İhracatçının işi zor

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

2021 yılı ihracatını, rakam yönüyle bakınca yüksek bir skor ile tamamladık ve hep birlikte alkışladık. Ancak bakılması gereken tek değer o değil. Dış ticaretin genel durumu, yani ithalat ile ihracat arasındaki fark, ihracatın içerisinde yer alan ithal girdi oranındaki değişim ve en önemlisi kilo bazında ihracat değerimiz. Nasıl bir işletme sadece ciro ile övünemez, asıl olan karlılık ise, bizim de bakmamız gereken elbette tablonun tamamı.

Rakamlara göz atmadan önce, bu sıra ihracatçının başında olan bir başka karmaşayı dile getirelim. 3 Ocak’ta Merkez Bankası’nca yayınlanan ve ihracatçıya yaptığı ihracatın bedelinin %25’ini Türk Lirası’na çevrilmesi zorunluluğu getiren değişiklik, ihracatçıların kafasını bir hayli karıştırmakla kalmadı, yabancı sermayeli yatırımcıları da endişeye düşürdü.

Kararın arkasında Merkez Bankası’nın daha güçlü olmasına ilişkin bir gerekçenin var olduğu ile başlayayım konuya. Başkanı Şahap Kavcıoğlu 2021 yılındaki 225 milyar dolar ihracatın 75 milyar dolarlık diliminin muafiyetler kapsamında olduğunu, ihracatçıların Merkez Bankası'na 37-38 milyar dolar döviz satışı yapmak durumunda kalacağını bununla Merkez Bankasının döviz rezervlerinin güçlü olmasını amaçladıklarını belirtiyor. Başkan Türk ekonomisinde yaşanan son gelişmelerin Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin güçlenmesi gereğine de işaret ederken, Merkez Bankası reeskont kredilerini TL bazında yüzde 9 faizle kullandırdıklarını ve reeskont kredilerinin tutarının artması, yani diğer bir deyişle tabana yayılmasını amaçladıklarını, bankaların limitlerinin artması için görüşmeler yaptıklarını ve ihracatı artırmak için finansmana erişimi geliştirmek istediklerini de ekliyor. Yani daha güçlü para politikaları için, Merkez Bankası ihracat bedellerinin bir bölümünün Türk Lirası’na çevrilmesinin bir yerde gereksinim olduğunu ifade ediyor. Düşük faizle ihracatçının uzun vadeli kredi ihtiyaçlarının karşılandığı veya karşılanacağına yönelik inancı bir hayli yüksek olsa gerek ki, ihracat bedelinin %25’ini TL’ye çevirmenin ihracatçılara engel olmayacağını bizzat beyan ediyor. Uygulama yalnızca dolar, euro ve İngiliz Sterlini’ni kapsarken, yurda getirilmesi zorunlu olmayan 30 bin dolar altındaki bedeller ise uygulamanın dışında. %25 oranı toplam ihracat tutarı göz önüne alınarak, ilgili beyanname bedeli üzerinden tespit ediliyor olacak.

Aynı resmi ihracatçı cephesinden okuduğumuzda, bedelin mutlak surette %25’inin Türk Lirası’na çevrilmesi zorunlu hale gelmiş oldu. Yani firma belki de çok daha az kısmını TL’ye çevirerek, büyük oranda dövizle ihtiyaçlarını karşılayabilir olmasına rağmen, artık bunu yapamayacak. Öncelikli olarak hammadde olmak üzere yardımcı mamullerinin büyük bölümünü çoğunluğunu ithal eden sektörlerin dövize ihtiyaç oranı %75’in bir hayli üzerinde ve adına gelen dövizin büyük çoğunluğuna yine ihracat yapabilmek için ihtiyaç duymakta. Elbette yeniden döviz almak zorunda kalırken, ihracatçının dövizi aynı kurdan satın alamayacak olması ister istemez ihracatçı için sıkıntı yaratacak.

2021 yılında ihracatımızı %32,85 oranında arttırarak 225 milyar dolar ile kapatırken, ithalat, %23,61 arttı ve 271 milyar dolar olarak gerçekleşti.  İhracatın ithalatı karşılama oranı %83,1 iken, dış ticaret açığı 2021 yılında bir önceki yıla göre %7,80 oranında azalarak 45 milyar 987 milyon dolar olarak gerçekleşti. Öte yandan halen sorunumuz katma değerli üretim. Zira 1,15 dolar olan kilo başı ihracat rakamımız ne yazık ki 2021’de gerileyerek 1 dolarlar seviyesine indi. Yani halen sorunumuz, yüksek nitelikli ürün üretememek ve bunu da ihracata dönüştürememek. Asıl odaklanmamız gereken yerin bu olduğunu bir kez daha söylemeden edemeyeceğim.

Başta da belirttiğim gibi, yüksek ciro yeterli değil, hatta hiçbir anlam ifade etmiyor. Asıl olan yüksek kar. Dış ticaret açığı vermek, halen kar elde etme sancısı yaşayan bir şirket ile eşdeğer. Üstelik Çin modeli ile yüksek kur, düşük TL ve hacimli ve düşük maliyetli üretim temasından, bir anda yine düşük kur, değerli TL modeline dönünce de ihracatçıların kafası yeterince karışmıştı. Üzerine %25’i TL’ye çevirme konusu da gelince, tuz biber oldu. Ez cümle, ihracatçının işi zor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Neden TÜSİAD? 01 Nisan 2022
Putİn mi, PutOut mu? 18 Mart 2022