Hoş bulduk Avrupa Birliği

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Avrupa Birliği’ne ihracatta gümrük kapıları yok, eşyalar serbestçe Finlandiya’ya bile gidebiliyor…

Avrupa’nın her yerinden Türkiye’ye eşyalar durmaksızın geliyor ve doğrudan alıcıya ulaşabiliyor…

Kişiler serbestçe istedikleri Avrupa Birliği ülkesine gidebiliyor, orada kalabiliyor, yaşayabiliyor, çalışabiliyor. Canları sıkılınca başka bir Avrupa üyesine geçebiliyor, günübirlik seyahate bile pasaportsuz sadece kimlikleri ile gidebiliyor…

Para birimimiz Euro olduğu için, kur endişesi ortadan kalkmış durumda…

Ve, hoş bulduk Avrupa Birliği….

Eğer bir gün AB’ye kabul edilir ve tam üye olur isek, herhalde bu sözlerle özetlerdim durumu. Benim için pek de keyifli olurdu hani. Tabi saymadığım daha pek çok reform ve yenilik de hayatımıza girmiş olurdu.

Bizimki biraz kaplumbağanın hikayesi misali oldu; kaplumbağa bir gün dünyanın diğer ucuna gitmek üzere arkadaşları ile vedalaşmış; hepsi hayretler içerisinde ve kinayeli bir şekilde sormuşlar; sen bu kadar yavaş yürüyerek nasıl varabilirsin dünyanın öbür ucuna? Kaplumbağa cevap vermiş: “olsun varamasam da yolunda ölürüm.” Bizim Avrupa Birliği hikayemiz de biraz böyle gidiyor. Aslında tam da bu günlerde konuya dair bazı gelişmeler bizi beklemekte. Geçtiğimiz gün Ekotürk’ün başarılı yapımcısı Ali Çağatay’ın konuğu olduğum TV programında da Türkiye’nin 72 koşuldan 66’sını gerçekleştirdiğinden söz ettim ve aslında bu hedefte önemli bir yol aldığımızı belirttim. Tamamen hazır olsak da bizi alırlar mı onu pek bilmem ama, bizim bu yoldaki mücadeleyi kararlılıkla sürdürmemiz konusunu gündemde tutmaya devam etmemiz gerektiğini çok iyi biliyorum. Avrupa Birliği’nin ekonomik değerin ötesindeki konumunu da iyi okumak gerekiyor.

Mart 2021’de Türkiye ile önemli bir zirve gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, AB Komisyon Başkanı ile yaptığı görüşmede, süreçte bazı üyelerin kaprisleri nedeniyle olumsuzluklar yaşandığını belirterek Türkiye’nin önceliğinin AB olduğunu belirtmesi bu konudaki niyetimizi göstermesi açısından önemli. Genel anlamda isteklerimiz arasında, vizelerin kaldırılması ve özellikle Gümrük Birliği’nin yenilenmesi ile ilgili taleplerimiz yer almakta. AB Komisyonu sözcüsü “Türkiye ile işbirliğine dayalı yapıcı diyalog istiyoruz” derken, adımları daha somut hale getirmenin de zamanının geldiği ortada. Gümrük Birliği’nde sistemik ve spesifik yapısal sorunları bulunduğunu Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’da belirtmiş, hizmetler ve e-ticaret gibi sektörlerin de kapsama alınması gerektiğine işaret etmişti.  

Türkiye, Almanya’nın 1 Temmuz’da başladığı dönem başkanlığı sürecinde ilişkilerde ilerleme kaydetmeyi hedefliyor olmasına rağmen, özellikle Doğu Akdeniz krizi ve Türkiye'nin Atina ve Paris olmak üzere bazı AB başkentleri ile yaşadığı ikili siyasi sorunlar nedeniyle, beklenen ilerleme sağlanamadığı gibi, bize ilişkin olumsuz bakış açıları da artmış oldu. Şimdi gözler Mart 2021’deki zirvede. Yumuşama olup olmayacağı, diyalogların nasıl devam edeceği daha fazla anlaşılacak. Ticaretimizin en yoğun olduğu, ihracatımızın neredeyse yarısını gerçekleştirdiğimiz AB ile ilişkileri iyi tutmak önemli.  Hep söylerim, üyesi olmasak da, ben Avrupa Birliğinin kendisinden çok fikrini seviyorum diye.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Üretimi sevsek mi? 16 Nisan 2021
Dış ticaretin yönü 09 Nisan 2021
Globalizmden glokalizme 02 Nisan 2021
Suez 26 Mart 2021
“Adamlar yapmış” 12 Mart 2021
Hangi ambargo daha iyi? 12 Şubat 2021