiyat istikrarını güçlü ve sürdürülebilir bir zeminde tesis etmeyi hedefliyoruz” dedi.
Şimşek: Kira enflasyonu 46 ayın en düşüğünde
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NSosyal hesabından ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin paylaşım yaptı. Dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyonda düşüşün devam ettiğini belirten Şimşek, yıllık enflasyonun yüzde 31,5 olarak gerçekleştiğine dikkati çekti. Şimşek, şunları kaydetti: “Temel mal enflasyonu yıllık yüzde 15,9 ile Kasım 2020’den sonraki en düşük seviyesine gerilerken yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı da sürdürüyoruz.”
“Eylül ayında enflasyonda yükseliş yaşanır”
İş Bankası İktisadi Araştırmalar Bölümü tarafından hazırlanan bültene göre, gıda ve alkolsüz içecekler grubundaki ılımlı artış enflasyonun beklentilerin altında kalmasını sağladı. Bültende, “Eylül ayında, hizmet enflasyonu ile gıda fiyatlarındaki artışların etkisiyle aylık enflasyonun ağustosa kıyasla yükselmesini, yıllık bazda ise dezenflasyonun devamını bekliyoruz” denildi.
İş Yatırım Direktörü Serhat Gürleyen de enerji ve gıda fiyatları ile ilgili belirsizlikler nedeniyle 2026 sonu enflasyon tahminlerini yüzde 29,5’te koruduklarını söyledi. Gürleyen, “Beklentinin altında kalan enflasyon rakamları, üç aylık hareketli ortalama ile hesapladığımız ana eğilimin gerilemeye devam etmesi ve rezervlerdeki yükseliş Merkez Bankası’nın ekim ve aralık toplantılarında 100 baz puan indirimle faiz indirim döngüsüne devam etmesine imkan veriyor” dedi.
