İki elin sesi var

Muhterem İLGÜNER
Muhterem İLGÜNER MARKA ŞEHİR; Gün Bugün!

Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözünün TDK’ya göre anlamı, başarıya erişmek için birlik olmak gerek. Her insanın gücünün bir sınırı vardır. Bir insan, her şeyi kendi başına halledemez. Kendi başına halletmeye kalkıştığında da, elbette başaramayacağı veya yapamayacağı işler olacaktır. Bu gibi durumlarda, bir başka kişiyle veya kişilerle iş birliği içinde olmak gerekir. Dayanışma halinde yapılan işler, daha kısa zamanda ve çok daha kolay halledilebilir. Zor işlerin üstesinden gelmek, ancak başkalarının desteği ile olabilir.

Her alanda rekabet her geçen gün artmakta, rekabet kaynaklı zorlukların tek başına üstesinden gelmek zorlaşmakta. Bir şehirde, bir bölgede iş yapıp yakın geçmişte bir diğerine rakip olanlar şimdi birlikte hareket edip başka şehirlerin, başka bölgelerin rekabeti ile baş etmenin yollarını aramakta. Bu gelişme yeni bir kavramının ortaya çıkmasına da sebep olmuş; birlikte rekabet. İngilizcesi “co-ompetition”. İşbirliği – cooperation kelimesini ve rekabet – competition kelimesini kesip yapıştırmışlar. Bir yerde, bir şehirde benzer işi yapmakta ustalaşanlar bir araya gelirler ve rekabet içerisinde bir beraberlik sergilerler. Bir yandan birbirleri ile rekabet ederken diğer yandan yaşamlarını sürdürebilmek adına işbirliği yaparlar. Deneyimli girişimciler rakipleri ile işbirliğini geliştirmenin yollarını arar. Adil, ahlâklı bir rekabet içerisinde bazı projeler hayata geçirilirken rakiplerin deneyim ve içgörülerine ihtiyaç duyulur. Ya da o işkolunun yüceltilmesi için müşterek standartlar geliştirilmesi gerekir; birlikte çalışılır ve karar verilir. Akıllı girişimciler rekabeti “düşmanlık” olarak görür, işbirliğini tercih ederler.

Benzer işi yapanlara onların paydaşları da eklenince çıkarları ortak olan bir küme oluşur; birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. (TDK) Kümeleşme şehir ya da bölgelerin ekonomik gelişmesinde önemli rol oynar. Bilgi alışverişi kolaylaşır, çıta yükseldikçe tedarikçilerin uzmanlığı artar, inovasyon kültürü gelişir, yeni – yeni girişimler cesaret bulur, istihdam ve vergi geliri artar. Belli bir alanda uzmanlaşmış başarılı kümeler bulundukları şehir ya da bölgenin refah ve itibarını arttırır. Fikir ve kabiliyet sahibi nüfusun şehri tercih etmesini sağlar. Dışarıdan doğrudan yatırım cezbeder. O şehirden kaynaklı diğer ürünleri destekler, ihracatın değerini arttırır.

Ülkemizde kendiliğinden oluşmuş önemli kümeler var; Denizli havlu – bornoz, İnegöl mobilya gibi. Başka yerlerde de farklı zamanlarda, farklı konularda küme girişimleri oldu; Kahramanmaraş tekstil kümesi, Bodrum tekne kümesi gibi. Ancak bunlar fiziki kümelenmenin ötesinde değer oluşturacak önemli bir başarı sağlayamadılar. Başarılı bir küme için benzer işi yapanların yalnızca bir şehir ya da bölgede bir araya gelmesinin yeterli olmayacağını anlamamız gerekiyordu.

Bir şehir yöneticisinin, muhtelif gözlemleri bir araya getirecek doğal bir yeteneğe; etraflıca düşünebilme, değerlendirme becerisine sahip olması beklenir. Eğer bir şehirde yerleşik bir iş kolu umut vaat ediyorsa, şehrin yöneticisi profesyonel bir bakış açısı ile bu iş kolunun yenilikçi yeni bileşenler ile nasıl yüceltileceğini etüt etmelidir. Yeni bileşenlerin başarısı için, ilave edilecek değerlerin, o bileşen içerisinde şansının olması gerekir. En küçük ayrıntı bile bu bileşene dahil edilebilir ve değer yaratabilir. Ortak nokta şehrin bugünkü olanakları ile gelecekte kavuşmayı arzu ettiği olanaklar arasında bir köprü kurmaktır. Yenilikçi bileşenler ise bu köprünün ayaklarını oluşturacaktır. Yetenekli bir şehir yöneticisi bu süreci bir orkestra şefi gibi yönetebilmelidir. Var mıdır?

Haftanın Kümesi: MOTOR SPORLARI VADİSİ, İNGİLTERE

Motorsport Valley” İngiltere’nin Northamptonshire bölgesinde, ünlü Silverstone yarış pistinin civarında kurulu büyük bir motor sporları teknoloji ve üretim kümesidir. Kümede 4,300 şirket, 41,000 çalışan bulunmaktadır. Sağlanan hasılat 10 milyar doları aşmakta, ürünlerin %80’i ihraç edilmektedir.

Onbir “Formula 1” takımından Red Bull, McLaren, Williams, Mercedes ve Lotus gibi sekizi burada konumlanmıştır. Bu bölgede elde edilen gelirin yüzde 25 – yüzde 30’u araştırma - geliştirme için harcanmaktadır. En çok araştırma - geliştirme gerektiren ilaç endüstrisinde bu orak yüzde 15 civarındadır. Motor sporları mühendisliği konusunda eğitim veren 15 üniversite bu küme çevresinde yer almaktadır.

2. Dünya Savaşı sırasında bölge savaş uçakları üretimi ile ünlüyken savaş sonrası mühendisler motor sporları alanına yönelmiş, atıl kalan havaalanı yarış pistine dönüştürülmüş bu teknolojinin ve bu sporun meraklıları burada kümelenmeye başlamıştır. İlk yarışma 1950 yılında yapılmıştır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kişiselleştirme 28 Eylül 2022
Yetmedi mi? 21 Eylül 2022
Zenginleştirmek 14 Eylül 2022
Becerikli şehirler 07 Eylül 2022
Tren istasyonları 31 Ağustos 2022
Yaratıcı endüstriler 24 Ağustos 2022
Zamana yenik düşmemek 10 Ağustos 2022
Markanın şehirleşmesi 03 Ağustos 2022