İlhami Soysal: Cesur kalem…

Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

İlhami Soysal, iyi bir Türkçe kullanımı ile duru kolay anlaşılır bir üsluba sahipti. Örnek bir gazeteciydi. Cesur kişiliği nedeniyle kaçırılıp dövülmüş, hapis cezalarına muhatap olmuştur.

İlhami Soysal 1928’de Zonguldak Ereğli’de dünyaya geldi. Bursa Lisesini bitirdikten sonra, Ankara Hukuk’ta öğrenim göndü. 22 yaşındayken 1950 yılında Büyük Doğu’da muhabir olarak gazeteciliğe başladı. Ardından Pazar Postası, Son Havadis’te çalıştı. Milliyet gazetesinin Ankara Temsilciliğini yaptı.

1961 yılında basın temsilcisi olarak Kurucu Meclis’e katıldı, 1961 Anayasası’nın hazırlanmasında görev aldı. Kurucu Meclis çalışmaları sonrası gazeteciliğe döndü. Bu dönemde Türkiye için çıkış arayan ünlü YÖN dergisinin kurucuları arasında yer aldı.

Akşam Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi iken, Genel Kurmay Başkanı Cemal Tural’ı eleştiren yazısı nedeniyle, 8 Ağustos 1966 günü evinden çıkıp işe gitmek için dolmuş beklerken, ”Büyüklerimiz aleyhine nasıl yazı yazarsın” diye dövülüp, Eskişehir yolunda otomobilden yol kenarına atıldı. Bu olayı Özel Harp Dairesi’nden Yarbay Raci Tekin ve 2 astsubayın düzenlediği anlaşıldı. Soysal bu dövülme sonrası yaşamı boyunca böbreklerinden rahatsızlık yaşadı.

Ertesi gün gazetedeki “Görüş” başlıklı köşesinde, şu notu yer aldı:

-Namussuzlar ve böyle mütecaviz namussuzlarla savaşmak için güç kazandım.

Dövülmesi yaşamını değiştirmedi ve Soysal, Akşam Ankara Temsilciliğini sürdürdü. 1967’de Doğan Özgüden’in kurduğu ANT dergisinin kuruluşunda yer aldı, yazarlık yaptı. Ardından Milliyet gazetesini Ankara Temsilciliği görevini üslendi. Aynı zamanda yazar olarak da bu gazetede yazılarını sürdürdü.

İlhami Soysal, gazetedeki siyasi yazıları dışında, Seçilmiş Hikayeler ve Dost gibi dergilerde edebiyat yazıları da yazdı.

Dayanışmayı hep önemseyen Soysal, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın yönetim kurullarında görev aldı.

Her darbe sonrası bedel ödedi…

12 Mart’ta Madanoğlu Davası’nda, 12 Eylül’de DİSK Davası’nda tutuklanarak hapis yattı. 12 Mart’ta Ziverbey köşkünde sorgulanırken ağır işkence gördü.

Ben, genç bir gazeteci olarak İlhami Soysal’la Milliyet temsilcisi iken tanıştım. 1973 yılında Ortam Dergisi yazı işleri müdürü olduğum dönemde, İlhami ağabey dergimizin yazarıydı, dostluğumuz gelişti, ağabey-kardeş yakınlığına ulaştı.

Soysal’ın kitapları arasında ‘’Sıfıra Sıfır Elde Sıfır‘’, ‘’Demokrasi Diye Diye’’, ‘’Kurtuluş Savaşında İşbirlikçiler’’, ’’20. Yüzyıl Türk Şiiri Antolojisi’’, ‘’Türkiye’de ve Dünyada Masonluk ve Masonlar‘’ öne çıkar.

İlhami Soysal, yazılarında iyi bir Türkçe kullanımı ile duru kolay anlaşılır bir üsluba sahipti.

İlhami Soysal, 1992’de daha 74 yaşındayken, geçirdiği trafik kazasıyla erken yaşta aramızdan ayrıldı.

Kendisini, saygı ve özlemle anıyorum.

GÜNÜN SÖZÜ:

Finlandiya ve İsveç ‘in NATO üyeliği, Türkiye ile ABD arasında büyük bir pazarlığa konu olacak, bu belli oldu…  

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Torba yasada neler yok ki? 30 Haziran 2022
Cezayir 60 yaşında 27 Haziran 2022
Gündemde bir gezinti… 23 Haziran 2022