İhracat artışında rekor kırdık, gelin ‘elin taşı’ ile 10 milyar doları aşalım

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, Rixos Sungate Otel’de düzenledikleri “Jewellery Antalya” yı dolaşırken Arpaş’ın standını işaret etti:

- Çok başarılı bir üyemizdir. Mücevher ihracatında ilk sırada yer alıyor.

Bunun üzerine Arpaş A.Ş. Pazarlama Başkan Yardımcısı Murat Ergun’a 2021 yılı ihracatlarını sorduk, yanıtladı:

- 2021 yılı ihracatımız 300 milyon dolar dolayında gerçekleşti. 90 ülkeye ihracat yapıyoruz. En büyük pazarımız ABD.

Mustafa Kamar, 60 şirketin ürünlerini sergilediği, 82 ülkeden konuk ettikleri müşterilerle yoğun görüşmelerin sürdüğü fuar alanını gezerken 2019’a döndü:

-2019’da sektörümüzün ihracatı 4.2 milyar dolardı. 2020’de 3.7 milyar dolara indi. 2021’de yüzde 80 artışla 6.8 milyar doları yakaladık. İhracat artışında da rekor kırdık.

İhracatın 4 milyar dolarlık bölümünün altın takı olduğunu vurguladı:

- Püf noktası burada. Çünkü, asıl katma değerli ihracatı altın takı oluşturuyor.

Gümüş takı ihracatının da 200 milyon dolar dolayında olduğunu kaydetti:

- 250-300 milyon dolarlık da pırlanta ihracatı söz konusu. Ayrıca, 2 milyar dolarlık külçe altın ihraç ettik. Bizim külçeler, vatandaşın kuyumcuya sattığı altın takılardan, yani hurdadan elde edilendir. Madenlerde üretilen 42 ton külçe altını Merkez Bankası satın aldı.

İhracat rekorunun nedeni üzerinde durdu:

- Bizim ihracatımızda yüksek kur etkisi yok. Pandemi bize yaradı. Dünyada mücevhere, altına talep arttı. Ülkemizin lojistik avantajı da öne çıktı.

Yurt içinde turistlere satış verilerine değindi:

- 2019 yılında yurt içinde gelen yabancı turistlere satışımız 4.5 milyar doları bulmuştu. 2021’de 2.5-3 milyar dolar düzeyinde kaldı.

2022 yılı ihracat beklentisini paylaştı:

- Önümüz açık olursa bu yıl 9-10 milyar dolarlık ihracatı yakalarız. İç pazarda yabancı turistlere satışta da 4.5-5 milyar dolara çıkabiliriz.

Altın ihracatında katma değer durumunu merak ettim, anlattı:

- İhracatta yüzde 25 işçilik bizim katma değerimizi oluşturuyor. Yani, satış fiyatımızın yüzde 25’i bizim katma değerimiz. Yurt içinde turistlere satışımızda katma değer yüzde 75’e çıkıyor. Çünkü, ihracatta toptan fiyat, içeride perakende fiyat söz konusu.

Türkiye’nin tanıtımında mücevher tarafının da öne çıkarılması gerektiğini savundu:

- Dünyada, “Türkiye’ye gidilir, altın alınır” algısını yerleştirmemiz gerekiyor. Bu algı yerleşirse ülkemizin “mücevher üretim merkezi” gücü daha da gelişir.

Türkiye’nin dünyada “mücevher üretim merkez”leri arasında yer aldığını ve bu durumun daha da gelişebileceğini kaydetti:

- Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız mevkidaşları ile görüşürken, “Hurda veya külçe, altınlarınızı ülkemize gönderin, bizim mücevher sektörü işleyip, size göndersin. Dahilde işleme rejimi kapsamında bunu yapalım” desin. Dünyanın altını bize gelsin, işleyelim.

Bu talebi için şu benzetmeyi yaptı:

- “Elin taşı ile elin kuşunu vuralım”, mücevher sektörünü ve ülkemizin ihracatını uçuralım.

Kamar’ın “Altını gönderin, işleyip gönderelim” çağrısı tutarsa, mücevher ihracatı 10 milyar doları da çok rahatlıkla aşar değil mi?

