İklimin yarattığı gıda krizi…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

BM’ye göre 2021’de dünya nüfusu 7,9 milyara ulaşacak, 2064‘de ise 9,7 milyara çıkacak. Büyüyen orta sınıf nedeniyle çeşitlenmiş gıda talebi tüm dünyada artacak. İklim değişiminden kazançlı çıkanlar ise verimli gıda üretimi ile gelişmiş ülkeler olacak.

Sorun tetiklemesi bu olsa gerek... Bir ana sorun diğerlerini tetikliyor ve beraberinde getiriyor. Bunun son örneği iklim değişiminin tarım üretimini tüm dünyada boydan boya olumsuz etkilemesi ve değiştirmesi…

Kayıtlar, 1700-2020 yılların kapsayan 300 yılı aşkın sürede, tarımsal ekim alanlarının ve hayvan sayısının 5 kat arttığını belgeliyor. ’60’lı yıllardan sonra gübre vb. kimyasalların kullanımı birim alandan sağlanan ürün verimini ve hayvancılık çıktısını çok arttırıyor. Ama 20. yy. sonunda insan yaşamını artık birebir etkileyen iklim değişimi verimliliği çok düşürüyor. Eldeki tek çare, ekim alanlarının arttırılması oluyor. Cornell Üniversitesi‘nin saptaması, 1970’ten bu yana verimliliğin beşte birinin azaldığı. Ancak burada kritik soru gündeme geliyor:

İklim değişimi her yerde böyle ekim alanı genişletilmesine olanak tanıyor mu?

Bu sorunun cevabı ‘’hayır‘’.

Dünya orta kuşağında ekim yapmak giderek zorlaşırken, kuzey kutbuna yakın boreal alanlar elverişli oluyor. Kanada, Rusya, Nordik ülkeler bu işin kazançlı ülkeleri. Buna karşılık kaybeden 50‘ye yakın ülke var.

Rusya örneği çok şey söylüyor: Bu ülke küresel ısınma sonucu 2015‘de dünyanın 1 no’lu buğday üreticisi oldu. Ülke, Çin, G. Kore ve Japonya‘ya tarımsal ekim alanı kiralıyor. Hayvan yemi olan soyanın ithalatçısı olan ülke şimdi soya ihracatçısı.

BM’ye göre 2021’de dünya nüfusu 7,9 milyara ulaştı. Bu nüfus 2064‘de 9,7 milyar olacak. Gıda ihtiyacı nerdeyse üçte bir artacak. Bunun yanında büyüyen orta sınıf nedeniyle çeşitlenmiş bir gıdaya talep artacak.

İki olumsuz sonuç kaçınılmaz: İlki yeni ekim alanlarının çoğu gelişmiş ülkelerin elinde, gıda giderek belli büyük ülke ve şirket gruplarının elinde yoğunlaşıyor. Bu az gelişmişler açısından önemli bir sorun odağı. İkincisi, tarımsal alanların deplase olması, yeni göçmen tarım işçileri gerektirecek.

Ürün israfı, hammadde ve işlenmiş besin israfı FAO ölçüleriyle halen toplam çıktının üçte biri. Bu da yeni bir doğru orantı ortaya çıkarıyor: Açlık ile besin israfı arasında doğru orantı var, ikisi birlikte artıyor...

GÜNÜN NOTU:

Dünya Bankası-2021 raporu, COVID-19 salgınının gelişmişler ile gelişmekte olan ülkeler arasında makasın açılmakta olduğunu ortaya çıkardı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar