İhracatta domino etkisiyle cari açığı azaltacak görünmeyen sektör
2004–2006 İhracat Stratejik Planı kapsamında Bilişim/Yazılım İhracatı Çalışma Grubu başkanlığım döneminde yazdığım bir yazıyı LinkedIn’de yeniden paylaşacağım. Bugünkü tabloyla kıyaslamanızı öneririm; 20 yıl önce “öngörü” dediğimiz şey, bugün stratejik zorunluluk.
2005: O yıllarda ihracatın yanında dijitalin katkısını hissediyorduk ama ölçemiyorduk. GTİP kodlarında görünen 2-3 milyon dolar idi. Envanter projesiyle sektörü ölçmeye çalıştığımızda aslında 15 milyon dolar mertebelerinde olduğu kanaatine vardık. Hedef 100 milyon dolar neden olmasın dedik. O zamanda ana mesaj şuydu: bilişim ihracata etki ediyor ama görünmüyor.
2026: 2025’te ihracat 273,4 - ithalat 365,5 milyar dolar. Rekor ihracata rağmen yüksek ithalat bağımlılığı sürüyor. Kasım 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış cari açık 23,2 milyar dolar bandında; hizmetler dengesi 63,3 milyar dolar fazla üretmese resim daha da zorlaşırdı. 2025’te hizmet ihracatımız yaklaşık 123,1 milyar dolar, toplam ihracatımız 396,5 milyar dolar seviyesinde. “Telekomünikasyon, bilgisayar yazılımı ve bilgi hizmetleri” ihracatımız ~6 milyar dolara yakın.
Yazılımın görünmeyen döviz katkısı
Doğrudan dijital döviz: Yazılım/bilişim hizmet ihracatı, SaaS abonelikleri, yönetilen hizmetler. Gömülü döviz: İhraç ürünlerin içine gömülü yazılım, abonelik, servis ve güncellemeler. Görünmeyen dijital gelir: Serbest çalışanların yurtdışına yaptığı işler, mobil uygulamalar, oyunlar ve platform gelirleri. İhracatçıların büyük bölümü mikro ölçekli ve payları sınırlı. Yani “küçük ama küresel” çalışan ciddi bir dijital emek var. Sorun kapasite değil; kayıt, sınıflandırma, ürünleşme ve ölçekleme.
Gömülü yazılım gerçeği
Savunma-havacılık, otomotiv, elektrik-elektronik/akıllı cihazlar, medikal teknolojiler, makine-Endüstri 4.0, siber güvenlik ürünleri, finansal hizmetler (fintech/regtech) ve inşaat-müteahhitlik projelerinde yazılım artık “ekstra” değil, katma değerin ana taşıyıcısı. Bu katman; fiyatlama gücü, satış sonrası gelir (bakım/abonelik/güncelleme) ve müşteri bağlılığı oluşturuyor.
Domino etkisi: Yazılım ihracatı da büyütür, ithalat baskısını da azaltır
Yazılımın cari açığa etkisi yalnız “döviz getirmek” değildir; ithalat ihtiyacını azaltır, rekabetçiliği artırır. Sanayide verimlilik (enerji, fire, bakım, duruş), lojistik ve stok optimizasyonu, tedarik zinciri doğruluğu, kalite/izlenebilirlik ve regülasyon uyumu. Hepsi aynı sonuca çıkar: aynı üretimle daha yüksek birim ihracat değeri, daha düşük ithal girdi ve enerji kaybı. Dijital ticaretin ölçümü de dünya gündeminde: IMF/OECD/WTO çerçevesi dijital sipariş ve dijital teslimatın ticarette ayrı bir katman yarattığını; OECD ve Dünya Bankası çalışmaları ise dijital teknoloji benimsemesinin firmalarda ölçülebilir verimlilik pirimi oluşturduğunu gösteriyor.
OVP ile uyum
OVP, cari açığın GSYH’ye oranını 2028 sonunda %1 seviyesine indirmeyi hedefliyor. Ana anahtarı da “teknoloji yoğun üretim ve yüksek katma değerli ihracat”. Yani mesele niyet değil; mimari: doğru ölçüm, ürünleşme, ölçek, pazar erişimi.
Başarılı ülkelerden ders: Ölç – ürünleştir – ölçekle
Güney Kore, Almanya, Vietnam, Hindistan, İrlanda, Singapur. Model ve araçları farklı; ortak payda aynı: kamu-özel koordinasyonu, yetenek yatırımı, ürünleşme ve küresel satış kanalı, ölçüm ve performans yönetimi.
Sonuç
Görünen ihracatımız: ~6 milyar dolar
Serbest + platform + oyun/app dağınık gelirler görünürleşince: ~8 milyar dolar
Sektör ihracatına gömülü yazılımın yakalanabilir etkisi: ~10 milyar dolar Bu çerçevede yazılımın “görünen+görünmeyen” toplam döviz etkisi tahminen ~24 milyar dolar düzeyinde. Stratejik kaldıraç açık: Yazılım ve bilişimi ıskalamayalım. Ayrı bir sektör olmasından ziyade tüm sektörlerin katma değer katmanı olarak konumlayıp, ihracat stratejisini bu eksende güncellemek şart.
Son söz: 5 yıllık, Bilişim/Yazılım İhracat Stratejik Planı ile ölçümü standardize edersek; domino etkisiyle cari açığın kapanmasına katkıyı da hızlandırırız.