ABD’ye ihracatımız 1 milyar dolara çıktı

MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, Trump döneminin ABD Ticaret Bakanı Willbur Ross’un Eylül 2019’daki Türkiye ziyaretini anımsattı:

- Ross, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dönemin ABD Başkanı Trump’ın koyduğu 100 milyar dolarlık ticaret hedefiyle ilgili detaylı görüşmeler yaptı. ABD’ye ihracatı büyütecek sektörler ile görüştü. O sektörler arasında mücevher de vardı.

Ross’un geldiği dönemde ABD’ye mücevher ihracatının 300 milyon dolar düzeyinde olduğunu belirtti:

- ABD’ye mücevher ihracatında 1 milyar doları yakaladık. ABD’nin Çin’den yılda 12 milyar dolarlık mücevher alımı yaptığını vurguladı:

- ABD şimdi Çin’den alımı azaltıyor. Mücevherde bize doğru yöneliş söz konusu. ABD’ye ihracat artışı konusunda potansiyel var.

Döviz bozdurmayı işçilik üzerinden hesaplamak lazım

MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un sektörün önünün açılması konusunda önemli adımlar attığını belirtti:

- Tam 4’üncü viteste yokuş aşağı giderken karşımıza ihracat gelirinin yüzde 25’ini Merkez Bankası’nda TL’ye çevirme kuralı çıktı. Bunun 250 milyar dolarlık yıllık ihracat üzerinden 62.5 milyar doları Merkez Bankası’na yönlendirmek anlamına geldiğini vurguladı:

- Merkez Bankası’nın döviz rezervi güçlensin, buna itirazımız yok. Ancak, yüzde 25’lik oran her sektöre uymaz. Biz altını ithal ediyoruz. İşleyip ihracat yapıyoruz. Yani, ithal girdi oranımız çok yüksek. O yüzde 25 kuralını bizim işçilik tarafına uygulamak daha doğru olur.

Ardından ekledi:

- Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Merkez Bankası’na bu talebimizi anlatmak üzere mektup yazdık. Mücevher için farklı düzenleme bekliyoruz.

Yolcu beraberi altın serbest gibi ama böyle gelmez

MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, Türkiye’ye bavullar dolusu doları yolcu beraberinde getirmenin serbest olduğunu anımsattı:

- Bavullarla 100 milyon dolar da getiren olsa herhangi bir sınırlama söz konusu değil. Biz yolcu beraberi 5 kiloya kadar altının da serbestçe getirilebilmesini talep ediyoruz.

Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde yolcu beraberi altın getirilmesiyle ilgili düzenleme yapıldığını kaydetti:

- Ancak, bebeğin prematüre doğması gibi bir düzenleme oldu. Çünkü, LBMA (Londra Külçe Piyasası Birliği) damgalı altına izin veriliyor. Bu damga aranırsa yolcu beraberi altın gelmesi söz konusu olmaz. Nitekim sistem işlenmiyor.

Bakanlık bürokratlarının LBMA damgası kuralını şöyle savunduğunu aktardı:

- Bakanlık bürokratları o günlerdeki uyarımız üzerine, “Yolcu beraberi altında LBMA damgası aramazsak OECD bizi ‘gri liste’ye alır” dediler.

Ardından ekledi: - Yolcu beraberi altın konusu yeniden gözden geçirilsin. Sektörümüz açısından işlevsel hale getirilsin.

82 ülkeden 329 alıcıyı 8 milyon liraya getirdik

MÜCEVHER İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Kamar, “Jewellery Antalya”da stantlardaki hareketliliğe işaret etti:

- 82 ülkeden 329 alıcıyı aileleriyle birlikte Rixos Sungate’de 4 gün ağırladık. Konuklarımızı tamamen gerçek alıcılar arasından titizlikle seçtik.

Fuarın maliyetini sordum, yanıtladı:

- Bu fuara 8 milyon liraya yakın para harcamış olduk. Ticaret Bakanlığından bir kuruş destek istemedik. Katılımcılar stant bedelleri içinde alıcıları ağırlama giderlerini de karşıladı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar