İlaç hammadde merkezi olmaya baş koyduk!

Yasemin SALİH
Yasemin SALİH İYİLİK FABRİKASI yasemin.salih@dunya.com

Türkiye İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın 2020 sektör raporuna göre Türkiye’nin ilaç hammadde ithalatı yıllık 815 milyon doları buluyor. İlaç sektörünün bitmiş ürün ihracatı ise yaklaşık 1,8 milyar dolar. Pandemi, sektörün hammadde tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşadığı bir dönem oldu. Tüm dünyada global tedarik sıkıntıya girince, ülkeler yerli üretime daha fazla bütçe ayırmanın yanı sıra Ar-Ge projeleri için de mesailer artırıldı. İşte bu ortamda Isparta sanayisiyle uzun süredir birlikte projeler yürüten Süleyman Demirel Üniversitesi’nin yerli ilaç hammaddesi geliştirilmesine yönelik önemli planları var. Üniversitenin Araştırma ve Yenilikçilik Direktörü Prof. Dr. Serdal Terzi, bu iddianın kaynağında Isparta ve çevresindeki doğal aromatik bitki zenginliğinin bulunduğunu belirtiyor.

“İki yıl önce yapılanmaya gittik”

Süleyman Demirel Üniversitesi’nde sanayi odaklı bilim çalışmaları, iki yıl önce gerçekleşen yapılanmayla yeni bir boyut kazanmış durumda. “Araştırma üniversitesi olma” hedefiyle iki yıl önce plan ortaya koyan üniversite, öncelikle dağınık haldeki teknoloji, girişimcilik, inovasyon birimlerini Araştırma ve Yenilikçilik Direktörlüğü adı altında bir araya toplamış. Birimin liderliğine ise Mühendislik Fakültesi’nin dekanlığını yürüten Prof. Dr. Serdal Terzi getirilmiş.

İşe öncelikle üniversite bünyesindeki akademisyenlerin hakem onaylı bilimsel makale yetkinliğini artırmakla başladıklarını belirten Prof. Dr. Terzi, “40’tan fazla öğretim üyesi, 45 bin öğrencimiz var. Akademisyenlerimize ön hakemle proje yazma eğitimi, araştırma başlangıç desteği, lider araştırmacı desteği, doktora sonrası araştırma desteği gibi hizmetlerle bilimsel arenada öne çıkmaları için destek veriyoruz. Bunlar için farklı miktarlarda fonlar oluşturduk. Bu sayede ulusal ve uluslararası hakem onaylı makale sayımız arttı. Araştırma projelerimiz TÜBİTAK gibi önemli yerlerde daha fazla yer alıyor” diyor.

Üniversite, öğrencileri de bu sürece dahil ediyor elbette. Bir fikri olan, bunu proje haline getirip sunan ve kabul edilen öğrencilere 2 bin 500 TL’lik destek veriliyor. Ayrıca bu öğrenciler kuluçka merkezi ve prototip atölyesine kabul ediliyorlar. Prof. Dr. Serdal Terzi, bu kapsamda 21 öğrencinin projelerini hayata geçirme yolunda olduğunu ifade ediyor.

Ciddi tıbbi ürün potansiyeli var

Prof. Dr. Serdal Terzi’nin anlattığı tüm bu program ve destekler birçok sektörde yeni projelerin geliştirilmesini hedefliyor. Ancak üniversitenin asıl sahiplendiği alanın iddiası, topraklarındaki zenginlikten kaynaklanıyor: Türkiye’nin tıbbi aromatik bitki çeşitliliğinin yüzde 70’ine sahip olması.

Prof. Dr. Terzi, bölge topraklarındaki ciddi tıbbi ürün potansiyeli gerçeğinden yola çıkarak odaklarını belirlediklerini söylüyor. “Hedefimiz bu zenginliği sanayide katma değerli ürüne dönüştürecek bir üs haline gelmek” diyen Terzi, ekibiyle öncelikle önemli bir ihtiyacı karşılamaya odaklanmış ve 2019’da Süleyman Demirel Üniversitesi Doğal Ürünler Uygulama Araştırma Merkezi (SUDUM) kurulmuş. Terzi, “Isparta gülün yüzde 96’ini üretiyor ama yağ analizleri için ürünlerini Almanya’ya gönderiyordu. Bunun için yerli analiz laboratuvarı kurduk. Bu sayede hem akademisyenler hem de Türkiye’nin önde gelen kozmetik, kimya şirketleri analizlerini Türkiye’de yaptırıyor” diye anlatıyor gelinen noktayı.

SUDUM çatısı altında önemli inovatif tıbbi ürünler geliştirilmiş bile. Kemik çimentosu ve eklem sıvısı üreten firmaları bunlara örnek veren Prof. Dr. Terzi, şu ana kadar 35 patent alındığının altını çiziyor. Geliştirilen ürünlerden elde edilen gelir ise yıllık 11 milyon TL. 110 bin dolarlık da ihracat yaptıkları bilgisini veren Terzi’nin hayali Süleyman Demirel Üniversitesi’ni Türkiye’nin ilaç hammaddelerinde bir Ar-Ge merkezi haline getirmek.

Sanayiciye “Birlikte yapalım” mesajı

Bunun için sanayiciye mesajı var: “Akademisyenlerimize önemli destekler veriyoruz. İki yılda 12 proje ticarileşti. Beş marka çıkardık. Bütün bunları sanayicimizle birlikte yapmak istiyoruz. Pandemide ilaçta hammaddenin yerli üretiminin ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Gelin yerli hammaddeyi birlikte geliştirelim. Sanayicinin koyduğu bütçe kadar miktarı biz de üniversite olarak koyalım. Katılımlı araştırma fonu ile yerli ilaç hammaddesi için Ar-Ge yapalım.”

Teknokent’te 53 kuluçka firması var

Araştırma ve Yenilikçilik Direktörlüğü çatısı altında bulunan Teknokent, 2005’ten bu yana hizmet veriyor. Ancak yeni yapılanmanın ardından 2018’den bu yana Teknokent’teki kuluçka merkezi için yeni destekler var. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’yla anlaşma yaptıklarını söyleyen Prof. Dr. Terzi, bu kapsamda TÜBİTAK ve BIGGWIND programına dahil olduklarının altını çiziyor ve diyor ki; “Anlaşma kapsamında fikirden şirketleşmeye giden yolda destek veriyoruz. 10 bin TL’lik ön prototip desteğimiz var. Eğitimler ve mentörlük veriyoruz. BIGGWIND programına kabul edilirlerse 200 bin TL’lik hibe alıyorlar. 2018-2021 arasında 360 başvuru aldık. 15’i finale kaldı, 6’sı ödül aldı. Kuluçka merkezinde ise 390 firmadan 13’ü şirketleşti. Teknokent’te üniversitemizden 29 firma var. Toplamda 53 şirkete, kira almadan destek veriyoruz.” 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar