İnce kesilince ‘jilet gibi’ duran Peru Biberi Çorum’da yetişir mi?

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

SARIYER Meserburnu Caddesi üzerindeki Six Senses Kocataş Mansions’ın Genel Müdürü Kemal Bayık, şef Richard Sandoval’ın Latin Amerika lezzetlerini yorumladığı otel bünyesindeki Toro Latin GastroBar’da tabaktaki biberi inceledi:

-Peru’dan ithal ettiğimiz biber ince kesildiğinde “jilet gibi” duruyor. Ancak, biberin Peru’dan gelişi oldukça pahalı.

Geçen yıl aralık ayında ilk kez kapılarını açıp, COVID-19 sürecinde kapalı kaldıkları dönemde Toro Latin GastroBar için ithal edilen tarım ürünlerinin Türkiye’de üretilmesine kafa yordu:

- Çorum’da Peru Biberi’nin üretim testleri iyi sonuç vermiş görünüyor. Ayrıca Urla’daki bir üretici de Latin Amerika biberleri deniyor.

Katar’daki Four Seasons’tan Sarıyer’deki otelin ortağı Alfardan Group tarafından transfer edilen Kemal Bayık’la buluştuğumuzda bir taraftan Toro Latin GastroBar ve şef Sandoval’ı anlatırken, diğer taraftan iki yalıya işaret etti:

- Otelimiz Kocataş Yalısı ve Sait Paşa Yalısı restore edilerek, tamamen yok olmuş bölümleri aslına uygun inşa edilerek hayata geçirilen bir proje. 43 odamız var, 21’i deniz manzaralı.

Otelin yatırım bedelini merak ettim, paylaştı:

-İki yalının ve 25 dönüm arazinin alım bedeli dahil 150-200 milyon dolar dolayında yatırım söz konusu. Restorasyon-yapım aşaması 5 yılı aşmış. Projenin tamamlanması 6.5 yılı bulacak.

Otelin girişinde, bahçede otururken yukarıyı işaret etti:

- 25 dönüm bahçemiz var. SPA’yı oraya yapıyoruz. Ayrıca 270 derece boğaz manzaralı bir düğün alanı düzenliyoruz.

Sonra Toro Latin GastroBar’da kullanılan ürünlerden bir bölümünün ithal olduğunu vurgulayıp ekledi:

- Peru Biberi’ni Çorum veya Urla’da ürettirebilmek için çalışıyoruz.

Peru Biberi’ne bu kadar kafa yorduklarını dinleyince sordum:

- Türkiye’de üretilen biberlerin hiçbiri Peru’dan getirilenin yerini tutmuyor mu?

Şu yanıtı verdi:

- Peru Biberi ince kesilince “jilet gibi” duruyor. Ülkemizdeki biberler öyle olmuyor maalesef.

Ardından yukarıdaki 25 dönümlük alana döndü:

-Bahçemizde doğal tarım yapmayı planlıyoruz. Örneğin üzüm yetiştirip, kendi “vermut”umuzu yapabiliriz.

Otelin mevcut doluluk durumunu merak ettim, paylaştı:

- Oteli temmuz ayında yeniden açtık. Yüzde 50 doluluktayız.

İstihdama vurgu yaptı:

- Şu anda 88 personelle çalışıyoruz. Diğer bölümlerimiz de tamamlanınca istihdamımız 250’ye çıkacak.

Toro Latin GastroBar’ın yaratıcısı şef Richard Sandoval’ı anlattı:

- RS Hospitality, 45’ten fazla restoranı, 15 farklı konseptiyle Florida’dan New York’a, Dubai’den Meksika’ya, Tokyo’dan Katar’a kadar farklı ülke ve kentlerde hizmet veriyor.

Six Senses Kocataş Mansions İstanbul ve içindeki Toro Latin GastroBar’ın ilk açılışları COVID-19 sürecine denk gelse de, sektöre iddialı giriş yaptığı görülüyor.

Beni ‘görmek’ demek behemehal yüzümü görmek değildir

SIX Senses Kocataş Mansions İstanbul Genel Müdürü Kemal Bayık, Kocataş Yalısı’nın bir başka tarihi yanına dikkat çekti:

- Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Ertuğrul Yatı ile Sarıyer İskelesi’ne yanaşarak 31 Temmuz 1930 akşamı Kocataş Yalısı’na konuk olmuş.

Kocataş Ailesi’nin Atatürk’ü akşam yemeğinde ağırladığına işaret etti:

- Atatürk’ün yalıda olduğunu öğrenen bölge halkı Kocataş Yalısı önünde tezahüratta bulunmuş.

Kocataş Yalısı’nın caddeye bakan balkonunu gösterdi:

- Atatürk, işte bu balkonda halka hitap etmiş...

Atatürk’ün Sarıyer’deki balkon konuşmasının şu bölümünü anımsattı:

- Benim için zahmet ediyorsunuz. Bundan mahcup oluyorum. Beni görmek demek behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Betül Mardin çocukluğunun geçtiği yalıyı gezdi

SIX Senses Kocataş Mansions İstanbul yönetimi, bir süre önce Necmettin Molla Kocataş’ın torunu Betül Mardin’i davet etti. Mardin, çocukluğunun geçtiği yalıyı gezdi, fotoğraf çektirdi. İki yalının tarihçesini incelerken son restorasyon sürecini yürüten mimar Ali Emrah Ünlü’nün şu cümlesine denk geldim:

- Ebûl’ula Mardin, Arif Mardin, Betül Mardin ve Yusuf Mardin, Kocataş Yalısı’nda yaşamış kişiler.

Kocataş Suyu’nu şişeleme planı var

SIX Senses Kocataş Mansions İstanbul Genel Müdürü Kemal Bayık, Kocataş Yalısı’nın bahçesindeki kaynak suyunun öyküsünü anlattı:

- Yalının bahçesindeki kaynak suyunu keşfeden Necmettin Molla Kocataş, önceleri çevre yalılara gönderdiği suyu ilerleyen yıllarda şişeleyerek “Kocataş Suyu" adıyla pazara sunmuş.

“Kocataş Gazozu"na da değindi:

- Necmettin Molla Kocataş, daha sonra gazoz ve Türkiye’nin ilk kolasını da yine kendi adını verdiği marka ile üretmiş.

Sait Paşa Yalısı olan bölümü işaret etti:

- Bu yalı, II. Abdülhamit döneminde 7 kez, II. Meşrutiyet döneminde de 2 kez sadrazamlık yapmış olan Mehmet Sait Paşa tarafından yaptırılmış.

Sait Paşa ve ailesine uzun yıllar ev sahipliği yapan yalının 1900’lü yılların başında büyük bir yangın geçirerek kullanılamaz hale geldiğini aktardı:

- Osmanlı döneminde Adalet Bakanlığı ve Sadrazam Vekilliği yapan Necmettin Molla Kocataş, 1928 yılında kendi yalısını aldıktan bir süre sonra Sait Paşa Yalısı’nın arazisini de satın alarak Kocataş Gazoz Fabrikası’nı kurmuş.

Kocataş Yalısı’nın da 1997 yılındaki yangında kullanılamaz hale geldiğini anlatıp, ekledi:

- Bahçedeki "Kocataş Suyu"nu yeniden şişelemeyi düşünüyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar