Hükümet sadece vergi gelirlerini değil, sigorta primlerini de artırma peşinde

Asgari ücret tavanı yükseliyor, prim oranları artıyor, indirimler düşüyor: Maliyet fırtınası kapıda.

Türkiye’de sosyal güvenlik sistemi, uzun yıllardır devletin en önemli gelir kaynakla­rından biri haline gelmiş durumda. Açık­lanan yeni düzenlemeler, yalnızca ücret politikası değişikliği olarak görülmemeli; sosyal güvenlik prim gelirlerini artırmaya yönelik kapsamlı bir mali stratejinin par­çası olarak değerlendirilmelidir.

Üç kritik değişiklik aynı anda geliyor

* Bugün brüt asgari ücret 26.005 TL 50 kuruş düzeyindedir. Prime esas kazanç ta­vanı mevcut mevzuata göre asgari ücretin 7,5 katı olup 195.041 TL 40 kuruş olarak uy­gulanmaktadır. Yeni düzenlemeyle bu kat­sayının 9 kata çıkarılması öngörülmektedir. Bu değişiklik doğrudan SGK prim matrahı­nı artırmaktadır.

Buna ek olarak:

* Malullük ve yaşlılık sigortası işveren payı %20’den %21’e yükseltilecektir.

* Sigorta primini düzenli ödeyen işve­renlere uygulanan indirim oranı %4’ten %2’ye düşürülmektedir.

Bu üç düzenleme birlikte değerlendiril­diğinde, bugünkü rakamlarla tavandan si­gortalı tek bir çalışan için işverenin öde­yeceği SGK primi yıllık 20 bin liranın üze­rinde artış gösterecektir. Bu fark yalnızca mevcut rakamlara göredir; düzenleme 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdiğinde asgari ücrete yapılacak zamla birlikte gerçek ar­tış çok daha yüksek olacaktır.

Bugünkü rakamlarla maliyet farkı

* Mevcut sistemde işverenin tavandan sigortalı bir çalışan için yıllık prim ödeme­si: 65.826 TL

* Yeni sistem yürürlüğe girdiğinde aynı çalışan için ödenecek tutar: 86.013 TL

* Bugünkü rakamlara göre maliyet farkı: 20.186 TL

Bu farkın yaklaşık 3.900 TL’si peşin öde­me indiriminin %4’ten %2’ye düşürülme­sinden, kalan 16.000 TL’den fazlası ise pri­me esas kazanç tavanının yükseltilmesi ve malullük-yaşlılık prim oranının artmasın­dan kaynaklanmaktadır.

Yazara Ait Diğer Yazılar